CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce 2 günlük Adana programında bazı temaslarda bulundu. İl Başkanlığı, Gençlik Evi ve Gençlik Kolları, Kataraş, Kozan ve İmamoğlu örgütlerini ziyaret etti, buralarda vatandaşlarla buluştu.
Ziyareti önemli bulduğum için bir gazeteci olarak büyük bir bölümünü de takip ettim. İlçe ziyaretlerinin hepsinde Muharrem İnce'ye ilgi vardı. Toplantı salonları doluydu. Yolda yürürken selamlaşıp fotoğraf çektirmek isteyen çok sayıda vatandaş oldu. Adanalılar ile Muharrem İnce arasında bir sempati olduğu kesin.
İnce, toplantılarında partililere ve vatandaşlara ısrarla ülke gerçeklerini anlattı. AKP'nin pembe tablosunu ters yüz eden gerçek rakamlar verdi. CHP'ye diktatör diyen Davutoğlu'na kendi AKP'nin dikta uygulamalarıyla ve diktatörlerle olan ilişkileriyle cevap verdi. En önemlisi ise parti içi bir tartışma ve Genel Başkan Kemal Kılıçdaoğlu'na karşı herhangi bir eleştirel dil kullanmaması oldu.
Tüm toplantılarda bu yönde sorular geldi. Ancak Muharrem İnce ısrarla, "Benim hedefim ve burada olma nedenim partimi iktidar yapmak. Kişisel olarak kurultay defterini kapattım, partimin genel başkanını tartıştıracak bir açıklama yapmam" diyerek tavrının altını çizdi.
Seyhan Oteli'ndeki panelde de salon doluydu. Ancak İHA'nın servis ettiği haberi, "Boş salona konuştu" başlığıyla veren yandaş sitelerin maksadı malum. CHP'yi herhangi bir konu üzerinden vurmak üzerine şartlanmışlar. Gerçekle bağdaşmayan, ancak kasıtla atılabilecek bir başlık. Toplantıda çekilmiş sayısız fotoğraf var. CHP Genel Başkanı'nın dahi toplantısını yaptığı salonun sadece arka tarafında boşluklar vardı.
Üstelik Muharrem İnce'nin toplantısına katılmaması yönünde partililere yapılan telkinlere rağmen. Bakın birisi genel başkan, birisi kurultayda genel başkanlığa aday olmuş bir milletvekili. Ve önümüzdeki seçimlerde adaylık bekleyenlerin Muharrem İnce ile görünmemesi, fotoğraf vermemesi yönünde parti içinde korku salındığı bir ortamda.
Aslında toplantıların içeriği ile ilgili yazmak istiyordum ama bu konu hakkında da bir kaç kelam etmek istiyorum. Muharrem İnce'nin toplantısına katılımın zayıf olması için gösterilen çabayı en az üç kişiden dinledim. Hakikaten muazzam bir kolektif çalışma örneği.
Şayet CHP Adana'da aynı kolektif aklı, organizasyon yeteneğini parti içine değil de seçimde saha çalışmalarına da yansıtırsa Adana'da birinci parti, Türkiye'de iktidar olabilir!
Halbuki bir partili ya da vatandaş, Kılıçdaoğlu'nu da Muharrem İnceyi de aynı anda sevebilir. Her ikisinin toplantısına da katılabilir, dinleyebilir. Bu da o partilinin en demokratik ve en doğal hakkıdır. Aday olmadı diye sahaya inmeyenleri eleştirip, demokratik olgunluktan dem vuruyorsanız, kurultay defterini kapatıp halkla buluşan ve partiyi tartıştırmadan gerçekleri anlatan bir milletvekiline de aynı demokratik olgunluğu göstermek durumundasınız. Muharrem İnce'nin toplantısına katılmayı siyasi suçmuş gibi bir algıya büründürmek asıl suçtur.
Üstelik Muharrem İnce hiçbir toplantıda Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili tek bir eleştiri yapmadı. Tekrar belirteyim, kendisine sorulduğu halde "Kurultay defteri kapandı. Benden bu yönde bir beklenti içerisine girmeyin. Hedefimiz seçim ve AKP'den kurtulmak" diyerek olgunluk örneği sergiledi.
Ortaya çıkan tablo ise ironik. Grup Başkanvekili olduğu zaman her konuşmasında alkışlanan, CHP'li olmayanların bile beğenisini kazanan bir milletvekili sırf genel başkana rakip oldu diye toplantısına katılım zayıf olması için çaba gösteriliyor. Hem de kendi partilileri tarafından.
Ardınan yandaş medya da salon dolu olduğu halde toplantı öncesi çekilen fotoğrafları kullandığı haberde, "Boş salona konuştu" başlığıyla saldırıyor. Toplantıya katılım olmasın diye uğraşanlar, CHP milletvekilinin toplantısı üzerinden medyanın CHP'yi vurmasına zemin hazırlamış oluyor.
Şunu söyleyebiliriz ki Muharrem İnce'ye ilgi tüm olumsuzluklara rağmen yoğun oldu. Yalan haberlerle Adana sokaklarında ve toplantılarda görülen bu gerçeği inkar etmek nafile bir çaba. Siz yalan habere bakmayın, kendisi ile de konuştum, Muharrem İnce Adana'da gayet mutlu ayrıldı.
İHA'NIN "ALO FATİH" HABERİ
Muharrem İnce'nin Adana programı, İHA'nın servis ettiği "Alo Fatih" kıvamındaki haber ile ulusal gündeme geldi. Haberi görünce ben de şok oldum. O haberi yazan gazeteci arkadaşım da o salondaydı, ben de.
İHA "Salon dolmadı, sandalyeler kaldırıldı" şeklinde haber servis ediyor. Habere de toplantının başlamasından bir saat önce çekilen fotoğrafları ekliyor. Yandaş siteler ve gazeteler de bu haberi yorumlayıp, "Muharrem İnce boş salona konuştu" diye atlıyor, mal bulmuş mağrip misali.
Muhabir arkadaşımın ismini vermek istemiyorum ama haberinin yayınlanma arzusu gazetecilik ilkelerinin önüne geçmiş. Bende de fotoğraflar var ve haberin yalan olduğu gayet açık. Hem etik ilkeler hem de ahlaki ilkeler açısından tam bir "Alo Fatih" örneği.
İHA Bölge Müdürü Adanan Kulak'ı hepimiz tanırız. Twitter üzerinden de salonun fotoğraflarını paylaştım. Bu haber abonelerine gerçek haber vermekle mükellef bir haber ajansına hiç ama hiç yakışmadı. Keza tanıdığım Adnan Kulak'a da yakışmadı. Acaba diyorum, orada da mı bir "Alo Fatih" var Adnan ağabey?