Vekalet sistemi antidemokratiktir

Armağan KABAKLI yazdı

05 Aralık 2014 Cuma 09:35

 

Adana bir süredir iki belediye meclisinde ortaya çıkan hukuki bir teamülü tartışıyor. Aslında belediyecilik tarihinde gazetecilerin ilgili kanunlara vakıf olmasını sağlayan süreçleri geçmiştede yaşamıştık. En büyük örneği ise Aytaç Durak'ın görevden uzaklaştırılmasının ardından yapılan başkanvekilliğiseçimleriydi.

Hatırlayacak olursak, Yüreğir Belediye Başkanı Mahmut Çelikcan'ın başkanvekilliği yapıp yapamayacağınai meclisin kim trafından yönetileceğine ve meclisin düşüp düşmeyeceğine dair bir dizi hukuki tartışma ortaya çıkmıştı.

Tam burada kaderin cilvesi olacak ki bir isim çıkıyor karşımıza: Yusuf Akıncı. Neden kaderincilvesi anlatayım. Meclisi başkanın vekalet bıraktığı vekil mi yönetir yoksa meclisin seçtiği başkanvekili mi tartışmaları önce Seyhan Belediyesi'nde patlak verdi.

Mahmut Çelikcan'ın seçildiği Durak sonrası başkanvekili oylamasını mahkemeye götürerek iptal ettiren avukat ozaman Yusuf Akıncı'ydı. İtiraz etmeseydi Çelikcan koltukta oturabilirdi. Ama idare mahkemesinin iptal kararıyla kaderi değiştirdi. Şimdi Yusuf Akıncı Seyhan Belediyesi Meclis üyesi ve meclis 1. başkanvekili. Ancak Büyükşehir'de daha çok ses getiren uygulama neticesinde kendisi meclisi yönetemiyor, onun yerine Zeydan Karalar'ın vekalet bıraktığı Ertan Karaoğlu genellikle yönetiyor. Yani kendisi de başka bir hukuki karmaşa ile yüzyüze.

Gelelim Büyükşehir Belediyesi ayağına. Büyükşehir'de de Seyhan Belediyesi'nin bence demokratik olmayan yaklaşımı mevcut. Orada da Salih Gökçe yerine Hüseyin Sözlü'nün vekalet bıraktığı vekili oturumu yönetiyor.

Tartışma ise şu: Madem başkanın vekalet bıraktığı vekil meclisi yönetecek o zaman meclis neden kendi arasında 2 yıllığına başkanvekili seçiyor.

Bu konuyu daha önce yazmıştım. Kullanılan kanun maddesi başkanvekili için "başkanın tüm yetkilerini kullanır" diyor. Ancak meclisi yönetir demiyor. Vekiller de bu meclisi yönetme yetkisini tüm yetkiler içerisinde yorumluyor.

Aslında demokrasi anlayışı ile ele aldığımızda meclisin belediyenin encümen, idare ve meclisten oluşan (Yasama, yürütme ve yargı gibi) kuvvetler ayrılığı ilkesinin çiğnendiğini söylemek mümkün. Çünkü seçimle gelen başkanvekili, atanmış vekilin üzerindedir, demokratik teamüller gereği.

Bu konuda çeşitli iddialar var. Mahkemeye gidildiğinde başkanın vekalet bıraktığı vekilin yönettiği orutumlar iptal edilebilir ve alınan kararlar geçersiz sayılabilir. Bütçe görüşmeleri varsa durum vahim bir hal alıyor.

Ancak oluşan bu teamül ne kadar antidemokratik olsa da bunun önüne geçecek tek olgu demokratik yaklaşım. Çünkü hukuken önü kapalı. Salih Gökçe'nin de idareye yaptığı itiraz boşa çıkacak.

Neden mi?

Daha önce böyle bir tartışma Adana dışındaki bir belediyede yaşanmış (sanırım Antalya'da) ve konu mahkemeye taşınmış. Yereli idare mahkemesi itirazı haklı bulmuş ve oturumları ve alınan kararları gerçesiz saymış. Ancak konu Yargıtay'a taşınmış ve bozulmuş. "Başkanın tüm yetkilerini kullanır" ifadesine meclis oturumlarını da yönetme yetkisi atfedilmiş. Ve bu karar emsal teşkil ediyor.

Anlayacağınız her ne kadar demokrasi geleneğine ters düşsede hukuken yolu kapanmış görünüyor. Bu yüzden bu uygulamayı ortadan kaldıracak tek geçer akçe demokratik teamüllerin, demokrasi ile bağdaşmayan bir hukuki kararla çiğnenmesinin önüne geçecek bir irade. Bu irade de başşkanların isiniyatifine kalıyor.

Seyhan Belediyesi'nde Yusuf Akıncı'nın istifasıyla gündeme gelen bu konuyu ben de araştırdım. Adana Medya'da haberi vereceğimiz gün son olarak danıştığım bir avukat bu karar konusunda bilgilendirince haberi vermeketen vazgeçmiştim. Oyda konuştuğum diğer tüm (farklı siyasi görüşlerden) hukukçular başkanvekilinin değil meclis başkanvekilinin yönetmesi gerektiğini ve kararların mahkemeye gidildiğince iptal edileceğini söylemişti.

Açıkçası ben bu konuda sansasyon içgüdüsüyle hareket etmediğim için haberi vermekten vazgeçtim. Tüm haberlerimde olduğu gibi "ben haberi yapayım, yalanlansın" mantığıyla habercilik yapmadım.

Özetin özeti, bence uygulama demokratik değil. Çünkü vekalet demokratik seçimi kadük hale getiremez. En azından demokrasi ile yönetilen bir ülkede. Bu ister Salih Gökçe olsun, ister Yusuf Akıncı. Kişisel olarak birisinin yanında değilim ama uygulama, evet hukuki açıdan legal olduğu kadar antidemokratiktir.

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.