Şimdi, bu gerçekleri açıklamanın tam zamanı. Çünkü ortada bir katliam var.
Tarih; 8 Mayıs 1945, yer Setif ve Guelma;
İkinci Dünya Savaşı zamanında, diğer sömürgelerinde de yaptığı gibi Cezayirli on binlerce insanı zorla cephelere süren Fransa yüzünden on binlerce Cezayirli 2. Dünya Savaşı’nda hayatını kaybetti. Bu da yetmezmiş gibi 8 Mayıs 1945’te, İkinci Dünya Savaşı’nın bitişini kutlayan ve Medeni! Fransa’dan bağımsızlığını isteyen Cezayir halkının, ‘Müslümanlar Uyanın!’ pankartları ve Cezayir bayrakları taşıması üzerine, Fransız sömürge güçleri tarafından halkın üzerine ateş açıldı. Fransız kuvvetlerinin savaş uçakları ve tank gibi ağır silahlar kullandığı ve günlerce süren bu katliamda 45 bin Müslüman sivil katledildi. Fransa tarafından oluşturulan “İnfaz Timleri” Müslümanları toplu halde kurşuna dizdi ve katledilen binlerce insan bizzat halka kazdırılan toplu mezarlara atıldı. (1)
Medeni Fransa’nın temiz! İnsan hakları sicili sadece bu kadar değil!
Yıl 1994, yer Ruanda;
BM Ruanda Araştırma Komisyonunun hazırladığı yüzlerce sayfalık raporda, 1994 yılında 800 bin kişinin öldüğü Ruanda katliamında Fransa’nın aktif rol oynadığı, katliama bizzat katıldığı, katliamı yapan grupları eğittiği ve silah yardımında bulunduğu, ölüm listeleri hazırladığı bu raporla resmiyet kazanmıştı. Kim bilir rapora yansımayan daha nice acımasızlıklar ortaya çıkacağı günü beklemektedir.
Hali hazırda Afrika’da, Ortadoğu’da, Afganistan’da devam eden Müslüman katliamında Fransa’nın oynadığı aktif rolü de düşündüğümüzde özelde Fransa’nın ama en genel anlamda Uygar(!) Batının hiç de masum olmadığını açık yüreklilikle belirtmek gerekmektedir.
Sosyolojik bir tespit olarak şunu belirtmek isterim;
Batı dünyası tarafından yapılan bunca dizayn çalışmaları, onlarca projeler, binlerce askeri ve sivil operasyonlar, katliamlar, zenginliklerin yağmalanması evet tüm bunların Batı dünyasına bir maliyeti elbette olacaktır. Algı operasyonları ile oluşturulan “masum batı” algısına sahipseniz, bu düşüncenizi tekrar gözden geçirin. Gerçek sizin sandığınız gibi değil…
Söylenecek çok şey var ama ben şu soruya cevap verip yazımı noktalayayım.
Çok akıllı birisi çıkıp bana şu soruyu sorabilir.
“Şimdi sen bu katliamı kınamıyor musun?”
Merak etme kardeşim ve şunu sakın unutma, benim öğretmenim Batı değil, benim öğretmenim vahiy. Eğer anladıysan bu sana cevap olmuştur. Gerçeklere Fransız kalma.
m.azizterzi@gmail.com