Hesap lütfen!

Doğan GÜLBASAR yazdı

07 Ocak 2015 Çarşamba 08:00

 

Geçmişte herhangi bir siyasetçi ya da üst düzey  bürokratla  ilgili yolsuzluk iddiası olduğunda savunma şu şekilde olurdu;

“Veremeyeceğim hesap yok.”

Şimdi ise durum değişti. Suçlamaya maruz kalan kişi ya da kişiler;

“Ben hesap vermek” diyebiliyor...

4 eski bakanın Yüce Divan’dan kaçmaları tam da bu anlama geliyor. “Biz Allah’a hesap veririz” bile diyemiyorlar.

Hesap vermiyorlar, vermekten kaçıyorlar. Acaba hesap, ödeme güçlerinin üzerinde mi geldi! Lokantada hesap edeyemeyenlere bulaşık yıkatma geyiği vardır. Bunların elleri bulaşık suyuna da değmiyor, çünkü bir elleri yağda bir elleri balda. Kollarında da 700 bin liralık saat var. Su da geçirmiyor ama yine de ellerini suya sokmaktan korkuyorlar.

Oysa ki Yüce Divan onlar açısından büyük fırsattı. Aklanma fırsatı. Onlar ise aklanma yerine ‘AK’lanmayı seçtiler. Yani AK Parti’nin parmak sayısının  fazlalığına güvenerek bu fırsatı teptiler.

Kayıtlar “sahte” dendi, “montaj” dendi. Komisyonda “sahte” mi “montaj” mı olduğuna değinmeden “hukuksuz elde edilmiş delil” sınıfına sokularak “imha” edilmesine karar verildi.

Kafalar iyice karıştı. “Sahte” ya da “montaj” ise niye imha ediliyor. Hukuksuz elde edilmiş “delil” ise iddialar doğru mu?

Şimdi 4 eski bakan aklandı mı? Yolsuzluk yapmadıkları, şaibeye bulaşmadıkları net olarak ortaya mı çıktı. Yargının karar vermesi gereken bir konu komisyon marifetiyle sonuca mı bağlandı?

Peki kamu vicdanında da mı aklandılar?

Eğer eski bakanlar haksız yere suçlandıysa, çocukları tutuklanarak mağdur edildiyse bunu telafi etmek gerekmiyor mu?

Cevaplanması gereken o kadar çok soru var ki! Oysa bu soruların cevabı Yüce Divan’da verilebilir ve Türkiye asla unutmayacağı bu garabetten kurtulabilir.

Şimdi her şey askıda kaldı.

Tüm soruların cevabı parmak sayısının çokluğuna göre verilebiliyorsa mahkemelere ne gerek var? Kalkan parmaklar sayılır ve her sorun  yargıya gidilmeden bu şekilde kestirmeden çözülebilir. Bu da Türkiye’ye özgü adalet sistemi olarak literatürdeki yerini alır!

Böylece hesabı verilmeyen her yolsuzluk iddiasının hesabını  bu millet öder.

Demokratik ilkeler, adalet duygusu gibi kavramlar mı?

Boşverin onları...

Onlar darbeci söylemleri!

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.