Boşanmalar her geçen gün artıyor

Av. İkbal Özlem Arıoğlu: Boşanmalar her geçen gün artıyor

21 Kasım 2014 Cuma 08:30

 

Günümüzdeki boşanmaların en büyük sebebinin, ailelerin ekonomik sıkıntıları ve zinanın olduğunu belirten Av. İkbal Özlem Arıoğlu, Yazarımız Melahat Karataş’a önemli açıklamalarda bulundu.

AİLELER EVLİ ÇİFTLERE KARIŞMAYI BIRAKMALI

Av. İkbal Özlem Arıoğlu,”Toplumda aldatma çok yaygınlaştı. Bir de erkeklerin şiddet uygulaması, uyuşturucu ve alkol bağımlılığı, kumar alışkanlığı gibi sebepler boşanmalarda büyük etken oluyor. Aynı zamanda aile büyüklerinin evliliklere karışması gibi sebepler de, boşanmaları artıran unsurlar” şeklinde açıklama yaptı.

EVLİLİK ÖNCESİ ÇİFTLER BİRBİRİNİ İYİ TANIMALI

Arıoğlu,“Evlilik kararı alan çiftler öncelikle karşısındaki kişiyi çok iyi tanıyıp, çok iyi tahlil yapsınlar. Olduğu gibi mi, değil mi? Artıları ve eksilerini dikkate alsınlar. Evlilik kurumu, çok ciddi bir kurum. Boşanmamak için, en baştan doğru evlilik yapmak gerekir. Yuva kuracakları kişinin, doğru kişi olduğundan emin olsunlar” dedi.

 

Boşanma davasına bakan avukat psikolog gibi olmalı

Daha çok boşanma davalarına bakan Av. İkbal Özlem Arıoğlu, bir avukatın müvekkiline faydalı olmak için, öncelikle psikolog gibi yaklaşması gerektiğini belirtti. Bazen çiftlerin aldıkları kararı doğru bulmayıp, boşanmadan vazgeçebileceklerini ifade eden Av. Arıoğlu, boşanma öncesi çiftleri iyi dinlemek gerektiğini söyledi. Arıoğlu bu konudaki deneyimlerini yazarımız Melahat Karataş’a anlattı.

 

Özgeçmiş

1971 doğumluyum. Hukuk Fakültesi mezunuyum. Birçok STK’da yer aldım. 3 yıl lisede öğretmenlik yaptım. Bir ara kuaför salonu açtım. Ardından müzik çalışmalarım oldu. Evliyim, 2 oğlum var.

 

Her geçen gün boşanmalarda artış var. Size göre bunun ana sebepleri neler?

Boşanma davaları aslında çok hoş bir konu değil, ama bu davalara bakmayı seviyorum. Sebebine gelince, insanları direk ilgilendiriyor ve bu konuda insanlara faydalı olmak için önce avukat değil, psikolog gibi olmak lazım. Onlara bu konuda yetkin olmak gerekiyor. Bazen aileyi bir araya getirmeyi sağlayabiliyorsunuz, bazen de en iyi şekilde müvekkilinizin haklarını savunmak ve haklarını almak durumunda kalıyorsunuz. Bu dengeleri kurmak çok zor. İşimi severek yapıyorum. Günümüzde en çok çiftler, ekonomik ve zina sebebi ile  boşanmak istiyor. Aldatma çok yaygınlaştı. Bir de erkeklerin şiddet uygulaması, uyuşturucu ve alkol bağımlılığı, kumar alışkanlığı gibi sebepler söz konusu oluyor. Aynı zamanda aile büyüklerinin evliliklere karışması gibi sebepler de, boşanmaları destekliyor. Kadınlar eskiye oranla daha bilinçli olup, karşı tarafı çekmek istemedikleri için boşanıyorlar. Türk dizilerine baktığınızda toplumun ve ailelerin ne duruma gelmiş olduğunu görüyoruz. İzlediğimiz diziler hayatın gerçekleri aslında.

 

Toplumda birçok kadın şiddete maruz kalıyor. Hangi mercilere başvurabilirler?

Şiddet gören kadının gideceği ilk yer, bulunduğu semtteki karakol. Şiddeti belgelemek için Adli Tıp’tan rapor almak gerekir. Gidilen karakol zaten Cumhuriyet Başsavcılığına göndererek, şüpheli hakkında dava açılarak süreç başlamış oluyor. Eşlerden biri şiddet görüyorsa, evden uzaklaştırmak için “Aile Mahkemesine” de başvurabiliyor.

 

 Boşanan çiftlerde çocuk velayeti neye göre ve kime veriliyor?

Genellikle velayet anneye verilir, özellikle yaşı küçükse. Eğer anne çocuğuna bakacak düzeyde değilse, zor şartlarda yaşıyorsa, ya da ruhsal dengesi bozuksa veya iffetsiz şekilde yaşıyorsa, babanın daha iyi bakacağına inanılıyorsa, çocuk babaya verilir. Hakim çocuğun velayetini vermeden önce, anne babanın yaşam koşullarını göz önünde bulundurur. Bazı durumlarda hakimin çocuğu dinlemesi de, söz konusu olabiliyor.

 

Nafaka ve tazminat konularına da açıklık getirir misiniz?

Velayeti alan kişi, çocuklar için iştirak nafakası isteyebiliyor. Dava devam ettiği sürece ailenin geçimi için kadın, karşı taraftan tedbir nafakası talep edebilir. Kadın çalışmıyor ve yoksul bir duruma düşüyorsa, yoksulluk nafakası isteyebilir. Bunun dışında da maddi ve manevi tazminat olabilir. Boşanma davasının kilit noktası, kusuru az olan kişi ya da kusuru hiç olmayan kişinin, boşanma davasını açması. Dolayısıyla kusurun ispatı çok önemli. Bu kusura göre özellikle maddi manevi tazminat, kusur oranına göre belirlenir. Bunları belirlemek için de belge, resim telefon kayıtları, CD, özellikle de şahitler boşanmanın kilit noktasıdır.

 

Boşanmaların dışında hangi davalara bakıyorsunuz?

Ceza davalarına bakıyorum. Ağar ceza dosyalarımızda var. Tazminat davalarına bakıyorum. Bazı engellilerle ilgili yasal haklarını almayan engelli ailelere, iş mahkemesinde yardımcı olmaya çalışıyorum.

 

 Hangi Sivil Toplum Kuruluşları ile birlikte çalışıyorsunuz?

Adana Otistik Çocuklar Eğitim Merkezini (OÇEM)  kurmuştum 2007 yılında. Bu çalışmayı ilk, kendi çocuğum için yaptırmıştım. Daha çok engellilerle ilgili çalışmalarım oldu. Kadına karşı şiddet konusunda, “Adana Barosu Kadın Hakları Komisyonu’nda” yer aldım. Çocuk haklarıyla ilgili çalışmalarım oldu. Valilik, Belediye ve Milli Eğitimle ilgili çalışmalarım var.

 

Bir de albüm çalışmanız var bize bundan da söz eder misiniz? Hukukla müziği nasıl bütünleştirdiniz?

Şarkı söylemeyi çok seviyorum, müzik hayatımın içinde hep vardı aslında. Çocuk yaşlarda şarkı söylemeyi keşfettim. Kendimi dinlemek istediğim için böyle bir şey yaptım. Şimdilik tek albüm çalışmam var. Beste de yapıyorum. Çok sevdiğim arkadaşım Sema Cerin’in  destekleriyle, kendimi müziğin içinde buldum. Üç klibim var. Şimdi bestelerimi bir albümde toplamayı düşünüyorum. En iyi müzik kanallarında da, kliplerimin dönmesini istiyorum.

 

Hem hukukçusunuz hem de annesiniz. Sağlam evlilikler adına tavsiyeleriniz neler?

Hukukçu gibi değil de, bir kadın olarak cevap vermek istiyorum. Öncelikle karşılarındaki kişiyi çok iyi tanıyıp, çok iyi tahlil yapsınlar. Olduğu gibi mi, değil mi? Boşanma yapmamak için, baştan sağlam evlilik yapmak gerekir. Boşanma kararını alan kadınlar, önce şuna dikkat etmeli. Eşlerinin çocukları için, gerçekten iyi bir babamı, değil mi? İhtiyaçlarınızı karşılıyor mu? Yanında mutlu musunuz? Eğer siz nefes alamayacak duruma geldiyseniz evliliğinizde, bu durum mutlaka negatif olarak çocuklara yansıyacaktır. Dolayısıyla böyle bir evliliği sonlandırmak daha doğru bana göre. Artı ve eksilere bakmak lazım.  

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.