Emmi'den mektup var
2014 Eylül'ü yağmurluydu..
MHP eski Genel Başkan Yardımcısı, 21 ve 23. Dönem Adana Milletvekilli Recai Yıldırım, geçen yıl 26 Eylül Cuma günü tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti..
Uzun süredir yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle ciddi sağlık sorunları yaşayan 21-23 Dönem MHP Adana Milletvekili Recai Yıldırım tedavi gördüğü hastanede hayata tutunamadı..
Yıldırım'ın cenazesi 27 Eylül Cumartesi günü TBMM'de, 28 Eylül Pazar günü Adana'da düzenlenen törenlerin ardından toprağa verildi.. MHP lideri Bahçeli her iki cenaze törenine de katıldı.. Yol arkadaşını son yolculuğuna uğurladı.. Adana'da ülkücü hareketin eskileri ve yenileri de Recai Emmi'lerini yalnız bırakmadı..
Yıldırım, yağmur altında gözyaşları ve dualar eşliğinde toprağa verildi..
EMMİ'NİN İLK KEZ ORTAYA ÇIKAN MEKTUBU..
Birkaç gün öncesiydi.. Yıldırım ailesi, O'nu evde anarken bir yandan da özel eşyalarını gözden geçiriyordu.. Oğlu Hakan, babası Mamak'ta bir yıllık tutuklu iken kendilerine gönderdiği 21 Haziran 1982 tarihli sararmış mektubu buldu..
Eşi Gülsen hanım o hasret günlerinde sadece bir kez okuduğu mektupla tekrar buluşmaktan pek mutlu oldu..
Ailece tekrar tekrar okudular..
Bir özlem nağmesi, bir buluşma şiiri gibiydi sanki..
12 Eylül darbesinin hemen ardından 1 yıl kaçmayı başaran Emmi, bu mektubu kendisini Mamak'a ziyarete gelen bir arkadaşı aracılığıyla ailesine göndermişti..
...Ve, o tarihte Hakan heniz 6 yaşındaydı, en küçük çocuğu olan kızı Almıla'nın doğumunu görememişti, Emmi..
HAKAN YILDIRIM: BU ADAM BENİM BABAM..
Hakan Yıldırım, babasının sararmış mektubunun orijinalini Facebook sayfasından yayınladı.. "BU ADAM BENİM BABAM" başlığıyla.. Defalarca gözden geçirdim, altındaki yorumlara ülkücülerin gözyaşlarının karıştığını gördüm.. Ben de duygu yükleniverdim..
Hem Adana dediğin nedir ki; Recai Abi toprağımdı.. Farklı görüşlerin insanı olsak ta adam gibi adamdı.. Çocukluk arkadaşım rahmetli Osman Birbiçer, Bülent Bülbül, Galip Kütük gibi isimlerle hep birlikte birkaç kez aynı sofrada oturup sohbet etmekten onur duydum..
Allah insana siyasi rakibinin bile en onurlusunu, en dik duruşlusunu, en kalitelisini nasip etsin.!
Geldik o mektuba..
İşte, EMMİ'nin kaleminden hasretin ve acının satırları.. Gözyaşlarınıza hakim olamadan bitirmenizi de zaten beklemiyorum..
"SİZİ RÜYALARIMDA GÖRMEKLE YETİNİYORUM"
"Sevgili Gülsen;
Üç gün önce gönderdiğin mektubu aldım. Çok sevindim. Çünkü aylardır sizden haber alamamanın yalnızlığını acısını duymaktaydım. Her an sizi düşünmekte ve sadece sizi, çocuklarımı rüyalarımda görmekle yetinmekteyim.
Sevgili Gülsen; Bir gün bu sıkıntıların geçeceği şüphesizdir. Ama insanoğlu acizdir. Halbuki sıkıntılar, sevinçler özlem ve hasret bu hayatın kendisidir. Bunu bilip sabır ve tevekkülle karşılamak lazımdır. İnşallah bu sıkıntıların geçeceğine ve hep birlikte olacağımız günlerin yakın olduğuna inanıyorum.
Benim mahkeme durumu daha kesinleşmedi. Daha önce açılmış olan Adana davası da Şubat'tan bu yana devamlı ertelenmektedir. Herhalde mahkeme başkanı ameliyat olmuş. Benim de bu mahkemeye mi yoksa bir başka mahkemeye mi çıkacağım kesinlik kazanmış değildir. Hülagu (BALCILAR) Bey aynı mahkeme diyor. Adem (EROĞLU) Bey de ayrı bir mahkeme açılacağını söyledi. Onun söylediği de tahmindir. Ayrı bir heyete çıkacak olursam daha Eylül ayına kadar mahkemeye çıkmamız mümkün değildir. Hakkımızda hayırlısı neyse o olsun. Beklemekte başka çaremiz yoktur.
Benim sıhhatim çok iyidir. Ve şimdilik bir sıkıntım yoktur. Yalnız sizi çok özledim. Sık sık çocuklarımı rüyalarımda görüyorum. Gönderdiğin Almıla'nın saçını aldım. Çok uygulandım. Ayrıca Hakan'ın gözünün bozulmasına çok üzüldüm. Dikkat edin gözünde bir arıza kalmasın. Satırlarıma son verirken selam eder senin ve çocuklarımın ayrı ayrı gözlerinden öperim. Ayrıca Almıla'mı. Babama çok selam eder hürmetle ellerinden öper yüce Allah'tan sıhhat vermesini dilerim. Mehmet'in döndüğünü tahmin ediyordum. Çok sevindim. Mehmet'e çok selam eder gözlerinden öperim. Çocukların resmini kısa zamanda gönderirseniz çok memnun olurum. Ayrıca komşulara çok selamlar.."
EMMİ'NİN RUHU SALONDA OLACAK..
Recai Yıldırım, ülkücü hareketin kaymağını yiyenlerinden değil çilesini çekenlerinden.. O'nun tırnağı etmezler köşebaşlarını tutmuş olabilir.. Ama unutulmasın, tarih herşeyi satırı satırına not ediyor..
Kim ihanet etmiş, kim Emmi gibi dik durmuş.!
MHP'nin bu kentte kuruluş yıldönümüne (1969) denk gelen 8 Şubat'ta Adana Kapalı Spor Salonu yine tarihi bir gün yaşayacak..
MHP İl başkan adayları yarışacak.. İl delegeleri içlerinden birini tercih edecek.. "Kim kazanırsa kazansın MHP kazanacak" söylemine saygı duymakla birlikte, kongrenin MHP'nin geleceği açısından son derece ciddi bir sınav olduğunu biliyorum..
Sınavın gözlemcisi de Emmi'dir.!
Recai Yıldırım'ın ruhu Kapalı Spor Salonu'nda dolaşacak, ülkücülerin duruşunu gözlemleyecek.. O'nu bir şekilde mutlaka farkedeceksiniz..
Bu yazıyı kaleme almak, esasında ülkücü kökenli bir gazeteciye düşerdi.. Baktım onlardan ses seda yok, Recai Abi'nin anısına iş başa düştü.. Affınıza sığınarak şu yorumu yapayım: Bu kongrede, aslında test edilmekte olan ülkücü duruştur..
Hangisi kazanacak;
Ülkü mü, güce biat mı?
Ali PEKMEZCİ yazdı