Bu kepazelik yazılmaz mı?

Osman PALAMUT yazdı

29 Aralık 2014 Pazartesi 10:09

 

Bazı arkadaşların bölgesel ve ulusal gerçekleri gündeme getirmemizden rahatsız olduğu sözlerini duyuyorum,

Oysa gerçekleri, diğer bir ifadeyle doğruları kim söylerse söylesin, hiçbir zaman için yaranmamıştır.

Tarih bunun örnekleriyle doludur.

Şimdi şikayet eden arkadaşlara Allah rızası için sormak istiyorum,

Eğilmeden, bükülmeden ve en önemlisi siyasi bir taassup içerisine girmeden, şu iki günden bu yana Cizre’de meydana gelen olaylar karşısında bizlerin yerinde olsanız acaba nasıl bir değerlendirme yapardınız?

Orada mütedeyyin insanlara tahammül edemeyenler, bu insanların evlerini hem de içeride hamile bir hanımefendi ve çocukları olduğu halde ateşe veriyorlar ve üç vatandaşı da vurarak katlediyorlar.

Peki bu evleri PKK militanları neden ateşe vererek yakıyor?

Nedeni şu;

Bu insanların tek suçu HÜDA PAR partisine mensup olmaları.

Bu eşkıyalık ve vicdansızlık karşısında sizler olsanız ne yaparsınız?

Sessiz mi kalırsınız?

Yoksa bana dokunmayan yılan bin yaşasın zavallılığı içerisinde duyarsız mı kalırdınız?

PKK;

Vali ataması,

Vergilerin toplanması,

Kimlik kontrollerini yapması,

Kendi mahkemelerini kurarak yargılama yaptığı Güneydoğuda, şimdi de on binlerce insanın katili olan Abdullah Öcalan’ın resminin yer aldığı paralarını basmasının ardından cidden sizler olsanız neler yazardınız,

Tebrik mi edersiniz?

Yoksa eleştirme hakkınızı mı kullanırsınız?

Bu mesleği icra eden sorumluluk sahibi insanlar olarak, elbette sessiz kalmayıp meydana gelen hainlikler ve densizlikler karşısında eleştiri hakkımızı kullanacağız.

Şu kepazeliğe bakın,

PKK Cizre’nin Nur mahallesinin girişlerine belediyenin iş makinalarıyla büyük hendekler açarak, polisin ve askerin mahalle içerisine girmesi engelliyor.

Peki, belediyeler hangi bakanlığa bağlı?

İçişleri bakanlığı neden bu kepazeliklere sessiz kalıyor?

Nur mahallesinde elinde kalaşnikof silahlarla cirit atan soysuzlar, masum vatandaşları öldürüyor, masum vatandaşların evlerini yakıyorlar ve güvenlik kuvvetleri mahalle içerisine giremiyor.

İşte bu acziyetin bir göstergesidir.

Nur mahallesinin girişine belediyeden alınan iş makinalarıyla açılan hendekler, haftalar öncesinde kazıldı.

Demek ki meydana gelen çatışma haftalar öncesinden planlandı ve dolayısıyla bu gün orada vatandaşlar hayatlarını kaybettiyse, bunun baş sorumlularından biri de belediye başkanının bizatihi kendisidir ama bakanlık bir tek işlem de yapmamaktadır.

Önceki gün MHP Adana milletvekili Seyfettin Yılmaz, “Türkiye bölünmenin eşiğine geldi” demişti,

Şimdi meydana gelen bu olaylara bakarak, ülkenin bölünmenin eşiğine gelmediğini kim söyleyebilir?

Buyurun bunun muhasebesini vicdanlarınızda yapın yapabilirseniz.

Dolayısıyla kim olursa olsun, bu ülkenin ve milletin bekasına zarar veriyorsa onları eleştirmek, kim hayrına iş yapıyorsa onları da tebrik etmek gazeteci olarak bizlerin görevi olmalıdır.

Kısaca,

Doğruya doğru, yanlışa yanlış söylemi hepimizin ilkesi olmalıdır.

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.