Soner Çetin Tarihe Geçti

Bugün Türkiye'nin demokratikleşmesi ve inanç ile ifade özgürlüğü tartışmalarının arasında şüphesiz Alevileri'in talepleri ilksıralarda geliyor.

18 Kasım 2014 Salı 09:31

Alevi toplumunun talepleri belirli siyasi kesim tarafından "çalıştay" ile zamana yayılırken, buna paralel yürütülen tarihi olaylarla yüzleşme maskesi adı altında Cumhuriyet ile bir çatışma ortamı üretilmeye çalışılıyor.

AKP'nin Ortadoğu politikasında gerçek bir devlet yaklaşımına dönüşen eğilim elbette popülist ve hamasi yaklaşımlarla, tanımlayıcı yaklaşımla çözülemeyecek bir sorunsal. 

Adana'ya dönecek olursak bu konudaki büyük bir eksikliği gözlemleyebiliriz. Adana Alevi nüfusun yoğun olarak yaşadığı bir şehir. Bir dönem merkez sağ ile siyasi yakınlık gösterse de çeyrek asırdır CHP'nin Adana'da güçlü olmasının en büyük nedeni Alevi oylarıdır.

Bu demokrafik ve sosyolojik gerçeği Türkiye ve dünya tarafından bilinen bir şehirde bugüne kadar bir tane Cemevi yapılamamış, bitirilememiş olması Adana'nın ayıbıydı. Bu ayıp Pazar günü açılışı gerçekleştirilen Hacıbektaş Veli Adanalu Kültür Vakfı Kültür Merkezi ve Cemevi'nin yıllarca atıl bırakılması ile de sürdü.

Adana'da siyasi partiler Alevilerin oylarına her dönem göz dikse de gerçek sorunlarına eğilmekten uzak durdular. Bunun içerisinde CHP'li belediyeler de olmakla birlikte bu ayıp zamana yayılıp süregeldi.

Örnekse, bugün bu ayıba son veren Soner Çetin Cemevi ve kültür merkezini bitirme sözünü 2014 seçimlerinde değil, 2009 seçimlerinde vermişti. 2009'dan bu yana da Çukurova Belediyesi CHP'li Yıldıray Arıkan'ın başkanlığında yönetiliyordu. 5 yılda Arıkan'ın bitiremediğini Soner Çetin 6 ayda nasıl bitiriyor oturup bunu düşünmek gerek. Elbette en önemli unsur irade ve yaklaşım. Hamaset ile icraat arasındaki fark buradaki gerçek. 

Dün Adana Soner Çetin'în hamasetten uzak gerçek irade koyması ve samimi yaklaşımı ile bir ayıbını yendi. Alevilerin inancını ve kültürlerini yaşaması ve yaşatması adına devrim niteliğinde bir adım attı. Bu meselenin tartışılacak tarafı yok. Marifet iltifata tabiidir ve hakkı teslimetmek gerekir. Adana'nın kendi halkına karşı en büyük ayıbına son veren bir siyesetçinin cesurca iradesini ortaya koymasını, laf değil icraat üretmesini takdir etmemek vicdansızlık olur.

Bir büyük tarihsel ayıba son veren Başkan Çetin'i kutluyorum. Tanımlayıcı, sorgulayıcı ve ötekileştirici, hamasi bir yaklaşımla meseleye yaklaşmak yerine, Alevilerin sorunlarına gerçekten eğilip, "Gelin canlar bir olalım" dedi. 

Ayrıca Saim Yılmaz'ı atlamamak gerek. Bu uğurda yıllarda büyük bir mücadele veren Saim Yılmaz da övgüyü ve takdiri hak ediyor. Yılmaz gibi, doktor Halit Atik'i de katkılarından ve emeklerinden dolayı kutlamak gerekiyor. Bir de bugün aramızda olmayan başka bir isim var hakkını teslim etmemiz gereken.

İsmi kültür merkezinin salonunda yaşatılacak olan Halil Pişkin. Belki Halil Pişkin bugün aramızda değil ama sürecin bugünlere gelmesinde büyük emeği vardır. 

Şimdi sıra Seyhan'da. Bu konuda Hüseyin Sözlü ve Zeydan Karalar'ın adımları çok önemli. Seyhan'da yapılacak Cemevi ve kültür merkezi için süreç başladı. Arsa tahsisinden sonra Seyhan Belediyesi işe koyulacak. Umarız aynı kararlılık ve iradeyle ilerler ve sonuca varır. 

Bu büyük ayıba son vererek ve zamana yaymayarak Alevi toplumunun gönlünde yer eden Soner Çetin tarih boyu unutulmayacak bir iz bıraktı, gönül fethetti.  Alevi toplumu da tarihte kendisini övgüyle yad edecektir.  

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.