Anadolu Rock’u şahlandıran Adanalı

Yener EKİNCİ / Söyleşi

16 Ocak 2015 Cuma 07:00

Haluk Levent: Hatamın bedelini ödeye ödeye bitiremedim

Adana’dan çıkıp Anadolu Rock kültürüne öncülük eden ünlü Sanatçı Haluk Levent, sanat hayatında emin adımlarla ilerlerken geçirdiği yol kazalarının nedenini Adana Medya’ya anlattı. Levent, “Tam bir tefeci kurbanıyım. Yaptığım bir hatanın bedelini yıllardır ödeye ödeye bitiremedim” dedi. Üzüntü ve pişmanlıklar yaşadığını ifade eden Haluk Levent, “Yaşadığım bütün sıkıntıları sevenlerimle birlikte aşacağıma inanıyorum” şeklinde konuştu.

Anadolu Rock’u şahlandıran Adanalı

Türkiye’de Anadolu Rock kültürünü yeniden başlatan Adanalı Sanatçı Haluk Levent, uzun zamandan beri röportaj yapma isteğimize, “İlk fırsata ziyaretinize gelmeyi çok isterim” diyerek karşılık veriyordu ancak yoğun sahne ve konser çalışmaları uygun zamanı bir türlü denk getiremedi. Eskisi kadar sıklıkla Adana’ya gelemediğini söyleyen Levent’e, telefon marifetiyle hakkında merak edilenlerle ilgili birkaç soru yönelttik. Sorularımıza içtenlik ve samimiyetle cevap veren Levent’in aynı zamanda kısaca yaşam öyküsünü derledik.

SON DÖNEMLERDE SANATINIZINDAN ÇOK GÖZALTI HABERLERİNİZ VE BORÇLARINIZLA GÜNDEME GELİYORSUNUZ. BU DAHA NE KADAR DEVAM EDECEK?

Türkiye’de muhalif olursanız sizinle uğraşan çok olur. Adli vakadan suça karışırsanız hayatınız bir türlü düzene girmeyebilir. Bende ikisi de var. Biliyorsunuz geçmişte cezaevine girdim. Bu konuda üzüntü ve pişmanlık yaşıyorum. Dinleyicilerime ihanet ettiğimi düşünüyorum. Hepsinin farkındayım ancak geçmişim yakamı bırakmıyor. Adli sorunlarım çok fazla yazılıp çiziliyor. Ben daha çok yaptığım müziklerle anılmak istiyorum. Daha önce borçlarla harçlarla tefecilerle uğraşmışım. Haluk Levent’in gözaltına çağrılması rutin, sıradan bir iş yani artık. Konserlerim dolup taşıyor. Çok da fazla konser teklifi alıyorum, ama doğruyu söylemek gerekirse; konserlerden kazandığım parayla geçmişin borçlarını tam dengeleyemiyorum. Çok daha büyük ödemeler yapmam gerekiyor. Ama bu kitle benim yanımda olduğu sürece, inanıyorum ki uzun dönemde halledeceğiz.

O HALDE MÜZİKTEN BAHSEDELİM. POP MÜZİK FURYASI OLDUĞU BİR DÖNEMDE ANADOLU ROCK’I TANITTINIZ VE SEVDİRDİNİZ.  BUGÜN İSE POP MÜZİK YENİDEN REVAÇTA. ANADOLU ROCK’UN GELECEĞİ TEHLİKEDE DİYEBİLİRMİYİZ?

Ben müziğe başladığım dönemlerde Anadolu Rock yoktu veya canlanmamıştı. Tecrübelerimden şunu iyi biliyorum ki, Rock müzik popülerleşince içi de boşalıyor. Ayrıca zaman geçtikte müzik de değişime uğruyor.  Fakat Anadolu Rock’un bir temeli var. Cem Karaca, Barış Manço, Üç Hürel, Moğollar gibi gruplar bunun temelini oluşturdu. Bu temel üzerine devam ediyor. Günümüz dünyasında bu değerler var ama bu tarzda müzik yapan insanın kendine medyada yer bulması zor. Hatta klibinizin müzik kanallarında yayınlanması için içinde toplumsal siyasi unsur olmaması gerekiyor, bunların ayıklanması isteniyor.

ADANALI YEREL SANATÇILARLA YAPTIĞIMIZ RÖPORTAJLARDA, BU KENTİN SINIRLARINI AŞMADAN BİR YERE GELEMEYECEKLERİNDEN ŞİKAYET EDİYORLAR. PEKİ SİZ ADANA’DA KALSAYDINIZ, BU KADAR İYİ BİR SANATÇI OLABİLİR MİYDİNİZ?

Müzikle uğrayan birinin Adana’da kariyer yapması neredeyse imkansızdır. Ben Adana’da kalsaydım sanatçı bile olmayabilirdim. Adana dışına açılan insanlara baktığımızda çoğunun başarılı olduğunu görüyoruz. Mesela Murat Kekilli, Murat Göğebakan gibi isimler önemli işler başardılar. Yerel sanatçı arkadaşlara tavsiyem, imkan bulduklarında şanslarını Adana dışında aramalarıdır.

YAŞAM ÖYKÜSÜ

26 Kasım 1968 tarihinde Adana'nın Yüreğir ilçesindeki Yamaçlı mahallesinde doğmuştur. Dokuz kardeşin sekizincisi olan Haluk Levent, ailesinin Nusayri olduğunu fakat Arap olmadıklarını ifade etmektedir. İlkokulu Sabancı İlk Öğretim Okulu'nda okudu. Adana Atatürk Lisesi'nden mezun oldu. Sonra sırasıyla Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Mühendisliği, Ankara Üniversitesi Kastamonu Meslek Yüksek Okulu Bilgisayar Programcılığı, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü ve Ankara Üniversitesi Muhasebe bölümünde kısa zamanlar öğrencilik yaptı. Üniversite giriş sınavlarını kazanıyordu ama eğitimini istikrarlı bir şekilde ilerletemiyordu. Bu durumda ailesinin maddi sıkıntıları da önemli bir rol oynuyordu. Sınavlarla geçen bu yıllar içinde ticaretle uğraşan Haluk Levent, başarısız bir ticaret adamı olarak Adana'dan ayrıldı ve kendini yollara verdi. İlk albümünün “Yollarda" adını alması da bu günlerdeki deneyimlerin sebebidir. Birçok şehirde dolaşıp şarkı söyledi. Kimi zaman hasta bir kız çocuğu için sokak sokak dolaşıp şarkı söyleyerek para toplamaya çalıştı. Bu çabaların bazılarında başarılı oldu. 1992 yılında İstanbul'a geldi. Ortaköy'de çeşitli barlarda çalıştı. Yıldıray Gürgen ile tanıştı. Bununla beraber Serdar Öztop ve Akın Eldes gibi kaliteli müzisyenlerle çalışıp albümlerinin kalitesinin artmasını sağladı 1990’da başladığı albüm çalışmaları zahmetli ve yıldırıcı üç yılın ardından meyvesini verdi. 1993 temmuzunda Yollarda albümünü çıkarttı.[1] Bu albüm aynı zamanda Anadolu rock müziğinin ortaya çıktığı 70’lerden sonra ikinci yükseliş döneminin ilk eserlerindendir. Aynı yıl Moğollar da 20 yıl aradan sonraki ilk albümünü çıkartmıştır. Yollarda hiç beklenmedik bir şekilde yaklaşık ikiyüzbinlik satış rakamına ulaştı. Bu, Türkiye Müzik piyasasında açılan yeni bir kulvarın ardından milyonları sürükleyeceğine dair ilk işaret gibiydi. İlk albümün ardından 1995 ekiminde Bir Gece Vakti bir milyona yaklaşan satış rakamı yakaladı. Yine 1996'nın hemen sonunda Arkadaş albümü piyasaya çıktı. Bu albümle sanatçı, Anadolu rock müziğin müzikal anlamda en başarılı örneklerinden birine imza atmıştır. Sanatçı Arkadaş albümü için "Bu albümle dünya standartlarını yakaladım" demektedir. 1997'nin Ağustos ayında cezaevine girdi. Yaklaşık on yıldır kurtulamadığı ticari bir dava yüzünden 9 ay cezaevinde kaldı. Cezaevindeyken uzun saçlarını kesip Akkuyu’ya, yapılması düşünülen Nükleer santral projesinin protesto gösterilerine yolladı. Cezaevine girmeden önce oluşturmuş olduğu kayıtlarla Mektup albümünü çıkarttı. Mektup içeriden dışarıya yazılmıştı ve dışarıda bu “Mektup”u yüz binlerce kişi okudu. İçerde boş durmadı Kedi Köprüsü adlı ilk kitabını yazdı. Gözleri kör eden ışıklardan kurtulmuş ve her ne kadar yüz bin mektup almış olsa da sonunda kendisine kalmıştı. Bu “kendinelik” bir kitapla somutlaştı. Cezaevinden çıktıktan sonra yeni albümünü hazırlamak için çok az bir vakti vardı. Çünkü 18 aylık askerlik görevi bekliyordu. Bu koşullar altında 1998 eylülünde Yine Ayrılık albümünü çıkarttı ve askere gitti. O askerdeyken bedelli askerlik çıktı. Anlamlı bir talihsizlik oldu. Askerdeyken Türkiye'nin daha önce hiç gitmemiş olduğu yerlerinde konserler verdi. Bütün Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da konserler verdi. 1999 depreminin ardından İzmit'te kurulan Çadır kentlerde bizzat çalışıp çadırlar kurdu. Depremzedeler yararına konserler verdi. Askerdeyken izin günlerinin hepsini stüdyoda geçirdi. 2000'in hemen başında www.leyla.com'u çıkarttı. Gittikçe dijitalleşen bir dünyada duyguların da dijitalleştiğinden dem vuruyor, "Kamyoncunun Türküsü" şarkısıyla Susurluk’a gönderme yapıyordu. Askerlik görevinin ardından sırasıyla 2001 şubatında Kral Çıplak, 2002 ekiminde Bir Erkeğin Günlüğü, 2004 eylülünde Aç Pencereni, 2005 nisanında Annemin Türküleri adlı albümlerini piyasaya sürdü. Ayrıca ikinci deneme kitabı olan Moritos'un Düşleri'ni yayımladı. Sanat yaşamının on beşinci yılına (2005) adım atan sanatçı, bu geçen on beş yıl boyunca yurtiçinde ve yurtdışında yaklaşık on bin konsere çıktı. 15 yılda yaklaşık olarak beş bin gün olduğunu varsayarsak, buradan Haluk Levent'in bu 15 yıl içinde her gün yaklaşık iki konser verdiği sonucunu çıkarabiliriz ve bir günde 11 saat konser verdi ismini altın harflerle tarihe yazdı Türkiye’de en çok konser veren sanatçıların başında gelen Haluk Levent, bu konserlerin çok önemli bir kısmından para almamış, konserin gelirini ihtiyacı olan hastalara vakfetmiştir. Yardımsever Rock’çı tanımının yakıştırılması bu sebeptendir. Aynı zamanda Çevre Sorunlarına karşı duyarlılığıyla ön plana çıkan sanatçı, hemen hemen her albümünde çevre bilincini aşılama yolunda şarkılara yer verdi. Türkiye’nin değişik bölgelerinde çevreye zara verdiği söylenen projeler aleyhine davalar açtı ve açılan davalara müdahil oldu. Mersin’in Kazanlı ilçesindeki Caretta Caretta Kaplumbağalarının soyunun tükenmemesi için protesto gösterilerinde bulundu. Kısa sanat yaşamına on iki albüm, bin konser, iki kitap yüzlerce ödül, yardım konserleri, iki tane rekor konser (on iki saatlik), onlarca çevre davası sığdırdı Haluk Levent. Neslin Yonarlar ile evli olup Ela adında bir kız çocuğuna sahiptir. 2010'un son aylarında Hacivat Karagöz adlı albümünü çıkardı. Sanal alemde izlenme rekorları kırdı ama kaset-cd satışlarında bu oran görülmedi. 2014 yılının Şubat ayında Dostane isimli albümünü çıkardı.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.