Öldükten sonra rahmetle anılmak, geride hayırla anılacak nesil ve eserler bırakmak h/er kişinin harcı olmalıdır! Maruz kalınan sorumluluk bilinci, sadece özel konumdaki kişileri değil, yaratılmış bütün insanları kapsar! Sorumluluk duygusunun gerekliliklerini yerine getirip getirmeme konusu ise tamamen kişileri bağlar! Aslolan; kişinin farkındalığı, emeli ve amelidir!
Eğer hak teslimiyeti esas ise;
Allah’a ve İslam’a olan bağlılığı, milli ve manevi değerlere olan düşkünlük ve hassasiyeti, vatan severliği asla tartışma konusu bile olmayan güzide bir insan…
Sayın Cumhurbaşkanının “Dünya beşten büyüktür!” söyleminden daha galiz ifadelerle BM’in tenkidini yapan ve hatta hiçe sayan, dünyaya bu konuda rest çeken bir siyaset adamı…
Birleşmiş Milletler gibi ucube ve emperyal bir mantığın aldatıcı vizyon, kahredici misyonuna alternetif olarak; “Dünya İslam Birliği” modelini ve teşkilat yapılanmasını öneren, bu konuda uluslararası çalışmalar yapan bilge bir kişilik...
Derin yapılanmanın hakim olduğu, karanlık “darbe” kılıcının, sürekli zihinlerin ve vicdanların üzerinde kara bir gölge halinde acımasızca duran baskıcı anlayışının, kendisini iliklere kadar hissettirdiği bir dönemde, mümkün olabildiği kadarıyla onurlu durmaya özen gösteren, sorumluluğunun bilincinde olan bir düşünen…
Faydalı olma kaygısıyla dolu bir mütedeyyin…
Bilim adamlarının bile gıpta ile baktıkları, projeleri, bilgi ve donanımıyla hayranlık uyandıran seçkin bir bilim adamı…
Sevdası ile oturup kalkan , yatan, konuşan, düşünen, düşündüren bir lider…
Yetişen ve yetiştiren bir öğretmen…
Maruz kaldığı/ bırakıldığı zorluklar karşısında direnen bir mücadele adamı… Aklı evvellerin bedevi yaklaşım ve alaylarına rağmen sabırlı, öngörülü, hızına yetişilmeyen bir davetçi… Zamanın akışkanlığını en iyi bilen piri fanilerden…
Kusurları, eksik kalan yönleri, sevapları, yaptıkları ve yapamadıkları ile arkasından rahmet okutturan değerli bir kul…
Ömrünün son kırk yılını eza ile geçirse de, bu verimli topraklara ve yüreklere sağlam, virüssüz, temiz tohumlar ekmek, kalıcı ve yararlı fikir ve projeler oluşturmak suretiyle, yaşadığı dönemlere tertemiz bir şekilde imzasını attı! “Önce ahlak ve maneviyat!” diyen bir önder…
Etrafında örülen çirkin ve bir o kadar girift, zihinsel ve konjonktürel bariyerlere rağmen sabreden, asla normal olmayan bir dönemin mazlumu, mağduru ve mücadele adamı…
Üzerinde ansiklopedilerin yazılacağı kadar birdöneme ve hatta gelecek nesillere düş ve düşünce, iş ve proje bırakan, ölümünün senei devriyesinin yaşandığı ( 27/ Şubat / 2011) bu günlerde muhterem bir müteveffa insan:
Rahmetli Prof.Dr. Necmettin ERBAKAN!
Ezcümle bana düşen:
Rahmetle anmak! Allah Rahmet Eylesin!
Hayırlı işleyiş ve öteler ötesi kaygısı içinde olanlara selam olsun!
Sevgi ile Kalın…
akt