Ecrimisil tapu belgesi değil işgal belgesidir

Ecrimisil tapu belgesi değil işgal belgesidir

28 Mart 2015 Cumartesi 06:26

Ülkemizin En Genç Defterdarı: Metin Otak

Ramazanoğlu Konağı Kültür Merkezi’nin konuşmacısı Adana Defterdarımız Sayın Metin Otak’tı. (21 Mart 2015)

Adana defterdarımız Sayın Metin Otak, Tarım Arazilerinin satışı, kiralanması ve 2B diye bilinene orman vasfını kaybetmiş arazilerin satışı ile ilgili olarak bir çok konuyu aydınlattı.

Ramazanoğlu Konağı Kültür Merkezi’nin atmosferi yoğundu.

Defterdarımızın konferansını izlemek için;

Adana Vali Yardımcıları, Sayın Cengiz Horozoğu, Azmi Yeşil ve Şükrü Çakır teşrif etmişlerdi.

Defterdar Yardımcıları  Sayın Emin Temiz ve Emrullah Bulut da hazır bulundular.

Konferans başlamadan önce, Necati Bozdoğanoğlu, Vali yardımcıları, Defterdar Milli Emlak Daire Müdürü’nü bir arada görünce, Adana tarihinin Canlı tanığı olarak bilgilerini anlatmaya başladı. (Resim-1) Gerçekte değerli bilgiler veriyordu. Bir başka zaman kendisinin vereceği konferansı dinlemek üzere toplantıya geçtik.

Ev Sahibi Gözde Ramazanoğlu, genç Defterdarımızın sunumunu yaptı.

Sayın Otak’ın 1966 Kırıkkale Pınarhisar doğumlu olduğunu, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun olduğunu öğreniyoruz. 2005 yılında Bursa’ya Defterdar olarak atandığında Türkiye’nin en genç defterdarı olduğunu da öğrendik. Gerçekten de ilk tanıştığımda Sayın Valimiz Mustafa Büyük ile bir aradaydık. Defterdar diye tanıştırdıklarında şüpheyle baktım: Defterdar dediğin koltuğuna sığmaz, zor oturur, zor kalkar, gerdanı sarkmış, tepeden bakan ve korkutucu bakışları olan kimse diye biliyorum. Böyle güler yüzlü, sevecen bakışlı, insana huzur ve güven veren defterdar olur mu?

Oluyor demek. (resim-2)

Adana Defterdarımız, 29 Kasım 2013 tarihinde Bursa’dan Adana’ya atandı.

Gözde Ramazanoğlu bu tarihte yapılan atama için : “İyi ki Kasım ayında gelmiş. Eğer Haziran ayında gelmiş olsaydı, katlanılması zor sıcaklara alışıncaya kadar Adana’yı sevmesi gecikebilirdi. Sonuçta yine Adana’yı sevecekti ama biraz zaman alacaktı. Kışın yapılan atamalar, insanın Adana’yı daha hızlı sevmesine neden oluyor” diyerek, salonda tebessüm rüzgarı estirdi.

Sayın Otak: “Nevruz’un tüm ülkemize dostluk, huzur ve barış getirmesini diliyorum…” diyerek söze başladı.

Son yıllarda “defterdarlıklar ve vergi daire başkanlıkları” ile ilgili olarak yapılan değişiklikler ve görev bölümleri ile hakkında bilgiler sundu. Özetle Adana Defterdarlığının görev alanı olarak: “Bulunduğu ilde Maliye Bakanlığının en büyük memuru ve il ve bağlı ilçeler teşkilatının amiri olup, işlemlerin kanun hükümlerine göre yürütülmesi, denetlenmesi, merkez ve taşradan sorulan soruların cevaplandırılması, kanuna aykırı hareketi görülenler hakkında takibatta bulunulması, atamaları il'e ait merkez ve bağlı ilçeler maliye memurlarının sicillerinin tutturulması ile görevli ve sorumludur.”

 

Ecrimisil Tapu Değil İşgal Belgesidir.

 

İlk kez bu bölgede karşılaştığım bir durum var. Burada kişiler ellerinde bulundurdukları ecri misil belgelerini sanki hak sahibiymiş gibi ibraz ediyorlar. Oysa o belgeler, hazine arazilerinde işgalci olduklarının kanıtıdır.

Türkiye’nin başka hiçbir yerinde böyle bir anlayış yok. Ama kimler hak sahibidir? Sayın Otak şöyle devam etti: “Hazineye ait tarım arazilerinin satışı konusunda geniş açıklama yaptı. Bu kanunun (6292 Sayılı Kanun) yürürlüğe girdiği Nisan 2012 yılından en az üç yıl önceden beri tarımsal amaçla kiralayan, kira sözleşmesi halen devam eden kiracıları veya bu arazileri aynı süreyle tarımsal amaçla kullanan ve kullanımlarının halen devam ettiği idarece belirlenen kullanıcıları ya da paydaşlarından; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde bu arazileri bedeli karşılığında doğrudan satın almak için idareye başvuran ve idarece bu maddede belirtilen şekilde tespit ve tebliğ edilen satış bedelini itiraz etmeksizin kabul edenler bu maddeye göre hak sahibi sayılır.

Hak sahiplerine doğrudan satılacak Hazineye ait tarım arazilerinin satış bedeli rayiç bedelinin yüzde yetmişidir. Peşin ödeme halinde bu bedelden ayrıca yüzde yirmi düşürülür.

Hak sahiplerine satılan taşınmazlardan ecri misil alınmaz, tahakkuk ettirilen ecri misiller terkin edilir, başvuru tarihi itibariyle son beş yıl için tahsil edilen ecri misil ve kira bedelleri satış bedelinden mahsup edilir, bu bedelden fazlası iade edilmez. Ayrıca Yükümlülüklerini süresi içinde yerine getirmeyenlerin doğrudan satın alma hakları düşer.

Sayın Otak, Kamuoyunda 2/B olarak bilinen yasa hakkında da geniş ve tatmin edici bilgiler sundu. “2/B dendiğinde aylayacağımız, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun birinci fıkrasının (B) bendinde, hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan ve çıkarılacak yerleri anlamamız gerekiyor.

Ormanlarda ağaçların kesilip, arazilerin imara açılması gibi bir anlayış ve yapı söz konusu değildir. Zaten adı üstünde ‘Orman vasfını yitirmiş’.  Öyle bir alan düşünün ki, evler yapılmış, yolar açılmış ama tapuda orman görülüyor. İşte bu arazilerin hak sahiplerine satışı yoluyla gerçek vasıflarına döndürülmesidir.

Bu toplumsal bir yaradır. Ülkemizin dört bir tarafında bu tür yerlerin kanuni düzenlemeler ile gerçek durumuna getirilmesi gerekmektedir.

Bu arazilerin satışı konusunda da adil davranma adına uygulamalar geliştirilmiştir. bu taşınmazların 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilerden bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler hak sahibi sayılacak; bu hak sahipleri Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde idareye başvurabileceklerdir.

Hak sahiplerine doğrudan satılacak olan taşınmazların satış bedeli, rayiç bedelin yüzde yetmişi olarak belirlenmiştir.

Başvuru sahiplerinden satış bedellerine mahsup edilmek üzere; belediye ve mücavir alan sınırları içinde olan yerler için iki bin Türk Lirası, dışında olan yerler için bin Türk Lirası başvuru bedeli alınacak, ilgilileri adına emanet hesabına kaydedilecektir.

Satış bedeli peşin veya taksitle ödenebilir. Satış bedelinin tamamının peşin ödenmesi halinde yüzde yirmi, en az yarısının ödenmesi halinde yüzde on indirim uygulanır.”

Sayın Otak, Tarım arazilerinin satışı ve kiralanması ile Orman vasfını kaybetmiş arazilerin satışı hakkında kamuoyunca yanlış algılanan birçok konuya açıklık getirdi.

Şahsım olarak 2/B olarak bilinen yasanın en muhaliflerdendim. Kafam karıştı. Ekmeği ekmekçiye ver, 5 kuruşta fazla ver demiş atalar. Sayın Otak konusuna hâkim bir şekilde konferansı sonlandırdı.

Sayın Defterdara genç deyince yardımcısı ve Milli Emlak daire Başkanı Emrullah Bulut, ondan da gençti. İlk görüşte memur olduğuna bile ihtimal vermedim. (Çok yaşlanmışım çok…)

Sayın Cengiz Horozoğlu, artık her hafta konuğumuz olmayı arzu ettiğini bildirdi.

Güzel bir gündü.

Hem katılımcılara, hem de Sayın metin Otak’a ve Gözde Ramazanoğlu’na teşekkür ediyoruz.

Fotoğrafları: Mehmet Akdoğan Çekmiştir.

 

 

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.