Sınav öncesi öğütler

Selin Öztekin yazdı

14 Mart 2015 Cumartesi 06:52

 

 

           Daha dün gibi Temmuz ayında işe başladığım kurumda velilerle, öğrencilerle YGS –LYS ile ilgili kayıt görüşmesi yaparken kendinden çok emin ne istediğini bilen öğrencilerle  görüştüm, “puana göre yazarım henüz kariyer hedefim yok” diyen de, “barajı geçeyim yeter ailemde para var, özel üniversite düşünüyorum” diyen de vardı.

 

        Görüşme yaparken öğrenciler velilerle birlikte gelmişlerse çok keyif alıyorum. Soru cevap şeklinde yapılan görüşmelerde öğrencilerin neden başarısız olduklarını nerede hata yaptıklarını ve bundan sonra ne yapacaklarını birlikte konuşmak daha akılda kalıcı oluyor. Dilim döndükçe öğrencilere sınavda zorunlu olarak konulmuş müfredat derslerini hiç ayrım yapmadan sevmeleri gerektiğini söylüyordum. Bu en çok üzerinde durduğum konuydu. Kendimce geliştirdiğim yöntemle onlara en basit yoldan vücudumuzdaki organları nasıl seviyorsak onlar bizi hayata bağlayan can damarlarımızsa, bu dersleri de öyle sevmemiz gerektiğini anlattım.

 

           Gözü –Türkçeye, Kulağı-Matematiğe, Kalbi Biyolojiye, Ağzımızı-Sosyal Bilgilere benzeterek bunlardan biri olmazsa yarım eksik kalacağımızı, hele burnumuzda sorun varsa nefes alamayacağımızı ameliyat olmak zorunda olduğumuzu, hepsi bir arada olursa bütünü sağlayacağımızı ve sağlıklı kalacağımızı anlattım. Bir de en çok üzerinde durduğum konu zamandı  paranın  satın alamayacağı tek şey zamandır. Öğrencileri “zamanımızın kıymetini iyi bilin” diye her zaman uyardım. Benim tek hedefim vardı eğitim için gelen öğrencilere doğru yolu göstermek, onların hedeflerine ulaşması için yol haritası çizmekti.

 

        Şu an sınavla burun burunayız! Heyecan dorukta. Öğrenciler bir sınavdan çıkıp diğerine koşuyorlar, puanların arttığını gördükçe mutlular. Tabi onların mutluluğu bizlere de yansıyor.

Sınav kapıya dayandı. Sınav zamana karşı bir yarış olduğundan sınav sırasında yapamadığı sorularla çok fazla zaman kaybı yaratılmamalıdır. Öğrencilere son iki haftadır yürümelerini tavsiye ediyorum. Sınav yaklaştıkça gerginlikler arttı, Düzenli uyku, yatarken süt veya yoğurt yemelerini, aynı saatte uyuyup aynı saatte kalkmalarını, cep telefonlarını ve interneti kapatıp gereksiz zaman kaybını önleyip son eksiklerinin giderilmesini, sınav stresini ve kaygıyı yenmeleri gerektiğini, sınav kaygısı, bilginin önüne geçerse sınavın hüsranla biteceğini bunun için de sık sık istedikleri üniversitenin içinde kendilerini kazanmış, orada okuyan öğrenci olarak görmelerini hayal etmelerini istiyorum.

 

        Tabi bir de madalyonun diğer tarafı var çocuklarını çok iyi üniversitelerde görmek isteyen aileler. Farkına varmadan bazen ezici güç kullanıyorlar tabi bunları konuşma, dil yoluyla yapıyorlar ailesinin istediği mesleği seçip sonradan çok pişman olan öğrenciler biliyorum. 4 sınıfta üniversite bırakıp kendi istediği bölüme gizliden hazırlanıyor. Sevgili ailelerimiz; bu hayat onların hayatı. Kendi hırslarınızı, başarısızlıklarınızı onlara baskı yaparak lütfen kullanmayın. Kariyer hedefini sen belirle biz her konuda senin arkandayız, danışmak istediğin sormak istediğin bir şeyler varsa bunu birlikte konuşarak halledebiliriz” demeliyiz. Böyle yaparsak “ne dersin” gibi konuşmalarla fikrini sormak onu birey yerine koymak, konuşma hakkı vermek en doğrusu olacaktır.

Bizleri aydınlık TÜRKİYE’ye taşıyacak siz gençlere ihtiyacımız var.

Hepinize sınavda başarılar dilerim.

       “Dünyada her şey için uygarlık için,yaşam için başarı için en hakiki mürşit ilimdir, fendir.İlim ve Fen haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, delalettir.”

Mustafa KEMAL ATATÜRK    

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.