Nihayet 365 günün bir günü kendilerine ayrılmıştı. Bugün özel ve anlamlı bir gün onlar için.
En güzel, en yeni, en özenle seçilmiş elbiselerini giymiş, saç bakımları, tıraşları, bakımlı saçlarıyla, hepsi öğrencilerine kendilerini beğendirme yarışına girmiş adeta.
Ayrı bir heyecan ve mutlulukla uyandı öğretmenlerimiz bu sabah uykularından.
Zira toplumlar için eğitimin öneminin hala bilincinde ve farkındalar.
Aksi takdirde günümüz şartlarında evlerinin geçimini sağlayamayan, bunun için ek iş derdine düşen, yoksulluk sınırı altında yaşayan, itibarlarının sıfırlandığı bir süreçte hiçbir anlam ifade etmezdi bu anlamlı gün onlar için.
Eğitimciler görevlerinin önem ve ciddiyetinin bu denli farkında iken, Hükümet neden “kör ve sağırı” oynuyor.
Bu gün baktığımızda refah içinde yaşayan eğitimci görmek, neredeyse imkansız.
İtibarları giderek ayaklar altına alındı.
Sözleşmeli öğretmenler, cezalı öğrenci konumunda.
Eğitim kalitesi giderek düştü.
Din eğitimi, Milli Eğitimle bütünleştirildi.
Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve inkılapları yıkılarak, Bilal Erdoğan ilke ve inkılapları kuruldu.
Öğretrmenini toplumda değerli kılan Atatürk’ün izini silmeye çalışan iktidar, öğretmenlik mesleğinin kutsallığını tamamen yok etti.
Çocuğunun öğretmenine süt yumurta getiren velilerin yerini, selam dahi vermeyen veliler aldı. YÖK devletin arka bahçesi haline getirilerek, bu gün hiçbir “Bilim Adamı” hiçbir konuda, fikrini beyan edemiyor.
Oysa Kurtuluş Savaşı’nda Ulu Önderimiz Atatürk, en fazla söz hakkını öğretmenlere vermişti. Canla başla mücadele veren öğretmenler,”Öğüt Kurulları” oluşturarak, halka ulusal bağımsızlık Kurtuluş Savaşı düşüncelerini yayıyordu.
Ayrıca Öğüt Kurulları dışında öğretmenler, 14 eğitim kuruluşu ile birlikte “ Milli Kongre Cephesini” kurdular.
Şimdi sıkımı bir avuç eğitimci bir araya gelsin!
Bu gün memleket için sözüm ona bir “Çözüm Süreci” başlattılar. Ne olduğunu hala tam anlayan kimse yok.
Önce ırk ayırımı kaosu yarattılar, sonra “Türk Milletini” çözdükçe çözdüler.
Peki ülke için bu kadar önemli bir konuda, neden terör örgütü liderlerinin fikirleri alınıyor da! Benim üniversitelerdeki Bilim Adamlarımın fikirleri alınmıyor.
Günümüzdeki öğretmene verilen değer ölçüsü ortada.
Umarım hükümet gittiği yanlış yoldan bir an önce döner.
Aksi takdirde bu memleketin kaderini eğitimsiz eğitimciler belirleyerek, büyük bir milletin çöküşünü bize izletirler.
Ne bu ülke, ne Türk Milleti, nede çocuklarımız, cehalet içinde bir eğitim sistemini hak etmiyor.
Eğitimi katleden iktidar bu gün tüm pişkinliğine bürünerek, utanmadan o kutsal öğretmenlerimizin gününü kutlayacak bir kez daha.
Neyi kutluyorlar sormak lazım…
Köyden şehre, Doğudan Batıya, ülkemin dört bir yanında görevini layığı ile yerine getirmeye çalışan tüm öğretmenlerimin, bu anlamlı gününü kutluyorum. İyi ki varsınız, bu memleketin hiç olmadığı kadar "sizlere" ihtiyacı var.