Zeynel Kuşçu’nun adı yetiyor

Yener EKİNCİ / Özel Röportaj

19 Şubat 2015 Perşembe 06:30

 

 

‘Adı Yetiyor’ isimli son albümüyle dillerden düşmeyen şarkıların altına imza atan Adanalı Sanatçı Zeynel Kuşçu, 35 yıllık müzik hayatını Adana Medya’ya anlattı. Bestekar yönüyle de tanınan Kuşçu, “Kimse müziğe sağlam yatırım yapmak, hoş müzik dinletmek niyetinde değil” diyerek sektörün içinde bulunduğu durumu tanımlıyor.

Adanalı Sanatçı Kuşçu: Müzik piyasasını bitiren yapımcılardır

Buğulu sesi ve sempatik tavırlarıyla onbinlerin gönlünde taht kuran Adanalı Sanatçı Zeynel Kuşçu, ‘Adı yetiyor’ isimli son albümüyle dikkatleri bir kez daha üzerine çekmeyi başardı. Seslendirdiği şarkıların tamamı kendi bestesi olan Kuşçu, “Müzik piyasasındaki bütün emek hırsızlığına rağmen, dimdik ayakta durarak Adana’nın sesi olmaya devam edeceğim” diyor. Adana Medya’nın konuğu olan Kuşçu ile yaptığımız röportajı ilgiyle okuyacaksınız.     

ZEYNEL KUŞÇU’YU TANIYABİLİRMİYİZ?

Adana’nın Yumurtalık ilçesine bağlı Kuzupınarı Köyü’nde, 1964 yılında dünyaya geldim. Aslen Sivaslı’yım. Babasının memuriyeti ve ilk tayin yeri Adana olduğu için Adana Yumurtalık ilçesi Kuzupınarı köyünde ilkokulu bitirdikten sonra ortaokulu Adana 23 Nisan Ortaokulu’nda, Liseyi İzmir Karşıyaka Lisesi’nde, Yüksekokulu Çukurova Üniversitesi’nde okudum. İzmir’de bir çok sanatçı ile sahne aldım turnelere çıktım.1983 yılında Samsun’da turnede iken bir kızla tanışarak 1984 yılında evlendim. Babamın baskıları ile memuriyete başladım. Önce PTT’de daha sonra Türk Telekom da teknisyeni olarak devam ettim. İçindeki müzik aşkı bir yandan da kor gibi yanıyordu. Türk Telokom’u 3 defa albüm yapmak için mahkemeye versem de memur ek iş yapamaz maddesinden hep reddedildim. 2005 yılında Milli Eğitime yatay geçişle Kültür Bakanlığı, Valilik özel izniyle, 2011’de söz müzik bana ait Duyguların Babası Deli Kız adlı ikinci albümümü yaptım. Halen Seyhan Sakarya İlköğretim Okulunda görev yapmaktayım. 5 çocuk babasıyım.

MÜZİĞE OLAN İLGİNİZ NASIL BAŞLADI?

Küçük yaşlarda şarkı söyleyerek başladım. Enstrüman aletleri çalmaya ilgim vardı. Fakat köyün imamı olan babam şarkı söylememi istemezdi. Kızar ve engellerdi beni. Para biriktirip aldığım sazları kırar, bende her defasında yenisini alırdım. Ortaokul 2’inci sınıfta, 13 yaşındayken resim öğretmenim sesimin güzel olduğunu fark ederek beni teşvik etti. Onun sayesinde müzik eğitimi almaya başladım.

İLK ALBÜMÜNÜZÜ NE ZAMAN ÇIKARDINIZ?

Lise son sınıf öğrencisi, 17 yaşında bir gençken ilk albümüm olan ‘Sarhoş diye’yi piyasaya çıkardım. 1982 yılında stüdyoya girmiştim. Bu albümü Adana’da doldurduk. Müzik yönetmenim Nuri Genç’ti. Üzerime çok emeği geçti. Daha sonra 2011 yılında ‘Deli kız’ ve son olarak ‘Adı yetiyor’ olmak üzere 2 albüm daha yaptım.

MÜZİSYENLİK DIŞINDA FARKLI BİR MESLEĞİNİZ VAR MI?

Müzik hayatımda her zaman ön planda yer aldı. Fakat öğretmenliği de en az müzik kadar çok sevdim. Şu an Seyhan Sakarya Ortaokulu’nda görev yapmaktayım. Müzik hayatımı ailem kadar mesai arkadaşlarım da destekliyor. Başta okul müdürümüz Ali Fuat Bulut, müdür yardımcılarım Halil Kaya, Şahin Sedat Ergünay ve Yakup Aydoğan’a sizlerin aracılığıyla teşekkür ediyorum.

BESTELERİNİZİ KENDİNİZ Mİ YAPIYORSUNUZ?

Bu zaman kadara birikmiş 70’den fazla beste bulunuyor. Bunları kendi albümlerimde değerlendiriyorum. Son albümümdeki 11 şarkının 10 tanesi bana ait. Bir tanesi de aranjörüm Bülent Bapir’e ait.

MÜZİK SEKTÖRÜNÜN DURUMU HAKKINDA NELER SÖYLEYECEKSİNİZ?

Türkiye’de müzik şu an da tamamen dip noktada. Ayrıca kategorize edilmiş, yani ayrıştırılmış durumda. Ülkemizde sadece ve sadece pop müzik üzerine yönelmiş bir akım var. Müziğin kötüye gitmesinin nedeni de tek tarz üzerinden gidilmesinden kaynaklanıyor. Eskiden bir radyo ya da bir müzik kanalında belli kriterler bazında bir çok müzik türü gösterilir ve dinletilirdi. Şimdi ise çok gerideler. Müziği kategorize edip yayın yapıyorlar.

MÜZİK YAPIMCILARI SİZCE ADALETLİ DAVRANIYOR MU?

Ülkemizde müzik yapımcıları bir çatışma içerisinde. Onların bu çatışması sanatçıları ağır şekilde etkiliyor. Benim bire bir gördüğüm bir şey değil ama aldığım sağlam duyumlarda çok insanın ekmeğiyle oynanıyor. ‘Sen benim adamım değilsen seni taca atarım’ zihniyeti var ortada. Bu zihniyet yüzünden ülkemizde starların yetişmesi imkansız oluyor. Bu ülkede emek hırsızlığı yapılıyor. Bazı insanların bazı insanları ayırma durumu var.

 

DİJİTAL MÜZİK SAYESİNDE AKUSTİK MÜZİK KAYBOLMA NOKTASINA GELİR Mİ?

Ülkemizde kimse müziğin geldiği noktayı düşünmüyor. Nerden ne kadar para kazanırım diye düşünüyor. Kimse müziğe sağlam yatırım yapmak, hoş müzik dinletmek niyetinde değil. Yapımcılar eğer ‘Müzik piyasası bitti’ diyorlarsa dönüp kendilerine baksınlar. Bu durumun nedeni yapımcılardır. Birbirlerinin ayaklarının altına sabun koyan kişiler sektörü bu hale getirdi. Her şey benim olsun dediler.

SON DÖNEMDE 1 LİRAYA SATILAN SİNGLE'LAR HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

Single'lar halkı kandırmaktan başka bir şey değildir. Hem de 1 liraya satmak, insanlarla dalga geçmektir. 1 liraya neden veriyorsun? Kar mı ediyorsun sanki! O zaman bedava dağıt. Neden 1 liraya verip yaptığın işin değerini düşürüyorsun.

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.