Doğu’nun hal-i pür melali! Gidin ve görün!

A.Kadir Tunçer yazdı

10 Aralık 2014 Çarşamba 08:46

Sorunlarımızın sarmalında boğdurulmaya çalışılan bir toplumuz. Soluduğumuz atmosferin yıpratıcı ve kahredici hali akıllara zarar bir durum. Ülke olarak “yığın” tabirini geride bırakacak kadar çok fazla sorunla iç içeyiz maalesef.

Çözüm bekleyen sorunlarımızı sıralamaya tabi tutmak öylesine zor ki, hangi birini öncelikli tutacağımızı şaşırıyoruz. İnanç, düşünce ve ifade özgürlüğü, kardeşliğimiz, bütünlük sorunumuz, ahlaki yozlaşma, siyasi açmazlarımız, muhalefetsizlik, iktidar diye doğru bile yapsa eleştirel yaklaşımlar, doğruda buluşamama anlayışı, Müslümanca inanıp, kapitalist yaşama algısı, benlik, bencillik ve gösteriş virüsü, ötekileştirme mantık mantalitesi, kör kütük kula kulluk, hayatımızın kılcal damarlarına kadar sirayet etmiş olan adaletsizlik, eşitsizlik, kardeşsizlik, iç/dış savaş senaryoları... Ve daha sayamayacağımız kadar sorun deryasının tam orta yerindeyiz… İçinde bulunduğumuz semtimizin, mahallemizin, kentimizin, ülkemizin, çevremizin, coğrafyamızın, bölgemizin ve üzerinde yaşadığımız dünyamızın çözüm bekleyen dünyadan büyük sorunları…

Bireysel ve toplumsal alana giren bütün problemlerimiz iç içe girmiş durumda! Ne ferdi sorunu toplumsal olandan, ne toplumsal sorunu bireysel alandan azade kılamazsınız. Hele ki acil durum kazanan ve adına “Çözüm Süreci” denen bir vakıamız var!

Öylesine acı ve hüzün kokan bir bataklık ki; içinden çıkmak da mesele, çıkamamak da… Bizden öncekilerin ve bizlerin yaşadıklarını gelecek nesillerin yaşamasını istemeyenlerimizin çoğunlukta olması lazım! Başarmak zorundayız!

Çözümün çözümsüzlüğe dönüşmesini isteyen ve bunun için her fırsatı ve bahaneyi üretip geleceğe dair umutları tüketmekle görevli “kaos sever” zümreler asla boş durmayacak..

Rahmetin zahmetsiz olarak geleceğini beklemek saflık olur! Yaşadığımız acı tecrübeler bize öğrenmemiz gerekeni öğretti! Olası her türlü badireye hem hazırlıklı olmalı hem de savabilmeliyiz!

Hazır toplumsal iradenin kahir ekseriyetini temsil eden çözümcül siyasi irade kararlılığı bulunmuşken, kaybetmemeliyiz!

Kaybolmaya yüz tutmuş değerlerimizin aşkına birbirimize daha özenli yaklaşmalı ve birbirimizi anlamaya çalışmalıyız! Özgün irademizi, birilerine ipotek etmeden, ayarı bozulmuş tartılar yerine, şaşmaz öğretilerimizi referans alarak yeniden kendimize gelmeliyiz!

Allah’ın bir lütfu olan bu nadide coğrafya ve bu muhteşem ülkemin güzelim bir bölümüne gitme fırsatım oldu. Birkaç günlük doğu turu… Üzerine ansiklopediler yazılacak kadar önemli… Gönlümüz ve aklımız değil de, yerimiz dar! Gözlemledik, görebildiğimiz kadar görünmeyenleri, gösterilmeyenleri, konuşulmayanları, kuytularda bırakılmışları, sessiz çığlıkları görmeye, duymaya, anlamaya çalıştık! Her zamankinden biraz daha uzun olsa da, yazıyı daha fazla kısa tutamadım. 

Kopartılan vaveyla değil, acı realitelerimiz! Birileri istedikleri kadar kulaklarını ve gözlerini kapatsın, tekdüze bakış açıları asla merhem değil yaraya!

Üzülerek ifade ediyorum ki; muhalefetin esamisi yok buralarda! Doğu tam bir vahşi arena! Buradaki aykırı ve acımasız kişiler ve algılarla mücadelede sivil toplum örgütlerimiz tek başlarına yetersiz. Güvenlik birimlerimizin tahammül ve sabırları her türlü takdirin üstünde… Siyasi platformda varlığını ve mücadelesini korkusuzca sürdüren tek parti AK PARTİ! HDP’yi saymıyorum! Çünkü buralarda onların değil, örgütün borusu ötüyor!

Şehirlerin yaşanılabilir mekânlar olması gerekmez mi? Bırakın modern yaşamın emarelerini, sosyal aktivasyonları, refah ve donatı mükemmelliğine ulaşma gayretlerini, buralarda yaşayanlar iş, ikbal ve can güvenliği derdinde! Rahat bir alışveriş bile bin bir endişe ile yapılıyor! Bu bölgelerimiz; örgütün tasallutu altında! Halk; başlarındaki bu musibetten kendilerini kurtaracak iradeyi can havli ile bekliyor! Evlere ve apartmanlara itfaiye taşımacılığı ile depolara su taşınıyor! Alt yapı tam bir fecaat! Temizlik, ulaşım, kaldırımlar, sosyal donatılar hak getire…

Örgütle mücadele için neredeyse; halkın kendi içinde, ortaklaşa, finansal ve insani organizasyonlar kurarak örgüte karşı özel yapılanmaları oluşturma niyetleri bile konuşuluyor duyulan isyan ve feveranlar adına!

Türkiye’nin her il ve ilçesinde örgütlenme yapılanmalarını kâğıt üzerinde gösteren muhalefetin, Genel Başkan katılımı ile il/ilçe kongrelerini doğudaki illerimizde yapma cesaretini gösterebileceklerine, bilhassa gelip bazı gerçekleri gözlemledikten sonra inanmıyorum! Çözüm bekleyen bu sorunlarımızın sanılanın ötesinde büyük bir vahameti var.

Yılların olumsuz koşulları ile biriken ve 1984 yılında başlayan, 30 yıldan fazla süren çatışmalar sonucunda 40.000’den fazla can kaybı yaşandı! Binlerce yaralımız var! Yüz milyarlarca lira ekonomik zarar oluşturan, sosyal kalkınmaya engel teşkil eden, kardeşliğimizin, birlik ve bütünlüğümüzün içine eden, can düşmanı bu duruma karşı, ilk kez AK PARTİ tarafından başlatılan “Çözüm Süreci”; son derece hayati bir projedir!

Artıkkeşkeler ile yaşamayı hak etmiyoruz!

Türkiye’de bir Doğu var yakında!

O Doğu bizim Doğu’muzdur!

Bakmasak da, görmek istemesek de…

Bizden bir parça!

 

Çözüm bekliyor akıl ve güç sahiplerinden!

Haydi! Çözüm için şimdi katkı zamanı!

Sevgi ile Kalın…

akt

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.