Adana’da bir günde 4 cinayet işlenmiş. Aynı gün içinde onlarca yaralamalı kavga, tartışma ve ağız dalaşı yaşanmış. Hiç garibime gitmedi. Kötülük yapmayı seven bir toplumuz artık. Teknolojiyi "savaş unsuru olarak" kullanan canlı türlerinden bizde çok var. Yarattıkları yalanın, attıkları iftiranın çıkaracağı infialden tatmin olanlar memleketi. Evler taşlanabiliyor. İnsanları linç etmenin tüm hallerine açık bir sanal sergi mevcut artık. Sanal dünyadaki garip akım, teknolojinin tüm nimetlerinden yararlanırken, kötü ruhu da besliyor. Vahşi tarafını ayaklandıran insanlar, bilgisiz toplumu "iftirayla yönlendirme" metodunu kullanıyor. Kötülüğü sahiplenmek kadar, insanlık dışı bir şey yoktur. Ne utançtır ki, artık mahsuru da yoktur. Hayatın gelişimine ayak uydurmanın yeni adı budur belki. Paylaşım siteleri küfür etme hakkını zimmetine geçiren insanlarla dolu. Saldırgan olmanın acizliğini, güç gösterisine dönüştürdüğünü zannedenler, bulaşıcı hastalıktan beter. Nerede insanlık? Nerede hak arama? Görüyoruz ki; küfür kıyamet ve hakaret çok şık duruyor üstlerinde. Kötülüğün bedeli ağır, uykusu hafiftir. Bu teknolojik kötülük, bir gün hepimizi "son buluşmaya" çağıracak. Belki bir "bahar havasında!" Teknoloji; içini karıştıracağı toplum ararken. Birbirine kırdırılan halkların, birbirini haklayacağı gerçeğini kimse göz ardı etmesin. Hayat hiçbir hesabı yarım bırakmaz. Hele teknolojik hayat!