14 Aralık operasyonuna tepkiler büyüyor. Adana’da vatandaşlar ile sivil toplum kuruluşları üyeleri ‘özgür basın’ talepleri için bir kez daha adliye önüne akın etti. Yüzlerce insan Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı, Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca ile senarist, yönetmen ve yapımcıların gözaltına alınmasını protesto etti. Vatandaşlardan bir bölümü ağızlarını siyah bantla kapatarak, ‘özgür medyayı susturma’ girişimine karşı çıktı.
Adliye önünde Türk bayrakları ve Zaman gazetesi ile toplanan vatandaşlar 'Herkes sussa Zaman susmaz', 'Bunu da yaz tarih', 'Demokrasi zamanı', 'Zaman Zaman'a sahip çıkma zamanı', 'Alo diyenlere efendim demeyeceğiz' şeklinde dövizler taşıdı; '17–25 Aralık unutturulamaz', 'Zalim mahşerde hesap verecek', 'Zulme boyun eğmeyeceğiz', 'Allah var gam yok' şeklinde sloganlar attı.
Burada açıklama yapan Çukurova Çalışanları Derneği Başkanı Özcan Keskin, Türkiye’de basın özgürlüğü, demokrasi, hukuk adına çok üzücü gelişmelerin yaşandığını söyledi. Gazeteci ve yapımcıların masa başı asılsız suçlamalarla gözaltına alınmasının kaygı verici olduğunu ifade eden Keskin, "Basın özgürlüğü ve demokrasi ülkede ne yazık ki kan kaybediyor. Uluslararası kuruluşlar bu konuda Türkiye’yi ‘özgür olmayan’ ülkeler kategorisine indirmişlerdir. Hükümetin devletin gücünü kullanarak medya kuruluşlarını sindirme politikalarını esefle izlemekteyiz." dedi.
Vatandaşlardan Mustafa Evsen, Türkiye’nin en çok satan gazetesi ile reyting rekorları kıran Samanyolu TV’nin susturulmak istenmesiyle ‘demokrasiye’ darbe vurulduğunu dile getirdi. 17–25 Aralık ‘büyük yolsuzluk ve rüşvet’ operasyonu sonrası hırsızlığı yapanların serbest, hırsızı yakalayanların içeriye atıldığını hatırlatan Evsen, "Bununla kalınmamış basın–yayın kuruluşlarına baskı ve müdahaleler artmış. Tüm muhalif sesler kesilmek istenmiştir. Şu bilinmelidir ki gerçeğin ortaya çıkmasını savunan Samanyolu TV ve Zaman gazetesi çizgisinden sapmayacak; diklenmeden dik duruşunu sürdürecektir" diye konuştu.
Eyleme katılan vatandaşlardan Adil Gümüş ise imtihan dünyasında bir yandan hakkı temsil edenler, diğer taraftan haramilerin olacağına dikkat çekti. Hırsızın her zaman dürüstlerden korktuğunu vurgulayan Gümüş şöyle devam etti: "Çünkü izini kaybetmenin tek yolu dürüstü yok etmektir. Bu altın nesli karşılarında gördüklerinde korkmuş ve titremişlerdir. Bu insanlar dünyanın dört bir yanında İstiklal Marşı’nı okutmuşlar. Fakat Diyarbakır’da İstiklal Marşı’nı okutamayanlar, bayrağı indirtenlerin utanması gerekir. İşte münafıklar işte hakikat. Allah bu hakikat erlerinden razı olsun."
Şair Abdurrahim Karakoç’un, 'Sen aka ak dersin onlar kara der/ Sen Allah dedikçe onlar para der/ Bilemedik gitti bu ne biçim yer/ Namusun kirine kaymak diyorlar' dizelerini okuyarak tepkisini gösteren Hüseyin Ilıkoba ise "Gün bugündür. Bize yapılan bu zulüm yeni değil. Bediüzzama’a, Mevlana’ya, İmam Rabbani'ye, İmam Gazali’ye yapılmış. Döne döne bize geldi. İşte gün bugündür; işte omuz verme zamanıdır." açıklamasını yaptı. Açıklamalar sonrası ülkenin ‘birlik, beraberliği’ için dua edildi.