Karataş Turizm Platformu Başkanı Teyfik Kısacak, Anavarza, Yumurtalık, Tepebağ ve Magarsus’taki kazı çalışmalarında ehil olmayan işçilerin çalıştırıldığını, bu durumun tarihi eserlere zarar verme riskini artırdığını söyledi.
Bu kazıların Çukurova Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fatih Gülşen’in kontrolünde olmasının yetersiz olduğunu iddia eden Kısacık, “Ne hazindir ki bugün Karataş Magarsus’ta tarihi antik tiyatroda İŞKUR’dan gönderilen ehil olmayan insanlarlar kazı çalışmalarında görev yapıyor. Bu tahilsizliktir” dedi.
Tarihi kazı çalışmalarının, günümüz insanlarına ışık tutacağı için büyük bir önem arz ettiğini söyleyen Teyfik Kısacık, şunları söyledi:
“Çukurova Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nün kıymetli Dekanı Prof. Dr. Selahattin Serin ve öğretim üyelerinin, tarihimizin gün ışığına çıkması yönündeki çalışmaları elbette takdire şayandır. Ancak Yrd. Doç. Dr. Fatih Gülşen’in böylesine geniş bir alanda yer alan tarihi eserlerin tamamına yeteri kadar müdahil olması ve zaman ayırması mümkün mü? Elbette mümkün değildir. Bugün Karataş Magarsus’ta İŞKUR tarafından gönderilen ve işin uzmanı olmayan vatandaşların başlarında uzman birinin olmadan kazı yapması kabul edilemez. İşin uzmanı olmayan çalışanlar kazı yaparken, yaptıkları kazının altındaki değerin farkında mı? Ne yazık ki bilinçsiz kazı çalışmalarıyla, tarihi değerimizi ortaya çıkartalım derken tarihi katledebiliyoruz.”
ÖDENEK YETERSİZ
Magarsus’un yıllardır ihmal edildiğini ve tarihi eserlerin gün yüzüne çıkarılmadığını belirten Kısacak, “Magarsus Antik kentinde, toplam 2 bin 700 metrelik sütunlu yolun kazılması ve sütunların dikilmesi ile stadyum, tiyatro, hamam ve meclis binasının ortaya çıkarılması çalışmalarının yapılacağı söylenmektedir. Teşekkür ediyoruz ama, hangi ödenekle ve uzman kadroyla yapılacak bu işler?
Bugün bakanımızın Adanalı olması sebebiyle bizler Çukurova bölgesinde, Toroslardan deniz sahiline kadar olan hinterlanttaki tarihi kalıntılarımızın restorasyonunun yapılarak, turizme kazandırılması için yıllardır mücadele ediyoruz. Bir sahil ilçesi olan Karataş’taki bu tarihi doku sanıyorum yalnız bizlerin değil, ilgisini çekecek niteliktedir.
Batılıların yoğun bir şekilde tarihi dokuların peşinden koştuklarını göz önünde bulundurduğumuz zaman, bölgemizdeki bu yapıların bu güne kadar ihmal edilmesi elbette bir talihsizliktir.”