Görgü dışı! Küçük dağ yaratıcılığı! Aşırıcılık! Gösteriş budalası olma durumu!
Hepsi birbine FSM halatları gibi bağlı kavramlar, karşıya geçilemiyor artık. Gösteriş budalası olmamak gerekli yapılan gösterilerde. İnsan olabilmek ölçü birimleriyle değer bulmadığından, metreler arttırılsa dahi çıtalar yükselmiyor.. Yaşı kemale ermiş zannedilenler halen anadan doğma çıplak.. Gelişim milimetrik olarak ilerler ya da ilerlemez aynı şey! Kendi iptidalarında level atlayamayan oyuncular, mouse ile yönetilir!
Şu anda cari açık gibi büyüyen bir sorun ise şu; öğretmenlerin, öğrencilerinden çok velilere kitap okuma duygusunu aşılayamaması.. Yoksa veliler hiç bir şey enjekte edemeyecek çocuklarına. Televizyona teslim edilmemeli nesiller.
"Evinize geldiğinizde yabancı biriyle karşılaşıyorsunuz. Bu kişi çocuklarınıza kavga etmeyi, dayak atmayı, dövüşmeyi, cinselliği öğretiyor. Siz bu insana ne yaparsınız? Onu biraz da şiddet kullanarak evden atmaz mısınız? Fakat bütün bunları her gün, her saat yapan TV'nizi başköşenize yerleştiriyorsunuz. Prof. Dr. Jerom Singer bu sözleri boşa sarf etmemiş olsa gerek!
Kötü cenahların işletim sistemidir televizyon! Robot yetiştiriciliğine tarla görevi yapar. Eğitime katkı sunmaz, aşağılık duygusunu salgılatır! Kibri öğretir, komplekse kapıdır..
Bilgi çağında yaşandığına göre primitifçilik bireylerde eksiklikleri gidermez. Öğrenme algısını geliştirmek, gelişimin iptidasıdır. Araştırma yaparken egodan uzaklaşmak ve hoşgörüyle buluşmak gerekli, daha güzel bir bakış için! Çok gelişmiş sanılan ülkeler asıl primitiflerdir ve bu durum gerçekliği ört pas eder..
Asıl husus ise önem arz ediyor!
Aşırıcılık! Örneğim ise şöyle; bazılarına aşırı dinci, yobaz lafzını kullanmak..
Oysaki bunu diyenler aşırı primitifler ve durumlarından bi haber yaşamaktalar. Elfaz-ı Küfr’ü destekleyen müslüman yaşantısındalar!
Onlara acı versin Hande Yener gibi. Anlayış biçimlerine göre cümle kurmak gerekli bazen.
Peki neden böyle olduklarını biliyor musunuz?
Dinde aşırıcılık kavramına rastalayamazsınız hükümler açık ve nettir. İş hükümleri uygulama safhasına gelince neyin ne olduğunu - bilmediklerinden, aşırı derler, radikal derler, liberal derler, idealist derler, derler de derler...
En dindar geçinene bile kabul ettirilmiş bir olgudur bu! Benimsenmiş ilkellikler cahiliye gibidir..Primitif kafaların primitifciliklerini red edemiyorlar! Hükümler ortada bunları değiştirmeye, dönüştürmeye onların güçlü pozları yetmeyecek hiç bir dünyada! Bedbaht olacaklar!
-Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in dediği gibi ‘Ya İslam’la yükselir, ya inkarla çürürsün, bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün’
Onların bidat politikalarına karşı savaşımız sürecek! Bir ömür, marufu emredip, münkerden nehyetmekle son bulacak emin olsunlar!
Primitifcilikten uzak durup, insani gelişimle buluşmanız dileğiyle..