Vali atamaları,
Kaymakam atamaları,
Yollarda kimlik kontrolleri,
Şehir içerisinde kimlik kontrolleri,
Vergilerin toplanması,
Ve şimdi de PKK hükümete çağrı yapılarak;
"Güneydoğudaki şehirlerden askeri ve polisi çekin" diyor.
Gözler şimdi hükümette.
İktidar bu ahlaksızlık karşısında bir cevap verecek mi?
Yoksa,
"Çözüm sürecine bir zarar gelmesin" çerçevesinde sessiz mi kalınacak.
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun böylesine bir rezil teklife hak edilen cevabı vereceğine inanıyorum.
Güneydoğudan askerin ve polisin çekilmesi, bu bölgenin resmen bölünmesi anlamına gelir ki, bu tez AK Parti iktidarının sık sık dillendirdiği;
"Bu ülkenin bir çakıl taşını dahi kimseye veremeyiz" sözleriyle çelişmiş bulunmaktadır.
En azından millet olarak bu sözlerden kesinlikle dönülülmeyeceğine inanıyoruz.
Yine Sayın Ahmet Davutoğlu;
"Bizim en büyük dayanağımız millettir" diyor.
Ve millet;
İktidarın istediği o desteği,
O dayanışma ruhunu tereddütsüz vererek, üzerine düşeni fazlasıyla yapmaktadır.
Bu alanda bir sorun olmadığına göre, artık PKK'nın ve siyasi uzantısının ülkenin birlik ve bütünlüğü konusunda zerre-i miktar taviz verilmeyeceğini anlaması için, iktidarın anlayacağı dilden, siyasi olarak bildirmesinin zamanı gelmiştir.
Bunlar çözüm sürecini fazlasıyla istismar ettiler,
AK Parti iktidarı ülkenin birliği noktasında kararlı duruşunu ortaya koymaz ise, Güneydoğuda ki başta korucular ve milletin birliğinden yana tavır alan Kürt kardeşlerimiz, olası tehlikelerden kesinlikle kurtulamazlar.
SONUÇ OLARAK
PKK'nın dün güvenlik güçlerimizle ilgili ortaya koyduğu bu alçakça talep için, derhal siyasi kararlılık ortaya konmalıdır.
Aksi takdirde, meydana gelecek sükut bu örgütün siyasi kanadını çok daha şımartarak, istenmeyen sonuçların doğması için harekete geçecektir.