Dünya’da 850 milyon insan beslenme problemi yaşıyor. Yani açlıktan ölmemek için yaşam mücadelesi veriyor.
Fuhuş bazı ülkelerde milli gelir kalemlerinden birisi haline gelmiş. Turizm adı altında küçük yaştaki çocuklar bile bu sektörün iğrenç dişlileri arasında öğütülüyor.
Dünya’nın iklimsel dengeleri alt üst. Mevsimler artık bizim bildiğimiz gibi değil. Tabiat olayları daha ani,daha güçlü ve yıkıcı.
Silahlanma her geçen gün artıyor. Savaş makinalarının kapasitesi, tahrip ve öldürme gücü yükseltiliyor. Bombalar kadın, çocuk, yaşlı, genç demeden düştüğü her yeri ateş topuna çeviriyor.
Çeşitli rantlar uğruna doğa katlediliyor. Ormanlar yakılıyor, ağaçlar kesiliyor. Geçmiş mirasa bir şeyler eklemek bir yana dursun, eldekiler yıllardan beri tüketiliyor.
Küresel enerji kaynakları uğruna ülkeler birbirleriyle amansız bir savaşın içindeler. En çok ağlayan analar ve çocuklar oluyor.
Sanat ilerlemiyor. Geçmiş sanatçıların eserlerine sahip çıkılmıyor, günümüzdekiler desteklenmiyor.
Yozlaşan siyaset ortamı içinde kişisel çıkarların ön plana çıktığı bir köşe kapmaca, herkesin birbirini insafsızca ezdiği pastadan en büyük dilimi kapma yarışına gidiliyor.
Bütün bunlar olurken insanoğlu adı bilmem ne olan kuyruklu yıldıza bir uzay aracı indiriyor. Ve bu araç dünyaya ses kaydı iletiyor.
Muhtemelen kuyruklu yıldız tüm evrene yardım çağrısı iletiyordur. Oradan bakıp da bizlerin bu halini gördükten sonra yakında sesi soluğu kesilip, kaçabileceği kadar uzaklara gidip kurtulmak niyetindedir.
Mavi boncuğun suyunu çıkaran insanoğlu, başarabilirse kuyruklu yıldızı da kuyruğundan edecektir muhtemelen.
Yaşanası ve yaşatılası bir dünya dileğiyle sevgi ve saygılarımı sunarım.