Gerçek hiçbir şeydir, algı her şey!

Doğan Gülbasar yazdı

11 Mart 2015 Çarşamba 06:32

 

Artık toplumumuz algılarla hareket eder oldu. Hiç kimse gerçeğin ne olduğunu sorgulamıyor, sadece belirli bir algı oluşturuluyor ve onun üzerine konuşuluyor, öfkeler bileniyor ve önyargılar güçlendiriliyor.

Geçmişte Kabataş olayında böyle oldu. Deri pantalondu, üzeri çıplak, başları bandanalı 80-100 kişi “başörtülü bacımıza” saldırdılar, haraket ettiler, tacizde bulundular(!) Hatta görüntüleri de var!

“Görüntü var” dendi algı oluştu, din düşmanı, deri pantalonlu grup lanetlendi ve bu algı üzerinden Gezicilere olmadık hakaretler yapıldı. Hatta bazı gazeteciler görüntüleri izlediklerini bile iddia ettiler.

Gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır.

Gerçekte öyle bir olay yok, görüntü de yok...

Böylesi olayların başka örnekleri de var. Yukarıdaki örnekte olduğu gibi bazen siyasi rant hesaplarıyla bazen de iyi niyetle gerçekler tam anlaşılmadan bir algı oluşturuluyor ve sonrasında ayıkla princin taşını.

Bir algı oluştuğunda hemen karşı taraf linç operasyonuna başlıyor. Sorgulamadan, doğrulamadan insanları bilinç altlarındaki öfkeyi ortaya çıkarıyor ve bu dalga dalga büyüyor.

Önceki gün Adana’da imamın başına gelenler gibi.

Sosyal medyadan yayılan olay birden Türkiye gündemine oturdu. Yüreğir’in Cumhuriyet Mahallesi camisi imamı “Alevilerin selası okunmaz” diyerek sela okumamış. İddia bu. Oysa ki evi yanan imama zamanında ilk desteğe aleviler gelmiş. Bu da imamın itirafı.

İmam selayı iki kez okuduğunu iddia ederken, buna tanıklık edenler de var. Ancak selanın okunmadığını söyleyenler de... Gerçekte ne olduğu bilinmiyor.

Ama olay o kadar dallanıp budaklandı ki artık gerçeğin ne olduğu kimsenin umurunda değil. İmamın linç edilmesi gerekiyor ve bu yapılıyor.

Herkes bir şey söylüyor, imam hariç. Çünkü bu toz duman arasında imamın sesini duyurmasının imkanı yok. Çareyi ortadan kaybolmakta bulmuş. Tam vurun abalıya durumu yani. Böyle durumlarda biraz sağduyulu olmak lazım. Her zaman hoşgörüden, eşitlikten, kardeşlikten bahseden alevi örgütleri de ortamı sakinleştirmek yerine koroya katılmışlar. Kelle istiyorlar...

Diyelim ki imam bir yanlış yapmış. O zaman olayı toplumsal bir şeye dönüştürmenin alemi var mı? Toplum önderlerinin daha sağduyulu davranması gerekmiyor mu?

Ya ortada bir yanlış anlama varsa?

Ya suçlanan imamın gerçekte alevilerle ilgili olumsuz bir kafa yapısı yoksa...

O zaman bu linç hareketinin günahı kime olacak?

Alevilerin artık yüzyıllardır biriken kompleksi kafa yapısından da kurtulması gerekiyor. Her alevi lafı geçtiğinde koro halinde tepki göstermenin anlamı yok. Bırakın bazı şeylere de gülün geçin. Her şeyi ciddiye almayın...

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.