SONER ÇETİN HENÜZ YANIT VERMEDİ

Sedat MEMİLİ yazdı

08 Aralık 2014 Pazartesi 08:00

 

Bir ilçenin seçilmiş belediye başkanı, yerel basında yaklaşık 50.000 kişiyi ilgilendiren bir soruya neden yanıt vermez? Şüphesiz ki bunun çeşitli nedenleri olabilir.

Haklı, haksız tartışmasına girmeyeceğim, ne de olsa (Hak ve Haksızlığı) öncelikle benden daha iyi bilen saygın bir kişiyle karşı karşıyayız.

Ben, bir avukat olan belediye başkanından daha mı iyi bileceğim hak – hukuk kavramını.

Ben sadece “bir soruya neden yanıt verilmez” sorusuna yanıt arayacağım. 

1 – Bu sorulardan haberi olmadığını düşünüyorum. (Bu olasılığı mümkün görmüyorum. Güçlü basın danışmanları var. Öyle biliyorum. Zaten haberi yoksa konu daha vahim)

2 – Sorulardan haberi var;

  1. Soruları yanıtlayacak kadar değerli bulmuyor
  2. Soranı, (bendenizi) sorusu yanıtlanacak kadar değerli bulmuyor.
  3. Sorunun yayınlandığı, basını kuruluşunu değerli bulmuyor. Bir anlamda önemsemiyor.

3 – Sorulara değer veriyor. Ancak; yaptığından öylesine emin ki, yanıt vermeyi gereksiz buluyor.

4 – Sorulara değer veriyor.  Ancak; yaptığından öylesine emin değil ki, yanıt vermeyi riskli buluyor.

Olasılıkları saymaya devam edeyim mi?

Örneğin son günlerde siyasilerde bir anlayış görülüyor; “Yahu sen boş ver yazılanı çizileni, bildiğini yap. Muhatap bile olma…”

Olabilir.

Bu maddelere hiç mümkün görmediğim 2 olasılık daha ekleyebilirim:

5 – Konunun önemini kavrayamamış;

6 – Bu soruların yanıtının kaç kişiyi ilgilendirdiğinden haberi yok.

Mümkün görmediğim olasılıklar deyince; soruların yanıtı gizli kaldıkça, sanki bir suiistimal varmış gibi algılanıyor.

Öyle mi acaba? Sanmam.

Ama bildiğim bir şey var; İstanbul’un CHP’nin kalesi olması “İSKİ Skandalı” ile son bulmuş ve AK Partiye ve hatta Erdoğan’a Cumhurbaşkanlığına kadar giden yol açılmıştır.

Belki de yanılıyorum.

Ama CHP merkezine bu sorular ve saptamayı anımsatırsak, belki onlar daha iyi karar verir.

Şimdi Sayın Çetin

Yaşamın boyu, sorduğum hiç bir soru havada kalmamıştır.

(Belki sizi ilgilendirmez ama kendime sorduğum sorular yüzünden hayatımı bile mahvettiğim olmuştur. Bu bir tehdit değil. Kendimle ilgili bir konu)

Sorularımı havada bırakan ilk insan olmanıza izin vereceğimi düşünmüyorum.

17 Kasım 2014 ve 04.12.2014 tarihinde yine bu köşede Sayın Soner Çetin’e sorularımı yineliyorum.

1 – Belediye Evleri’nin bütün çevresinde 2.4 imar yoğunluğu var.  Devasa binalar dikilmiş. Risk sınırı sadece belediye Evleri’nin olduğu alan mı? Veya şöyle sorayım. Belediye Evleri’nde 3 – 5 kişi bir araya gelip imar isteseler, imar verilmeyecek mi?

2 – Siz riskli alan dediğiniz yere nasıl 20 veya 25 katlı binalar inşa edeceksiniz? Vatandaş yaparsa riskli, belediye yaparsa risk kalkıyor mu?

3 – Çukurova Belediyesi kentsel dönüşüm ilişkisinde neden taraf? Yani, halk kentsel dönüşüme karşı değil, yüklenici ile halk anlaşsın, burada Çukurova Belediyesi ile ilgili devlet kurumları da hakem olsun. Hakem olacağınız yerde neden tarafsınız?

Bu soruları mahalle sakinleri merak ediyor. Ben de…

İçtenlikle saygılarımı sunuyorum.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.