“Kaçak sarayın sorumlusu Eroğlu”

MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, Eroğlu’nun bakanlık dönemini ormancılığın kara dönemi ilan etti.

20 Kasım 2014 Perşembe 14:11

 

 

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Orman ve Su İşleri Bakanlığı 2015 yılı bütçe görüşmeleri tartışmalı başladı. İlk görüşmeye MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz’ın Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’na yönelik eleştirileri damga vurdu.

MHP Milletvekili Seyfettin Yılmaz, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nda 22 yıl çalışmış ve mensubu olmaktan onur duyduğunu söylediği konuşmasında, Bakan Eroğlu’nu adeta topa tuttu ve kaçak sarayın sorumlusunun Eroğlu olduğunu iddia etti:

Yılmaz şunları söyledi:

"Sayın Bakan, 7 yıldır Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nı yürütüyor. Ormancılar açısından bakıldığında bu 7 yıllık dönem tarihe kara bir dönem olarak geçecek. Sayın Bakan ormancıları yerinden yurdundan etti. 177 yıllık birikimi ve hafızasını silmiştir Sayın Bakan. Gazi Yerleşkesi ormancıların 70 yıl boyunca emek verdikleri, oruç tuttukları, tarihi hafızası ormancıların bir kültürüydü. Buraya kaçak saray yapılacağını ve Başbakanlığa verileceği duyulduğunda 2 yıl önce bura devredilecek mi dedim, Sayın Bakan yok öyle bir şey dedi. Sonra ortaya çıkınca 1 tane bile ağaç kesilmeyecek dedi. Orada kesilen binlerce ağacı, şu güzelim sedirleri görmeyerek bir ağaç kesilmeyecek diyen bir Orman ve Su İşleri Bakanı olarak neye göre söylüyorsunuz. Ağaçlar orada kesildi.

 "Burası birinci derece sit alanıydı yani koruma alanıydı. Başbakan'ın talimatıyla bakan, bakanın talimatıyla dönemin orman genel müdürü ve bürokratları birinci derece sit alanını 3. derece sit alanına çevirdiler. Temel gerekçesi buradaki ağaçlandırma, 1992 yılından sonra yapıldı. Böyle bir raporu nasıl tutarsınız? 1992’de ben orada görevliydim. Şu ağaçlar kaç yaşında biliyor musunuz? Bu ağaçlar, sedir ağaçları kaç yaşında hiç mi vicdanınız sızlamadı? Bunu kayda uydurdunuz, evrakta sahtekarlık yaptınız, yanlış bilgi verdiniz ve yanlış bilgi mahkemeden döndü. Orman Mühendisleri Odası 2012’de dava açtı. 14.02.2014 yılında mahkeme yürütmeyi durdurma değil işlemin iptaline karar verdi. Şunu dedi; vicdanen soruyorum. Burada bir yanlış işlem uygulanmıştır, eski tarihi ve tabiat olarak sit alanına dönüştürülmesi gerekiyor. Dönüştürüldü. Bu karar ilgili kurula iletildi. O da işledi. Yapılan kaçak saray diyoruz ya buna kimse alınmasın. Burası kaçaktır, ana sorumlusu Sayın Bakan sizsiniz. Bunun hesabını mutlaka soracağız. Bugün elinizde güçlerle, birtakım imkanlarla bunu yapabilirsiniz. Ama şu ağaçları kestiniz ya hiç mi rüyalarınıza girmiyor? Benim babam da orman muhafaza memuruydu. 1950’li yıllarda at sırtında ayak basılmadık yerlerde ormancı büyüklerimizin emeği var. Yangınlarla bir tane ağaç yanmasın diye 100’ün üzerinde şehit veren ormancıların hatırasıdır burası. Ama ne yaptınız, bir talimatla buraları yok ettiniz, bir kaçak sarayı, 1000 odalı 1.5 katrilyonluk bir kaçak sarayı yaptınız sonra burada kahraman ormancılar demeniz doğru değildir. Ormancılar açısından sizin döneminiz tarihe kara leke olarak geçecektir ve burada usulsüzlük vardır ve bunun hesabını mutlaka soracağız."

BİNLERCE İŞSİZ VAR AMA...

Bakan Eroğlu’nun ülkede binlerce işsiz varken abisinin oğlunu memur yaptığını belirten Yılmaz, Eroğlu’nun yiğenin ne özelliğini olduğu sordu. Yılmaz şöyle davem etti:

"Sayın Bakan, 'kör kuruşa önem veren kişiyiz' diyor. Bu ülkede binlerce işsiz varken sizin abinizin oğlunun özelliği neydi de özel kalem müdürlüğünden devlet memuru yaptınız bakan olduğunuz yerde yetmiyor mu size bakanlık. 200-300 milyarlık araca biniyorsunuz. Öz abisinin oğlunu özel kalemde başlatıyor. Bu memlekette binlerce genç varken sizin abinizin özelliği neydi, hazırdan memur oluyor. Bunlar kul hakkı değil mi?" diyen Yılmaz, şunları ekledi: "Bir kul hakkı daha hatırlatacağım. Orman yangınlarında çalışanların fazla mesaisini keserken, ormancılar geçim sıkıntısı çekerken özel kalem müdürünüzün özelliği neydi de yıllarca APK Kurul Başkanlığından 2,5 milyar fazladan maaş aldırıyorsunuz. O danışmanınızın burada çalışanlardan farkı neydi? 2 yıl boyunca orada görev yapıyor. Yandaşlarınıza bir gece 1.5 milyar maaş artışı yaparken o yangınlarda görev yapanların fazla mesaisini yok saymanın ne mantığı var? Kul hakkını nasıl ödeyeceksiniz? Vicdanınız kabul ediyor mu?"

EROĞLU: MAHKEMEYE VERİRİM

Bakan Veysel Eroğlu, "Adana’da fuar alanı olarak verdiğin yeri konuşalım." demesi üzerine Yılmaz, "Konuşalım. Tamam konuşalım. Hodri meydan. Hangi televizyon kanalında olursa gelin konuşalım. Yüreğiniz varsa konuşalım" cevabını verdi.

Yılmaz’ın, "17-25 Aralık’ta asrın yolsuzluğu içinde geçen 10 milyar dolar yolsuzluk. Çok teknik ayrıntısına girmeyeceğim." demesi üzerine Bakan Eroğlu, "Mahkemeye veririm. Bir daha böyle konuşursan" dedi.

Bunun üzerine Yılmaz, "Verdin zaten mahkemeye, vermeye devam et. Neye mal olursa olsun kamunun mallarını korumaya devam edeceğim. Neye mal olursa olsun" ifadesini kullandı. 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.