‘Mavra’cılarla tiyatroya ciddi bakış

‘Mavra’cılarla tiyatroya ciddi bakış

04 Mart 2015 Çarşamba 08:30

 

ADANA MEDYA - Adana Şehir Tiyatrosu’nun duayenlerinden Akil Yıldırım, 30 yıllık meslek hayatından emekli olduktan sonra, Kuzey Adana’da kurduğu ilk özel tiyatro ile televizyon dizisi kuşağı olarak bilinen yeni nesil gençlere, dermansız bir hastalık sayılan sahne tutkusunu bulaştırıyor. Tiyatro Mavra – Çukurova Sahnesi, kurulduğu günden bu yana ulaşmak istediği hedef kitlesini aşarak sanatsal bir başarıya imza atmış durumda. Adana Medya olarak Tiyatro-Mavra oyuncularıyla bir araya gelip, keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

AKİL YILDIRIM

TİYATRO MAVRA – ÇUKUROVA SAHNESİ HAKKINDA BİLGİ VERİRMİSİNİZ?

Tiyatro Mavra – Çukurova Sahnesi, 2014 yılında tarafımdan kurulmuştur.  1980 yılından itibaren aktif olarak sürdürdüğüm tiyatro çalışmaları süresince,  Adana Gösteri Sanatları Merkezi, Adana Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları gibi önemli kurumlarda, 30 yılı aşkın süredir; oyuncu, yönetmen ve eğitmen olarak görev aldım. 2014 yılında Şehir Tiyatrosu’ndan emekli olduktan sonra  bundan sonraki sanat çalışmalarımı bu çatı altında devam ettirme kararı aldım.

KURULUŞ AMACINIZ VE VİZYONUNUZ NELERDİR?

Adana başta olmak üzere bölgemizde tiyatro sanatına aktif katkı sağlamak, başta tiyatro olmak üzere tüm sahne sanatlarına ilgi duyan genç kuşaklara eğitim vermek, kendi bünyesinde sergilenecek çocuk ve büyük oyunları sahnelemek, yaz ve kış dönemi kurs programları hazırlayarak diksiyon, drama, oyunculuk eğitimleri organize etmektir. Tiyatro Mavra – Çukurova Sahnesi, sezon boyunca birbirinden değerli eserleri seyircisiyle buluşturmak üzere, titizlikle seçilen yeni oyunları Adana seyircisi ile buluşturmayı kendisine misyon edinmiştir. Haftanın hemen her günü farklı bir programla izleyicilerine hizmet vermeyi hedeflediğimiz tiyatro salonumuz, yetişkin oyunları için 65, çocuk oyunları içinse 120 kişilik kapasiteye sahip olup, ziyaretçilerimizin konfor ve güvenlikleri ön planda tutularak tasarlanmıştır.

ADANA’NIN TİYATRO KÜLTÜRÜNE İLGİSİ NASIL?

Yaklaşık 30 yıldan beri bu memlekette tiyatronun içerisindeyim. Güzel ve kaliteli bir oyun sahnelediğiniz zaman, Adanalı emeğinize değer vererek salonu mutlaka doldurur. Adana’da sanattan anlayan bir topluma sahibiz. Ayrıca bu topraklar sanatçı zenginidir. Buradan İstanbul’a gidip ülke genelinde önemli işler başaran nice tiyatro sanatçısı arkadaşlarımız var.

CENGİZ ALTINDAĞ

TİYATRONUNUN ADANA’DAKİ KONUMU HAKKINDA NASIL BİR YORUM YAPABİLİRSİNİZ?

1993 yılından beri profesyonel olarak tiyatroculuk yapıyorum. Hayatımı bu işten kazanıyorum. Hani hep klasik bir söylem vardır. Tiyatroya seyircinin gelmediği söylenir. Oysa buna katılmıyorum. İyi iş yaparsanız, her zaman, her yerde seyirci gelip sizi buluyor. O yüzden tiyatronun günümüzde seyircisi kalmadığını söylemek doğru olmaz. Gişede bilet almak için kuyruk yaratan seyircilerimiz var. Sadece bizimle ilgili değil, bütün tiyatrolarda bu böyle. Şu da bir gerçek ki, bu işin biraz desteklenmesi gerekiyor. Özel tiyatrolar bu işi yapmakta biraz daha zorlanıyorlar, şartları daha ağır. Seyirciyi çekmek adına kurum tiyatrolarına büyük görevler düşüyor. Çeşitli organizasyon ve yeniliklerle, ayrıca toplu satışlarla seyirciyi tiyatroyla buluşturma işini kurum tiyatroları gerçekleştirebilir. Devlet ve belediye tiyatrolarına göre özel tiyatrolarda şartlar biraz daha ağır olduğu için repertuvarımızı özenle seçmek durumundayız. Yelpazemizde her türlü oyun olsun istiyoruz ama gişe ihtiyacından dolayı seyirciyi daha çok çekecek oyunlara ağırlık vermek zorundayız.

DAHA ÇOK NE TÜR OYUNLAR RAĞBET GÖRÜYOR?

Adana içinde komedi tarzındaki oyunlar daha yoğun ilgi görüyor. Ülkedeki şartlar malum. İnsanlar oyuna gelip ağlayarak çıkmak yerine, akıllarında kalacak neşeli skeçlerle çıkmayı yeğliyorlar. Zaten haberleri izlediğimizde kan, revan,  cinayetler ve türlü dramlar. İzleyici sahnede benzer acılara tanık olmayı istemiyor. İzleyici, oyun süresi olan 2 saat boyunca bütün dertlerinden arınıp, acılarını unutup, gülerek ayrılmak istiyor insanlar.

DEVLET TARAFINDAN TİYATROYA VERİLEN DESTEK YETERLİ Mİ?

Bir ülkenin, bir milletin kalkınması kültürden geçer. Dolayısıyla önce yerel yönetimlerden başlayarak insanların bilinçlenmesi amacıyla yeni projelerin sunulması gerektiğine inanıyorum. Layıkıyla işini yapan özel tiyatroların da desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Kültür Bakanlığı’nın vermiş olduğu bazı yardımlar var. Bunların daha kapsamlı tutulması iyi olacak. Ne yazık ki Türkiye’ni her yerinde olduğu gibi Adana’da da korsan tiyatrolar var. Bu korsan tiyatrolar yasal boşluklardan faydalanarak yardımlardan pay alabiliyorlar. Kültür Bakanlığı’nın biraz daha seçici davranması gerekiyor.

ALİ İHSAN ÇİNKILIÇ

TİYATRO NASIL BİR TUTKUDUR?

Ben kendimi oyuncu değil de oyuncu adayı olarak görüyorum. 1995 yılında tiyatroculuğa başladım. 6 yıl sahnelerde bulunduktan sonra pazarla ve gıda sektörlerinde yöneticilik yaptım. Çok fazla para kazanabileceğim işlere yöneldim. Yıllar sonra Tiyatro Mavra ile asıl mesleğime geri dönüş sağladım. Hani hep derler ya, ‘Sahnenin tozunu bir kere yutan bir daha bırakamaz’ diye… İşte benimki de aynı durum. Sahnenin gerçekten bir büyüsü var. Biliyorsunuz sezon ekim ayında açılır, mayıs sonu kapanır. Sezon bitiminde bile, tatil ortamına girince bir boşluğa düştüğünü hissediyor insan. Bir ay ara verilse daha, ‘Bir an evvel sahneye çıksam’ durumu yaşıyorsunuz. Bu çok başka bir şey. Görüp, yaşayıp öğrenmek lazım.

SAHNE SİZİN İÇİN NE İFADE EDİYOR? BU KADAR YORGUNLUĞA DEĞECEK NE VAR SAHNEDE?

Zorla yapılan bir şey değil. İsteyerek yapılan bir meslek. Bu ancak sahnede hissedilen bir şey. Tüm algıların açık olduğu bir an. Herkesin kendini kollama kendini idare etme ve daha önce provalarda gösterdiğin performansı gösterme yeri.  Her zaman aynı performansı göstermeyebilir insan ama bazı yerlerde yapmadığın şeyleri yapıp kendini şaşırtabilirsin. Oynadığım oyunlardan zevk alıyorum.

TİYATRO VE DİZİ OYUNCULUĞU ARASINDA BİR FARK VAR MI?

Bence yok, Tiyatroda anında reaksiyon alabilirsiniz. Dizide montaj denilen bir şey var. Tiyatro da o montajı seyirci kendi gözüyle yapar. Tiyatroda biraz daha fazla yüksek ses kullanmanız lazım tek fark bu.

TİYATRO MESAJ VERMELİ Mİ, NEDİR TİYATRONUN ROLÜ GÜNÜMÜZDE?

Mesaj verme kaygısı olduğunu sanmıyorum. Sanatın mesajı içindedir, bunu anlamak isteyen, algısına göre algılayan insanlar vardır. Özellikle mesaj olsun diye yapılmış oyunun olması bana çok iyi bir fikir gelmiyor.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.