Bir değil, üç değil,
Beş değil,
Aşağı Seyhan ovasında onlarca narenciye üreticisiyle görüştüm,
Bir kısmı sezon başlamadan bahçesini tüccara vererek parasını alarak zarar etmekten kurtulmuş, bir kısmı ise daha iyi para eder hayaliyle beklemeyi tercih etmiş.
Sonuç?
Sonuçta;
Satan parasını alarak olası bir riskten kurtuldu,
Tüccara satmayan üretici ise perişan oldu.
Narenciye tüketimi için geçmişte belediye başkanlarımızın ve meclis üyelerimizin yaptığı olumlu girişimler elbette önemliydi ve bu dönemde de belediye başkanlarımız narenciye tüketimi için teşvikte bulunuyorlar,
Ama bu yetmez.
Çünkü bu mesele bölgesel bir mesele değil, tarımın önemli bir kolu olan narenciye artık milli bir sorun haline gelip dayanmıştır.
Peki, çözüm ne?
Narenciye bilindiği gibi tarımın en önemli kalemlerinden biridir,
Üstüne üstlük insan sağlığını ilgilendiren, birçok ülkenin mahrum olduğu önemli bir meyve ağacı ama ne hikmetse böylesine önem arz eden ve en az arz kadar talebi olan narenciyeyi hak edildiği şekilde ne pazarlamasını yapabiliyoruz ve ne de iç piyasada ziyan olmadan tüketilmesini sağlamanın çözüm yollarını bulabiliyoruz.
Üretici çözüm için devleti işaret ediyor.
Elbette ki çözüm makamı hükümetin kendisidir.
Narenciyedeki talep noktalarına sevkiyatın önünü açacak olan tarım bakanlığının bizatihi kendisidir.
Suriye ve Irak gibi komşu ülkelere yapılan narenciye ihracatı hemen hemen tamamen bitme noktasına gelip dayanmış bulunmaktadır.
Komşu ülkelerdeki tıkanıklığın yanında, bu sezon alternatif pazarlar ne yazık ki oluşturulamadı ve dolayısıyla bunun acısını üretici çekti.
“Tıpkı mısır, buğday ve benzeri tarım ürünleri gibi, narenciyelerin işlenerek muhafazası sağlanamaz mı? diyor üreticiler”
İşte üreticiler bu soruyu sorarak ilave ediyor;
“Çukurova altın değerindeki pamuk üretimini artık büyük ölçüde yapmıyor. Pamuk ekim alanları bu gün tamamen narenciyeye dönmüş bulunmaktadır. Bizler ürünü en iyi şekilde yetiştirerek piyasaya sunuyoruz, ama ne var ki girdilerin hayli yüksek olduğu bu ortamda bizler yetiştirmiş olduğumuz ürünü değerinde satamamaktayız. Devlet narenciye konusunda müdahil olmalı, hem yeni pazarların oluşumunda ve hem de işlenerek muhafaza edilip 12 ay boyunca narenciye tüketimine öncülük etmesi açısından gereğini yapmalıdır. Aksi takdirde bu gidişle yakın bir gelecekte narenciyenin akibetide tıpkı pamuk gibi olmaktan kurtulamaz”
Üretici böyle diyor ve elbette doğru söylüyor.
Dünyanın birçok ülkesine nasip olmayan narenciye üretimi, Çukurova bölgesi için Allah’ın bir nimetidir
Önemli olan bu nimeti gereği gibi değerlendirip üreticiyi mağdur etmemektir.