Ah, yeniden başlamak hayata / Çocukluğa, aşka ve sanata… Şair Cahit Sıtkı Tarancı, mazisine duyduğu özlemi belki de en iyi bu dizelerle dile getirmişti. Bugün 40’lı yaşlara merdiven dayayanlar, Tarancı’nın şiirlerini tercüman alarak duygularına dem vuruyor. 80’li yılların çocukları için, milenyum veya başka deyişle teknoloji çağı, insanları birbirine yabancılaştıran hatta ötekileştiren samimiyetsiz bir zaman dilimi olarak kabul görüyor. O yılların tadını alanlar, evrim geçiren dünyaya bir uzaylıymışçasına yabancı kalıyor. Geçmişte yaşamanın insana acıdan başka bir şey vermeyeceği bir gerçek. Ancak geçmişini unutan bir insanın gelecekten beklentisinin olamayacağı, hatta bir anlamda yaşama sevincini yitirebileceği de ayrı bir hakikat. Adana Medya olarak bugünkü sayfamızı, 80’li yılların çocuklarına ayırdık. Sizi zamanda yolculuğa çıkarmayı düşünürken, o yıllarda hissettiklerimizi yeniden yüreğimize taşıması için kullandığımız araç ve gereçleri ve televizyonda izlediklerimizi esas aldık. Saat sorulduğunda ‘Eti kemik geçiyor’ diye cevap verenler, televizyon konserlerini teybe çekerken odaya giren anneyi hemen susturduklarını hatırlayacak ve sonrasında ‘Biz büyüdük ve kirlendi dünya’ sonucuna ulaşacak.