120 Trilyonluk Mısır vurgunu

Osman PALAMUT yazdı

31 Aralık 2014 Çarşamba 08:00

 

Dehşet veren bir iddia,

İddia sahibi okurum, telefonda Adana’nın tanınmış işadamlarından bazılarının isminide vererek;

“Osman bey lütfen bu konuyu araştırın, üretici perişan ediliyor, hokkabazlar ve  üçkağıtçılar iyi niyetli samimi Çukurova çiftçisinin malını alıyor, ama aldıkları malların parasını ödemeyerek kurmuş oldukları uyduruk şirketler üzerinden mallarını ele geçirerek paraları iç ediyorlar” diyerek ilave ediyor okurum;

“Ziraat Bankasına veya diğer bankalara borçlanarak üretim yapan birçok üreticimiz, bu sahtekarlık sonucunda kimi tarlasını satarak, kimi elindeki avcundakini, traktörünü ve gayrimenkulünü satarak perişan oluyor, bu sahtekarlık günler süren bir tefrikayı gerektirir, bu öyle sıradan bir dolandırıcılık işi değildir” diyor.

İddiaya baktığımız zaman, ahlaksızlığın diz boyu olduğunu görüyoruz.

Mısır Çukurova’nın narenciyeden sonra üreticinin bilindiği gibi en önemli gelir kaynağıdır.

Aylarca ekmiş olduğu ürüne gözü gibi bakar ve sonunda yapacakları hasat sonrasında eline geçecek parayla öncelikle borçlarını ödeyip, kalan parayla da çoluk çocuğunun ihtiyacını düşünür.

Ama gelin görün ki;

Ticari ahlakın ve ticari edebin giderek kaybolduğu günümüzde, Adana’da isim yapmış bir şirketin kışın soğuğunda, yazın kavurucu sıcağında üretim yapan çiftçileri dolandırması karşısında elbette sessiz kalınamazdı ve bu kepazeliğin ortaya çıkması için elbette temaslarımız sürecek.

Çünkü bu iddialar öyle görmezlikten gelinecek cinsten iddialar değildir.

Peki, bu soysuzluklar son yıllarda neden arttı?

İşte asıl irdelenmesi ve araştırılması gereken nokta tam da burasıdır.

Şöyle hafızalarımızı birazcık zorlayalım,

Fazla değil, 20-30 yıl öncesinde ki ticari hayatı bir hatırlayalım,

Günümüzde ki kadar, dönen senetler veya çekler var mıydı?

Elbette yoktu,

Çünkü o zamanlar, ödenmeyen çeklerin ve senetlerin borçlular açısından ciddi bir yaptırımı vardı.

Çek yasasının çıkmasından sonra, ödenmemesi halinde ciddi bir yaptırımı olmayan çekler, ister istemez tiyniyeti bozuk şaklabanlar vermiş oldukları çeklerin ve senetlerin arkasında durmamayı bir marifet sayarak, ticari hayatı alt üst etmeye devam etmektedirler.

Dolayısıyla mısır vurguncularına gelince,

Bu ahlaksızlığın delillerine ulaştığımız gün, o şirketin adını açıklayacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın.

Bir tarafta üreticiyi perişan eden sahtekarlar, yüzleri kızarmadan ortalıklarda gezerlerken,

Sunar Mısır gibi şirketler.

Sebat Tarım Ürünler gibi şirketler,

Ve Özkanlar gibi örnek şirketlerin varlığı ise,

Çalışmalarıyla, prensipleriyle, ilkeli ve dürüst duruşlarıyla çift ilerin gönlünde taht kurarken, Çukurova’ya bu alanda ayrı bir güzellik katmaktadırlar.

SONUÇ OLARAK,

Çek yasasının caydırıcılığını kaybetmesi, iş alemine iddia edildiği gibi rahatlık değil sıkıntıdan başka bir şey getirmediğini her ortamda artık gündeme getirmek gerekiyor diyorum.

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.