Siyasette Kürt Argümanı

Talat ÖZYÜREK yazdı

09 Ocak 2015 Cuma 14:00

                           

Öncelikle şunu tahmin ediyorum ki bu yazacaklarım birçok çevre tarafından olumlu karşılanacağı gibi bazı kesimler tarafından da menfi olarak kabul görecektir. Lakin terör sona ersin şehitler verilmesin diye çözüm gerekli…

Bir biz değiliz. Dünyada gerek İngiltere gerekse ispanya benzer adımlar attı, çözümle alakalı müzakereler yapıldı…

Sanırım evvela silahlar bırakılsın, daha sonrada gerek eşitlik gerekse adalet sağlanır, minvalinde PKK’yı razı etme ihtimali yok…

Hala korku var içlerde, ama korkunun panzehri, tanışmak ve tanımadan geçer… O yüzden diyalog önemli.

Anımsarsanız 28 Şubat sürecinde, başörtüsüne ters bakanların büyük bölümü bugün hata yaptıklarını kabulleniyorlar. İşte hem Cumhurbaşkanımızın hem de Başbakanımızın eşleri tesettürlü lakin ne laiklik nede Cumhuriyet elden gitmedi…

Toplumumuzda bir diğer ürpertide bölünmek. Türkiye yerel yönetimlerin yetkilerinin genişlemesiyle, anadilde eğitimle bölünür korkusu yaşayanlar sanırım şimdi görüyorlar ki tereddütler tevatürden başka bir şey değilmiş. Ama eşitlik ve adaletin sağlanması sayesinde az yahut çok barışa bir adım daha yaklaşmış olduk.

Mevcut iktidar, çözüm sürecinde bir hayli mesafe aldı. AK Parti hemen hemen tüm kongrelerinde, 2023 hedefinde Kürtlere dair hep önemli vaatler açıklandı. İşte Anadilde eğitim hakkı ve kamu hizmetlerine erişim, eşitlik komisyonunun kurulması, Kürtçe tercümanlık, Kamuda etnik ayrımcılığa son verecek tedbirler alınması vs. Bazıları hemen hemen gerçekleşti gibi. Zaten bunların birçoğu da evrensel hukukun gereğidir de.

Hatırlar mısınız? Bilmem ama Kılıçdaroğlu Ahmet Hakan’a konuk olduğunda bunların birçoğuna karşı çıkmıştı. Hani sizin sosyal demokratlığınız ağzınızı açtınız mı hak, hukuk, eşitlikten söz edersiniz. Sanki ayda yaşıyorlar, bilmiyor musunuz ki KCK davalarının Kürtçe ifade yüzünden tıkandığını.

Yapılan araştırmalarda üç aşağı beş yukarı istatistiklere baktığımızda görüyoruz ki; gerek teröre gerekse mazeretli mazeretsiz vukulara rağmen Türkler ve Kürtler birlikte yaşamak istiyorlar. Hem Türkler hem de Kürtler %90 üzerinde ‘ Türk bayrağı da İstiklal Marşı da bizim ortak paydamızdır. Cevabını veriyorlar. Aynı apartmanda komşu almaktan tutunda kız alıp vermeye kadar uzanan birçok soruya ezici çoğunlukla evet diyorlar. Merak edenler Bilgesam’ın ‘Terörle mücadelede toplumsal algılar’ isimli araştırmalarına göz atabilirler, yarınlarımıza dair güzel bir araştırma.

Hülasa;

Yukarıda adaleti de elden bırakmadan mevcut hükümetin şimdiye kadar kimsenin yapmadığı yapmaya cesaret edemediği şeyleri yaptığını yazdım. Lakin işin bir de mevcut realitesi var. Ne mi?:

Kürtler hala azgın bir azınlığın elinde esaret yaşıyor. Bu azınlık demokrasiye düşman. Sokakların Vandalları. Kürtler de makul çoğunluk Vandallar kadar etkin değil.

Kürt siyaseti Türklerin 1960 da yaşadıklarını yaşıyorlar. Türkler 1960 tek parti esaretinden kurtuldu. Kürtler hala tek parti esaretinde yaşıyorlar. Hala 2. Bir Kürt siyaset partisi yok.

Çözüm sürecine Kürt bölgesindeki dini akımlar dahil edilmeli. Menzil, Tillo, tarikatlar ve cemaatler…

Feodalite hala çok hâkim. Aşiret yapısı çözülmeli.

Kandil esareti altında siyasi parti olunur mu?

Kürtler defaatle özeleştiri yapmalı…

Türkiye çapında olumsuzluklarla anılan sektörler neden Kürtlerin elinde…

Rövanş izim ruhu doğru değil. Bu ülkede sadece Kürtlere zulüm yapılmadı. Ülkücüler, solcular, aleviler de yıpratıldı ama hiçbiri Kürtler gibi ne bir beklenti içerisine girdi, ne dağa çıktı ne kamu mallarına zarar verdi.

                                                                                                            Sevgi Saygı Ve Dua İle…

 

 

 

 

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.