Bilinçaltı Düşmanlığın Dışa Vurumu!

Mahmut KORKMAZ yazdı

05 Şubat 2015 Perşembe 08:00

 

 

Adalet ve kalkınma partisi  Sarıçam ilçe başkanının basına yansıyan iki fotoğrafı arasındaki fark bazı mahallelerde acayip ilgi gördü. İlçe başkanın yaptığı bu acemilik başına iş açmış durumda. Başkan hemen sokak mahkemesinde mahkum edildi.

 Bir insan bir şeyi ispat etmek için birilerinin gözüne sokmaya çalışıyorsa onda o konuda sorun var demektir. Bana göre iki fotoğrafın asılma şekli ve bayrağın oturtulması baştan sona sorunlu. Her yere bayrak asılmakla bayrağa hürmet beslenmiş olmuyor. Ak Parti bu konulardaki davranışları bireylerin keyfine bırakmış değil. Kurumsal kimlik ilkelerine göre belirlemiş bulunmaktadır. Kişisel mekanlarında insanlar istediği gibi davranma hakkına sahiptirler. İstedikleri fotoğrafları istedikleri yere asarlar yada asmazlar. Bu kişilerin özgürlük alanıdır. Mesele kurumsal olunca dikkatli olmak gerekir. Bu tip küçük hatalardan büyük sonuçlar ve linç havası oluşturmamak gerekir.

Hemen Atatürk düşmanı olmakla damgalanan ilçe başkanı muhtemelen kaldırdığı fotoğrafı daha bir gözükecek yere yerleştirmiştir. Kutsalları kullanmakta herkesin birbiri ile yarıştığı günümüzde siyasette kimse bu riski göze alamaz.

İlçe başkanı Cumhurbaşkanı ve başbakanı aynı ölçüde sevdiğini göstermek için, bunun siyaseten kendini daha iyi noktalara taşıyacağını düşündüğü için böyle davranmış olabilir.

Yine muhtemelen bu konuya parti içindeki makamına göz kırpanlar tarafından sinyal çakılmış olabilir. Siyasetin düşmanı yine aynı siyasetin içindedir.

CHP'nin çiçeği burnunda olan il başkanı bu konuda topa direkt dalmış. Bu konuyu yazıya başlık olarak seçtiğim "Bilinçaltı düşmanlığın dışa vurumu" olarak değerlendirmiş. Sayın başkan sanki psikanaliz uzmanı. Hatta Freud'un çağdaş temsilcisi. Sanığın çocukluğuna kadar gitmek bile isteyebilir. Hatta çocukluğunda sanık başkan kuran kursuna gitmiş ve  o irtica yuvasında bilinçaltına malum düşmanlık zerk edilmiş olabilir. Çocukluk günlerinde yeşil bayraklar ve takunya tıktıkları bile olabilir.  Hüküm verebilmek için oldu olacak çocukluğa gitmek lazım. Yoksa Freud usta siz çarpar sayın başkan.

Yine CHP il başkanı bu olayı sultanlık ve padişahlık özlemi olarak değerlendirmiş. Osmanlıcılık denen büyük tehlikeye işaret buyurmuş. Tehlike ama ne tehlike başkana inananların tüylerini diken diken eden bir tehlike. Osmanlıya parti olarak gıcık olduğunuzu biliyoruz efendim. Şunu bilin ki Ak Parti içinde demokratik seçimlerin olmadığı, yönetimin babadan ogula intikal ettiği bir sistemi isteyen bir Allah kulu bulamazsın.  İnanmak işine gelmese bile inan.

Sayın Bulut 13 yıllık Ak Parti iktidarında Cumhuriyetin geriye götürdüğünü söylemişsin.  Evet evet çok geriye götürdüler. Zatı alinize bir konuyu hatırlatayım, ne kadar geri gittiğimizi siz saptayın.  Ak Parti iktidarının ilk dönemleri idi. Sizin psikolojik analizler yapmadığınız günlerdi.  Meslek gurubunuz olan eczacılardın ilaç reçete bedeli olarak sekiz aylık alacakları vardı. Önceki cumhuriyetçi hükümetler ödememişti. Türkiye Cumhuriyeti bütçesinde para yoktu. IMF kapılarında dilenci durumunda diz çökmüştük. Siz ve meslektaşlarınız alacaklarınıza için yoları yürüyerek aşındırıyordunuz. Ak Parti il binasına defalarca gelmiştiniz.  İflas tehlikesi ile karşı karşıya olduğunuzu söylüyordunuz. Haklı olarak. Aylık vade farkı yüzde beş olunca bu sekiz ay alacak gecikmesinde yüzde kırk kayıp demekti.

Cumhuriyeti geriye götürdüğünü söylediğiniz Ak Parti iktidarı alacaklarınızı son kuruşuna kadar ödedi. Bir teşekkür bile etmediniz. Sağlık konunda yapılan tüm devrimlere karşı çıktınız. Hastaneler birleştirildi karşı çıktınız. İlaçta vurgunu önlemek için elektronik sisteme geçildi karşı çıktınız. Vatandan SSK ilaç satım kuyruklarında sürünmesin diye tüm eczanelerden ilaç alım hakkı tanındı karşı çıktınız.  Sizin meslek gurubu için altın vuruş olmasına rağmen. Çünkü bunu yapan Ak Parti iktidarı idi.

Sayın başkan Cumhuriyet sizin partinizin isminde var diye sizin babanızın malı değil.  Cumhuriyet yetmiş yedi milyon yurttaşın değeridir.

Cumhuriyeti yüceltmek lafla olmuyor. Bunu yıllarca yaptınız. Memleketi yarım yamalak iktidar yıllarınızda sefalete mahkum ettiniz. Bolu dağı tünelini on sekiz yılda bitirememek cumhuriyetçilik değildir.  Bu yapılamaz diye terk edilen  tüneli on sekiz ayda yapmak ve cumhurun hizmetine açmak cumhuriyetçiliktir.

Varsılların hizmetine amade olan hava yolarını cumhura açmak cumhuriyetçiliktir.

IMF'ye borçsuz kalmak hatta borç vermek, tamtakır hazineyi yüz otuz beş milyar dolarla doldurmak cumhuriyetçiliktir.

Sayın başkan örnekleri çoğaltmak mümkün. Sayfalar yetmez.  Yeni il binasının dekorasyonu ile meşgul olduğunuz için çok zamanınızı almak istemem. Bu arada il binasını değiştirme kararınızı çok beğendim. Mekanların insan psikolojisi üzerine etkin olma özelliği vardır.

Umarım bu daha objektif düşünmeye de katkı sağlar.

 

 

 

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.