Saddam Hüseyin'in 35 yıl Türkmenlere asimile uygulayarak 35 yıl Kürtleştirmek için mücadele ettiğini söyleyen Türkmeneli Öğrenci ve Gençler Birliği Genel Başkanı Mardin Gökkaya, "Ne hazindir ki 2003'ten bu yana Saddam'ın Türkmenler için uygulamış olduğu Kürtleştirme politikası tüm hızıyla sürmektedir. Türkiye bu duruma seyirci kalmamalıdır" dedi
ABDULBASIT "TÜRKİYE'DEN SİYASİ YARDIM BEKLİYORUZ"
Irak politikasında gelişmiş batı ülkelerinin ahlaksızca bir politika uygulayarak Türkmenleri yok saydığına dikkat çeken Türkmeneli Öğrenci ve Gençler Birliği Telafer Sorumlusu Abdulbasıt Kadaş ise, "Batı Irak genelinde haince bir politikayı ortaya koyarak Türkmen varlığının yok sayılmasını hedefliyor Türkiye siyasi yardım yaparak bu oyunu bozmalıdırl" dedi
Türkmeneli Öğrenci ve Gençler Birliği Genel Başkanı Mardin Gökkaya ve Telafer sorumlusu Abdulbasıt Kadaş gazetemize yapmış olduğu özel açıklamada Irak'taki Türkmenlerin geleceklerinin tehlikede olduğunu söylediler.
Irak'ın en büyük ilçesi olan Telafer ve Tuzhurmatu'da 700 bin Türkmen’in yaşadığını, her iki ilçede nüfusun tamamının Türmen olduğuna dikkat çeken Mardin Gökkaya günümüzdeki Türkmen gerçeğiyle ilgili yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi:
"Türkmenler olarak bizlerin anayurdu Türkiye'dir ve ne yazık ki Türkiye özellikle siyasi alanda Türkmenlere beklenen yardımı yapmaz ise geleceğimiz tehlikededir. Türkmenlere Saddam’dan önce başlayan ve Saddam’la devam eden baskıların ve yıldırma politikalarının son bulması için artık uluslararası diplomatik gücün ortaya konması gerekir. Saddam 35 yıl Türkmenleri Kürtleştirmek için uğraştı durdu ama 2003'ten sonra ne yazık ki değişen bir şey olmadı ve bugün Saddam’ın bir zihniyeti olan Kürtleştirme politikası tüm hızıyla devam etmektedir. Irak hükümeti hiçbir zaman için Türkmenlere sıcak bakmadı. Oysa bizler bin yıldır bu toprakları kendimize yurt edinmiş bir milletiz. Bugün yüzde yüz Türk olan Telafer, Tuzhurmatu, Kerkük ve diğer Türkmen yerleşim bölgelerine baktığınız zaman bir tane park, bir hastane, bir tek spor salonu ve sosyal aktivitelerin yapılması için tek bir yer göremezsiniz. İşte Irak hükümetinin öteden beri bizlere reva gördüğü bakış açısı budur.”
TÜRK FİRMALARI TÜRKMENLERİ ÇALIŞTIRMIYOR
Irak'ta bin tane Türk firmasının bulunduğuna ve bu firmalarda toplamda 150 bin kişinin istihdam edildiğine dikkati çeken Mardin Gökkaya bu konuda ise acı olan gerçekleri dile getirerek, "Irakta faaliyet gösteren bin Türk firmasında 150 bin kişi çalışmaktadır ama ne garip ve hazindir ki bu firmalarda bir tek Türkmen çalıştırılmıyor. Peki neden çalıştırılmıyor Türkmenler? Türkmenler çalışıp para kazanmasın ve dolayısıyla güç kazanmasınlar diye Türkmenler çalıştırılmamaktadır. Bu ne insani bir davranış ve evrensel insan hakları sözleşmesine yakışan bir davranıştır. Bizler Türkiye'den böylesine önemli meselelerin çözümü için destek bekliyoruz" şeklinde konuştu.
KADAŞ, "TELAFER KAPISI NEDEN AÇILMIYOR?"
Türkiye'nin Habur sınır kapısının yanında daha ekonomik olan Telafer kapısını neden açmadığına anlam veremediklerini söyleyen Türkmeneli Öğrenci ve Gençler Birliği Telafer Sorumlusu Abdulbasıt Kadaş ise, Telafer kapısının açılması halinde Türk tırlarının Bağdat'a iki satte ulaşabileceklerini ve böylece hiçbir geliri olmayan Telafer’in tırların geçişiyle katma değer alabileceğini ifade ettiği açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
"Yıllardır Habur kapısının yanında Telafer kapısının da açılmasını Türkiye'den istiyoruz ama bir türlü bunu başaramadık. Türk tırları Habur sınır kapısından geçerek erbil üzerinden Bağdat'a 5 saat gibi uzun bir zamanda giderlerken, Telafer kapısının açılması halinde Bağdat'a iki saatte ulaşabileceklerdir. Biz şunu çok iyi biliyoruz ki Telafer kapısının açılmasını Barzani istememektedir. Neden? Türkmenlerin bir geliri olmasın diye. İşte bizim bu kısır ve sığ siyasi görüşlerin yıkılarak artık Türkiye açısından Kıbrıs kadar önem arz eden Türkmenlere ilgi duyulmalı ve sorunlarının çözümü için harekete geçilmelidir."