Dünyada özelliklede batı toplumlarında, islamofobi artık göz ardı edilemeyecek kadar büyük boyutlara ulaştı.
Tabanında sistematik olarak;
Siyasi, iktisadi, teolojik, psikolojik, tarihsel, sosyolojik sebeplere dayanan islamofobi, batı toplumlarında neden olarak gerek 11 Eylül gerek IŞİD gerekse de mazeret olarak kaygılanma adı altında adlandırılıyor…
Lakin islam düşmanları, IŞİD’in gayrimüslimden çok daha fazla Müslüman katlettiğini, batılı odaklardan çok daha fazla Müslüman odaklarını yok ettiğini, dünyada, Müslümanlar arasında mezhepçilik ve korku havası estirdiğini gayet iyi biliyor ama işlerine geldiği gibi görmezden geliyorlar…
Batı’nın bu mazeretlerle, uyguladığı yöntemlerle işi tam olarak hangi noktaya vardırabileceğini kestirmek sanırım güç olsa gerek, lakin Müslümanları soyut olarak kültürel işkenceye maruz bırakan yaptırımların ne denli tesirli olduğunu maalesef, müşahede ediyoruz…
Dünya medyasını, elinde bulunduran batı, islam karşıtlığını her daim değişik bir yolla, manifestolarla başarıp halk nezdinde ki sözüm ona kaygılarını, hiçbir zaman Müslümanların kendilerini daha değişik yollarla ifade dahi etmelerine müsaade etmeden canlı tutmayı başarabiliyorlar…
Tamamen çarpıtılmış bir islam imajı maalesef islam diye tanıtılıyor… Biz Müslümanlar ise olayları gayet sakin değerlendiriyor, algı operasyonunu püskürtmek ya da bertaraf etmek için yeterince bir şeyler yapmıyoruz, bu ise islam karşıtı odaklara ve eylemlere meşruiyet zemini sağlıyor…
Din, kültür ve medeniyetler arasında bozgunculuk çıkarmak için bekleyenlerin etnisite nin, ötekileştirme, asimilasyon politikalarının dünya insanlık adına kendi içinde saklı olduğunu görmemiz lazım gelir ki görmenin yolu bu minvalde ilim irfan, erdem, faziletten geçer…
Yeryüzünde islamdan başka din yoktur…