Gazetecinin işi yalakalık yapmak değildir

Osman PALAMUT yazdı

04 Şubat 2015 Çarşamba 08:00

 

Sapla samanı karıştırdığımız şu zamanda;

Eleştirilerden nefret eder olduk,

Neden?

Eleştiride yapılan yanlışlara itiraz vardır,

Haktan ve halktan yana tavır almak vardır,

Kaldı ki eleştiri ve meşveret Peygamberimizden kalan en büyük mirastır bizlere.

Ancak ne meşveret etme zahmetinde bulunuyoruz ve ne de zuhur eden yanlışlar karşısında yapılan eleştirilere tahammül ediyoruz.

İstiyoruz ki kimse yapılan yanlışları görmesin.

Bu bağlamda, hakim Bekir Altun’un talimat vererek teknik takip yaptırdığı kişiler hakkında, daha sonra talimat verdiği polisleri sorgulayarak;

“Neden bu insanları takip ettiniz” diyerek haklarında açmış olduğu dava karşısında, hakim beyin içine düştüğü yanlışı gazeteci olarak eleştirmemiz, ne yazık ki günümüzde suç sayılıyor.

Peki hakim Bekir Altun bey;

“Bu ne iş hakim bey” başlıklı o yazımdan neden rahatsız olmuş?

Hakaret mi var o yazıda?

Yok,

Kişilik haklarına dokunma mı var?

Yok,

Hukuk sistemine bir hakaret mi var?

O da yok.

Peki derdi ne?

Derdi, yanlışta olsa hakimlerin vermiş olduğu karar karşısında susmalıymışız.

Kusura bakmayın ama bu suskunluk insanoğlunun yaratıldığı günden bu yana olmamıştır ve olmayacaktır.

Hakim bey sonunda bir karar aldırarak, “Bu ne iş hakim bey” başlıklı yazımın yayından kaldırılmasını istemiş.

Oysa gazeteci;

Namusuyla,

Edebiyle,

Şantaja başvurmadan,

Çamur atmadan,

Kişilik haklarını dokunup özel hayatı ihlal etmeden,

Hukuk kuralları içerisinde görevini ifa ediyorsa,

Bu çalışma olsa olsa takdir edilir.

Unutulmamalıdır ki gazetecide tıpkı kamu görevlileri gibi halk adına bir kamu hizmeti ifa ediyorlar.

Ne hikmetse günümüzde;

Yalakalık yapanlar,

Şantaj yapanlar,

Mesleğini para karşılığında yapanlar itibar görürken,

İlkeli,

Seviyeli,

Ve dürüstçe görev yapan gazeteciler ise hep ötelenmekle karşı karşıya kalıyorlar.

Aksini söyleyen varsa çıksın ortaya.

 

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.