Adaletin yüz akı: Abbas Bilgili

Mehmet Akdoğan yazdı

23 Mart 2015 Pazartesi 06:36

*İnsanlar özgür doğar... Ancak, tarih boyunca süren kölelik özgürlüğü boğmuştur. Köle, bir insandır, ancak bir başka insanın malıdır, mülküdür.

 

*İnsanların kömür ocaklarında, iş güvenliğinden yoksun ortamda çalışmak zorunda kalmalarının tek nedeni, karınlarını doyurmak, bankalara olan borçlarını ödeyebilmektir. Buna köleliğin çağdaş versiyonu diyebiliriz.

 

*Engizisyon Mahkemeleri, Devrim Mahkemeleri (- Ki benim de ibretle okuduğum Tanrılar Susamışlardı kitabında etkileyici olaylar vardır) Devrim kendi çocuklarının kafasını bu mahkemeler aracılığıyla kesmişti.

*Bizdeki olağan dışı mahkemeler; İstiklal Mahkemeleri, Yassıada Mahkemesi, Sıkıyönetim Mahkemeleri, Devlet Güvenlik Mahkemeleri ve Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri bunun somut örnekleridir.

*Önemli bir olağan dışı mahkeme de 27 Mayıs 1960 askeri darbesi ile kurulan ve Menderes ve arkadaşlarının yargılandığı Yüksek Adalet Divanı adını taşıyan Yassıada Mahkemesi’dir. Bu yargılamada da “doğal yargıç” ilkesi çiğnenmiştir

 

*Deniz Gezmiş ve arkadaşları doğal yargıçların önünde değil, emir komuta altındaki askeri yargıçların önünde ve mahkeme niteliği bulunmayan bir kurul tarafından idama mahkum edilmişlerdir.

 

*12 Eylül 1980 darbesi sonrasında da olağan dışı mahkemeler fazla mesai yaptı. Binlerce kişi işkence tezgahından geçti. Metris, Mamak ve Diyarbakır Cezaevleri birer işkence merkezi haline getirilmişti. Yargılamalar adil değildi. Dönemin yargı zihniyetini darbenin lideri olan Kenan Evren “asmayalım da besleyelim mi” şeklinde özetlemişti.

 

*Bu ülkenin insanları da çağdaş hukuk standardına uygun normal mahkemelerde adil yargılanma hakkına sahip olmak istiyorlar. Çağdaş ve evrensel hukuk standartlarına göre, son kullanma tarihi çoktan geçmiş olan bu mahkemelerin halen kullanılıyor olması bünyeye zarar veriyor.

 

Sayın Abbas Bilgili hakkında söz söylemektense, onun makale ve kitaplarından not aldığım alıntıları sizinle paylaştım. Nitekim bir makalesinde Efsanavi Hukukçu Faruk Erem’in olağan dışı mahkemeler için kullandığı “Adaletin Tümörleri” benzetmesini benimsemiş ve bu konuda makaleler yazmıştır.

 

Kitaplar yazmıştır; Bildiğim kitapları : Emek ve Hukuk ve İş Hukuku açısında Mobbing (Psikolojik Taciz)

Üretken ve duyarlı olan değerli dostum Abbas Bilgili’nin Milletvekili Aday Adayı olduğunu öğrendim. Hangi partiden mi? Benim için hiçbir önemi yok.

Engizisyon Mahkemelerine karşı; Fransız Devrimi’nde Devrim Mahkemelerine karşı; İstiklal mahkemelerine karşı; Yassıada mahkemelerine Karşı, DGM’ye karşı yani, insanın hak ve özgürlüklerine kast eden anlayışlara karşı bir insanın partisinin ne önemi var.

O benim için İnsan Aydınlanma ve Adalet Anlayışının yüz akıdır.

Yıllardır tanıdığım, Adana’yı ve sorunlarını bilen üstelik çözümler üreten Abbas Bilgili’nin yolu açık olsun. 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.