Allaha inanan, merhamet , vicdan ve ahlak yoksunluğu çekenler

Kadir ŞİNASİ yazdı

09 Şubat 2015 Pazartesi 08:59

 

     Allaha inanan, merhamet yoksunları, Suriye'den gelen savaş mağduru olan küçük çocukları karşınıza alıp, sorgular gibi, ’Biz sizin yerinizde olsak’  ile başlayan ve kahramanlık türküleriyle biten iç geçirmeleriniz, sizin ne kadar merhametsiz olduğunuzun göstergesidir. Oysa siz daha yakın zamanda, Saddam’ın füze atacak varsayımından yola çıkarak, evlerinin bantlayıp, kurtlu makarnaları stokladığınızı ne çabuk unuttunuz. Bilmez misiniz ki; merhamet insanın mayasıdır.

     Allaha inanan, adalet yoksulu, gelmiş ve gelecek  diktatörler.. bilmez misiniz ki; adalet sadece mülkün temeli değil, bu dünyanın varoluş sebebidir. Biliyorum,  kendinizi tanrının bir lütfu olarak görüyorsunuz. İnsanlık tarihi sizlerden çok gördü ve daha çok görecek. Sizin olmanız, toplumların, adalete, merhamete, vicdana dört elle sarılmasın ne kadar önemli olduğunu hep hatırlatıyor ve de hatırlatacak.

       Allaha inanan,  ahlaktan nasiplenmemiş insanlar, sizinle artık işim olmaz.. Umudumu yitirdim. Siz kendi beyin algısına göre, geçmiş ve gelecek düşü kuran, kendi ahlak değerlerine göre inanç uydurup, bunu önce kendinizi kandırarak sonra da, bize zorla dayatarak ve bunu da sizi noter gibi tasdikleyenleri, emsal göstererek kabul ettirmeye çalışansınız..

      Allaha inanıp, kalbini şeytana satanlar. Şunu bilmenizi isterim. Kalpsiz birinin, gülüşüne inanılmaz. Kalpsiz biri insanın çığlığını duyamaz. Kalpsiz ve de merhametsizsen  hangi inanç seni insan edebilir, hangi inanç seni temsil edebilir?

     Biliyorum; Allaha inanan, cellatlarına tapan sizler, beni anlamayacaksınız.  Gözünüzü dünya malları  bürümüş. Benliğiniz kibir ve küstahlıkla yoğrulmuş . Kanınız bütün insanlığa yabancı ve bu yüzden insanların çektiği acıya duyarsızsınız.  Çünkü siz acı çekmiyorsunuz, acıya yabancısınız. Sizin olmayan her şeye artık yabancısınız. Kan farklı, kalp farklı, ahlak farklı, merhamet farklı.

        Ey gelmiş ve de gelecek, ahlaki yoksunluk çekenler. Biliyorum ki; siz hiç kendinizle, çırılçıplak ve yalın, oturup konuşmadınız. Çünkü siz cesaret verirsiniz ama korkaksınız. Kendinizden korkaksınız. En çok da düşünmekten korkarsınız. Merhamet dilenir, para dilenir ama en çokta dilencilerden nefret edersiniz. Bu dünyaya  yabancısınız. En çok da kendine  yabancı.. .

         Allaha inanıp paraya tapanlar.  Dini bütün değerleri çok iyi bilirsiniz. Dört kitap sizden sorulur. Ama şunu bilmelisiniz ki sizlere soru soracak kişi bulamayacaksınız. Kafası emme basma tulumba gibi çalışan, adaleti bencillik sanan, merhameti  gözlerden dökülen timsah gözyaşı gören, özgürlüğü,  sadece kendi egosu algılayan bireylerle etrafınız çevrili olduğu için, soruyu soracak, sizi , insanlığa davet edecek kimseyi bulamayacaksınız..

          Firavun’un yaşantısını rehber sayan mini minacik insancıklar. Bütün peygamberlerin yaşamlarını ezbere bilirsiniz. Dört kitabı dilinizden düşürmezsiniz. Ama sabah akşam, cennet satarsınız. Oysa biliyorum ki; Komşun aç iken, uyumaktan utanmazsınız.

        Bütün bunlara  rağmen bir umudum sizde. Anlıyor musunuz?

                                                                                                                                  Saygılarımla

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.