Toplumun kendisini ilgilendiren konulardaki duyarlılığı zaman geçtikçe azalıyor. “Toplumun” derken kendimizi toplumdan soyutlamıyorum, ayrımsız hepimizin duyarlılığı azalıyor.
İnsanların sağlığı ile ilgili en önemli konuları bile sıradan olaylar olarak görmeye başladık. “Ha öyle miymiş? Cık cık cık” diyoruz sonra diğer konuya geçiyoruz!
Bunun son örneğini önceki gün ve dün yaşadık.
Kimya Mühendisleri Odası Güney Bölgesi Şube Başkanı Ali Çelik, Koza Tv’de canlı yayına çıktı. Arkadaşımız Murat Berhun’un “Parantez” programında soruları yanıtlayan Ali Çelik, aslında ortalığı karıştırması beklenen önemli açıklamalar yaptı.
Önce asbestin ne olduğunu açıkladı Ali Çelik;
“Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) asbest için kesin kanserojen madde tanımlaması yapmıştır.”
Ali Çelik sonra da gazetecilik deyimiyle bombayı patlattı;
“Adana ve ilçelerinde bulunan 321 kilometrelik asbestli içme suyu şebekesinin derhal değiştirilmesi gerekiyor.”
Biz dahil her gazetede manşet olması gereken haber gerektiği gibi değerlendirilmedi. Ama halkta da karşılık bulmadı bu önemli bilgi.
Biraz daha düşünün, birkaç dakika üzerinde kafa yorun. Adana ve ilçelerinde 321 kilometre asbestli yani kanser tehdidi bulunan içme suyu şebekesi var. İçtiğimiz, çocuklarımıza içirdiğimiz, çayda, çorbada, yemeklerde kullandığımız su kanserli borulardan evimize geliyor.
Durum bu kadar vahim.
Ancak bizler de bu kadar duyarsısız.
Zihni Aldırmaz, Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na vekalet ederken rakam vermemişti ama ilçelerdeki asbestli boruların değiştirilmesi gerektiğini birkaç kez ifade etmişti. Bizzat tanık olmuştum bu konuşmalara. Ancak olayın boyutunun bu kadar olduğunu bilmiyordum.
321 kilometre Adana’dan Kayseri’ye yol olur.
Halk sağlığı açısından bir an önce el atılması gereken önemli bir sorun.
Yetkililer ve sorumlular ne der bilmiyorum.