Soner Çetin’e sorular ve yanıtlar...

Sedat MEMİLİ yazdı

19 Aralık 2014 Cuma 07:59

Sayın okuyucularım…

Sayın Soner Çetin’e 3 soru yönelttim. Yanıtı vermek için bir kahve içmeye davet etti. Bu nazik daveti reddedemezdim. Bence – insani ve ahlaki açıdan – çok güzel ve benim için değerli bir görüşme oldu. Sadece yanıtları sözlü değil, yazılı olarak vermesini rica ettim. Yanıt yazılı olarak geldi.

Soruları sizin adınıza sormuştum. Yanıtlardan tatmin olduysanız; bende oldum… 

1 – Belediye Evleri’nin bütün çevresi’nde 2.4 imar yoğunluğu var.  Devasa binalar dikilmiş. Risk sınırı sadece belediye Evleri’nin olduğu alan mı? Veya şöyle sorayım. Belediye Evleri’nde 3 – 5 kişi bir araya gelip imar isteseler, imar verilmeyecek mi?

2 – Siz riskli alan dediğiniz yere nasıl 20 veya 25 katlı binalar inşa edeceksiniz? Vatandaş yaparsa riskli, belediye yaparsa risk kalkıyor mu?

3 – Çukurova Belediyesi kentsel dönüşüm ilişkisinde neden taraf? Yani, halk kentsel dönüşüme karşı değil, müteahhit ile halk anlaşsın, burada Çukurova Belediyesi ile ilgili devlet kurumları da hakem olsun. Hakem olacağınız yerde neden tarafsınız?

 

“Sayın Sedat Memili, 

Çukurova Belediyesi’nin sorumluluk alanı içindeki Belediye Evleri semtinde yapılacak olası Kentsel Dönüşüm konusunda yönelttiğiniz sorulara, 15 Aralık 2014 Pazartesi günü 12.00’de makamında Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin yanıt vermişti. Benden bu görüşmeyi yazılı hale getirmemi rica ettiniz, ben de o yanıtları, aldığım notlar çerçevesinde iletiyorum. Bilgilerinize sevgiyle sunuyor, bu arada geçmiş olsun dileklerimi de iletiyorum.

Soner Çetin: “Bu projeyi biz başlatmadık. Bakanlar Kurulu tarafından alınmış bir karar var ortada. Bir kentsel dönüşüm kararı. Ben bu kararı kucağımda buldum ama kim karar verdiyse doğru karar vermiş. Bir yapılaşma alanının, aradan sadece 25-30 yıl geçmişken evlerin neredeyse kullanılamaz hale gelmiş olması ve bu nedenle kentsel dönüşüme ihtiyaç duyulması üzücü tabii. Bu bölgede insanca yaşama koşulları yok. Bir cenaze olduğunda tabut geçemiyor, battaniyeye sarılıp indirilebiliyor aşağıya, bu kadar kötü yani. Merdiven boşluğu bile yok. Bu bölgede kentsel dönüşüme kesinlikle ihtiyaç var. Bu kararı verenleri de açıkçası kutluyorum; çünkü doğru bir karar.

Belediyemize kentsel dönüşüm yapma konusunda yetki verilmesi de çok iyi bir karar. Bu kararın gereğini tabii ki halkın yararına kullanıyoruz, kullanacağız.

Kentsel dönüşüm sadece bir bina yıkılması, yerine bina yapılması değildir. Kentsel dönüşüm yeni bir altyapı ve her türlü kentsel donanımla yeniden bir kent adacığının oluşturulmasıdır. Elbette daha sağlam ve kaliteli binalar yapılmasıdır ama yeşilin, sosyal donatıların da hesap edildiği yeni bir anlayışın hayata geçirilmesidir.

Müteahhitle vatandaş anlaşsa bile- ki böyle bir ihtimal yok artık; çünkü Bakanlar Kurulu Kararı var Kentsel Dönüşüm yapılacak diye, vatandaşın bu işten karlı çıkabileceği kanaatinde değilim.

TOKİ’nin Belediye Evleri’nde olmaması, devre dışı bırakılması çok anlamlı. Biz halkı TOKİ’nin insafına bırakmayacağız.

Halkın çok büyük bir kesiminin Belediye Evleri’nde yapılacak kentsel dönüşüme desteği var. Oran yüzde 90’nın da üzerinde. Aslında yasaya göre 3’te 2 çoğunluk yeterli ama biz bu oranı daha da yükseltmeye çalışıyoruz. Yani Belediye Evleri halkının tamamına yakını kentsel dönüşüm istiyor ve bu büyük projenin belediyemiz aracılığıyla yapılmasından yana.

Emekçilerle görüşüyorum. STK’larla görüşüyorum, proje hazırladığını söyleyenlerle görüşüyorum, halkla, esnafla, muhtarlarla, odalarla görüşüyorum, akademisyenlerle görüşüyorum, işadamlarıyla görüşüyorum ama bir kesimle görüşmüyorum: Müteahhitler. Onlarla görüşmemin bir anlamı da yok. İhalelerimiz açık, şeffaf. Şartnameyi alırlar, bakarlar ve ister ihaleye girerler ister kırım yaparlar ve yasa gereği ne yapılması lazımsa onu yaparak kazanabilir yahut da kaybedebilirler...

Belediye Evleri’nde yepyeni bir kent oluşacak. Yeşil alanları, sosyal donatılarıyla çağdaş bir kent yapacağız orada. Sadece Adana’ya değil, Türkiye’mize örnek bir kent. Kebapçılar Sokağı, Barlar Sokağı, Kültür-Sanat Sokağı, Türkiye’nin en büyük Mücevher Alışveriş Merkeziyle özel bir kent. Sağlam, küçük meydancıkları olan çağdaş bir kent.. Ve her şey yolunda giderse yani Bakanlıktan onay gelirse mayıs – haziran gibi davul zurna çalıp halay çekerek ilk etap yıkımlara başlayacağımızı umut ediyorum.”

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.