Cumhuriyet Halk Partisi’nin yeni yönetimi görev bölümünden sonra işbaşı yaptı. Yönetim kurulu ile ilgili yorumumu sonraya saklıyorum ancak bir dipnotu düşmeden geçmek istemiyorum. Yönetimde hem ‘profesyonel’ il yöneticileri, hem konsensüs hem de yeni nesil vizyonu koyacak isimler var. Detaylı yorumumu daha sonra bir yazıda yazacağım.
Öncelikle Burhanettin Bulut’un açıklamalarından aldığımız ip uçları da gösteriyor ki CHP’nin öncelikli hedefi Adana’da kayıp olan yüz bin oy. Bu anlamda CHP-MHP arasında sadece Büyükşehir üzerinden okunan çatlağa daha derin, daha analitik bakmak ve okumak gerekiyor.
Ben şahsen MHP’nin de CHP’nin de bu konuda olumlu adım atmak yerine, genel seçimde MHP aldığı oyları korumak, CHP ise kayıp olarak gördüğü oyları MHP’nin konsolide etmesine fırsat vermemek için siyasal hamleler yapacak.
Dolayısı ile AKP’ye de CHP ile MHP’nin derinleşmesini beklediğim siyasi gerilimi politik alan bırakacak. Zira AKP’nin kamu yatırımları tehdidi ve CHP-MHP geriliminden başka Adana’da siyaset üreteceği alan yok.
Koltuğa oturan ve görevine resmen başlayan CHP Adana İl Başkanı Burhanettin Bulut’un açıklaması da net bir biçimde ortaya koyuyor ileride karşılaşacağımız sıcak siyaset iklimi. Zira Bulut CHP’li meclis üyelerine de titiz ve hassas davranılması konusunda mesaj verdi. CHP grubunun komisyon başkanlıklarını almaması da bu tavrı ile de somutlaştı.
MHP tarafından ise süreç biraz daha çetrefilli. Çünkü MHP, kamu çalışanlarının istifa tarihi olan 10 Şubat’tan iki gün öncesine kadar kafasını kongreye yoracak. Tüm enerjisini buraya harcayacak. Sonra da Adana’daki stratejisini belirleyecek. Büyükşehir’de alınan oyları “kerhen” tutup iade etmemek için muhakkak hamle yapması gerekiyor.
Bu manada CHP bir adım önde. Çünkü seçmen belirli kaygılarla MHP’ye gitti. MHP’nin muhakak somut ve iyi düşünülmüş bir adım atması gerekiyor. Sadece AKP karşıtlığı, yerel seçimde Hüseyin Sözlü’ye nispeten pasif siyaset yapan Yıldıray Arıkan karşısında tercih edilir kılmıştı.
Adana seçmeninde bu eğilimi her zaman okuyabiliyoruz. Dönemsel ve konjonktürel tercihler yapabilen, birey hukuku gözeten seçmen burada Sözlü’yü tercih etti. Yani MHP’nin genel seçim argümanlarını ve parti programını onayladığı anlamına gelmez.
Şayet strateji Hüseyin Sözlü üzerine inşa edilir, Adana’nın kaygıları, demografik yapının yapısal unsurları dikkate alınırsa, tüm bu etkenler milletvekilliği listesinde somutlaşırsa ancak “hamle” olarak değerlendirilebilir.
Bunun için de MHP’nin kendi içerisinde sorunları aşması gerekiyor. Yani hamleyi CHP’nin değil MHP’nin yapması şart. Elbette MHP için olduğu gibi CHP için de liste çok önemli. Listenin açıklanması ile oluşacak ön algıda yine yerel seçimde olduğu gibi yenilirse toparlaması çok güç olur. MHP’nin elindeki propaganda gücünü de unutmayalım. Büyükşehir Belediyesi her ne olursa olsun Zihni Aldırmaz döneminde gördüğümüz gibi önemli bir lokomotif olacaktır.