Seksi vekillerimiz

Kadir ŞİNASİ yazdı

19 Ocak 2015 Pazartesi 07:30

 

("Aşk; yanlış ilişkinin, üstünü örtüyorsa, artık ilişki kendi hukukunu yaratmıştır, meşrudur) İlk sözüm..

         Geçen günlerde,  bir ulema, "kadınların gülmesi caiz değil, iffetsizliktir "dedi. Şimdi, anladığım kadarıyla, meclisteki kadın vekiller gülüyorsa , o ulema meclise bakıp sanırım, en azından, gülümseyerek, "sizi seksiler sizi" diyordur. Onun gözünde bütün bayan vekiller seksidir. Bu ulema arkadaşı; Cem Yılmaz şovuna davet edeceksin ama bayanlar matinesi olmalı, tek erkek kendisi olmalı… O gülen bayanların ,vicdanlarına kalmış, ne ceza verecekleri.. Çünkü o ulemaya göre ,hepsi iffetsizdir..

        Oysa, gülmek insanı rahatlatan, etrafa pozitif olumlu ışık saçar. Gülen insan, suç işlemez. Saygısızlık yapmaz. Herkesin nefesini açar,  yorgunluğunuzu alır. Gülmeyen insan, bütün kötülükleri barındırır. Bu kişilerin rengi soluk, yüzü donuk, gözlerinin feri sönük, kısa adımlar atar ve omuzları düşüktür. Onları gördüğünüzde sakin olun, derin nefes alın, yavaşça uzaklaşıp, acıyarak bakın , vah vah... Yine bir vakfın başkanı, "Altı yaşında bir kızla evlenilebileceğini " söyledi.  Biz buna ne diyelim. Hadi biz bir şey demiyoruz ama bu kadar din adamları nasıl sessiz  kalır ve susturmaz? Toplum bu düşünceyi gerçek algılıyor. Hiç kimse sormuyor, neden islam ülkelerinde bilim gelişmez? Onların icadı olan silahla gerçek islami kurmaya çalışacaksınız. İlaç, bilim, teknoloji, araştırmalar ve her türlü üretim onlarda. biz ne yapıyoruz? Sadece tüketiyoruz her şeyi. Vicdanı, ahlakı, mutluluğu, umudu ve soluduğumuz havayı tüketiyoruz. Bizdeki üretim sadece montajdır. Haksızlık etmeyelim, maşallah biz inşaata ve müteahhitlikte bir numarayız gerisi teferruattır. Böyle bir ortamda, "Altı yaşında  çocukla evlenebilirsiniz"  fetvası geldi mi, durum çok vahim.

       Kanaat getirdim, toplum çıldırmış, biz ne soluyoruz,  bu kafaya sahip oluyoruz. Yanlış yönlendirenler yüzünden gerçekten din bu mu? diye soruyu sormadan edemiyoruz.

        Bu işin sonu hiç iyi görünmüyor. Bir zamanlar, Çernobil den sonra, bakan bizim gözümüzün içine bakıp, "Bakın ben  çay içiyorum, bir şey olmuyor. "diyor. Ve gelinen nokta bu. Demek ki, çıldırmanın sınırı yok

           Son yıllarda siyaset  uğraşanlar da görünen ve geçmek bilmeyen, bir uzamış ergenlik sendromuna yakalanmış, politikacılara sahne oldu. Tabi ki; ilişkiler, insanların özelidir. Buna kimsenin karışmaya hakkı yoktur ve iki kişilik ilişki her zaman kendi dilini, hukukunu ve biçimini yaratır. En önemli sorun, bu ilişki aşk ile yoğrulmuş mu? Bu kritik soru, ilişkinin ve kişilerin niteliğini belirler. Kişiler ya Romeo- Juliet’dir yahut katsayısı sıfır olan bay ve bayandır. Beni üzen şey, sıfır olan insanların, kendini Roma-Juliet  sanmalarıdır. Sanırım, bunun nedeni uzamış ergenlikleridir. Yani suçları yok, suçlu hormonları ve sivilceleridir. "Aşk; yanlış ilişkinin ,üstünü örtüyorsa, artık ilişki kendi hukukunu yaratmıştır. Meşrudur." Son sözüm...

kadir.sinasi@yahoo.com     ..                                                                            

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.