-Üniversiteler de başörtü yasağının kaldırılması
-Özel muayene soygunculuğuna son verilmesi
-Duble yollar
-TSK vesayetine son verilmesi
-Oligarşi, statüko ve baskıcı laik sisteme son verilmesi
-Sağlık reformu, özel hiz. Halkın yararlanmasını sağlamak
-Aile hekimliği, devasa şehir hastaneleri, yoksul ve yeşil kartlı vatandaşın ayakta tedavilerinde ilaçlarını istedikleri eczaneden alabilme imkânı
-Kürt probleminde cesur adımlar
-Toki ile dar geçimlilerin ev sahibi yapılması ve daha yaşanılası kentler inşaası
-Düşük faizli Mortgage sistemi ile inşaat sektörünün patlama yapması
-İMF borcunun ödenmesi ve tüm küresel krizlere rağmen sağlam ekonomi modeli
2002’de dış borç 150 milyon dolar iken 2015 ise 277 milyon dolar civarında, belki dış borç fazlalaştı lakin GSMH gelire oranla birlikte düşmekte, 300 milyar dolarlık özel sektörün borcu ise büyük risk taşıyor, ülkemiz açısından ki özel sektörün dış borçlanması dövizle ve kur artışında yaşanılacak sıkıntı ile yine kamu bankaları karşı karşıya kalmış olacak…
-TL’den altı sıfır atılarak paramıza değer kazandırılmıştır.(Daha önce dünya da en kupürlü banknot bizde olması münasebetiyle)
-Ak Parti iktidarından önce %20 olan aylık faizlerin tüm muhtıra, cumhuriyet mitingleri, gezi olayı, 17-25 aralık süreci ve global şoklara rağmen dirençli, istikrarlı kur ve faiz dengesi
-Bana göre en büyük ekonomik uygulama bu olsa gerek, 2009 yılında resmi gazete de yayınlanan bildirge ile vatandaşın dövizle borçlanmasını yasaklanması.
Bu ekonomik verileri verirken lütfen kamu bankalarının her üç aylık dönemde zarar yazıp birçok bankanın battığını, 2001 krizinde ki faizlerin %120 gecelik repoların 7-8 binleri gördüğünü unutmayalım
-Ekonomik kalkınmanın ana arteri olan, bankacılık sektörü Ak Parti döneminde deyim yerindeyse altın çağını yaşamıştır. Gerek aktifleri, gerek özkaynak yeterliliği, fonlama yapısı ve karlılık açısından güçlü ve sağlıklı yapısını korumakta olup geçmişte yılsonunda zarar yazan devlet bankaları artık hem kar açıklar hale gelmiş hem de itibarlanarak yüksek bilançolara ulaşmıştır
-Kapalı alan sigara yasağı
-Hava yolu ulaşımının lüks olmaktan çıkması
-Engelli kardeşlerimiz için rehabilitasyon merkezleri ve evde bakım parası
-E-Devlet uygulamaları, bursların 10 kat arttırılması,415,274 kadrolu öğretmen ataması,1 milyar 754 milyon ücretsiz ders kitabı dağıtımı,99 yeni üniversite, taşımalı eğitim yapılarak eğitim bütçesi 6,5 kat arttırılmıştır
-Kendi insansız hava uçağımızı, yerli piyade tüfeği, donanma gemimizi, tankmızı yaparak milli savunma sanayimizi güçlendirdik
-Artık küresel aktör olan tarımda güvenilir gıda sistemi, çiftçiye mazot desteği, kalkınma amaçlı bölgesel destekler verilerek tarım da arzu edilen yere ulaşılmaya çalışılmıştır
-Sinop ve Mersin Akkuyu nükleer santrali, hidroelektrik ve rüzgâr elektrik güç artışı
-25 Stadyum, dev organizasyonlara ev sahipliği, yurtlarda ücretsiz internet desteklenerek gençlik ve spora hizmetler yapılmıştır
-Kültür zenginliğimize sahip çıkarak, kültür mirasımızın Dünya’ya tanıtımı ve medeniyet mirası emin ellerde diyerek Turizmde Dünya 6.’lığı
-Vakıflar müd. Binlerce vakıf eserine hayat verilip, kültürel mirasa sahip çıkıldı
-Orman ve suya yaklaşık 67 milyar TL para yatırım yapılmıştır(Türkiye Dünya’da en çok ağaçlandırma yapan 3. Ülke olmuştur)
-Kadın sığınma evleri, toplum destekli polis birimleri, modern hükümet konakları
2001’den özellikle 2012’ye kadar gayet istikrarlı büyüdük. Son 2,5 yıllık dönemde ise konjonktürel olarak Dünya’da bir daralma yaşanıyor. Lakin gayri safi gelirimizi de, ihracatımızı da, katlayarak artırdık… Bunlar gibi onlarca ekonomi de, sağlık da, enerji de, eğitim de, reformlar yapıldı ama ben diyorum ki ağzınızla kuş tutsanız, ülkeyi demir ağlarla örseniz de bunlar yine aynı teraneyi çalıp söylerler. Allah’ın izniyle, TÜSİAD dâhil, kendi güdümlerinde ki iktidarların, hâkim olduğu günleri özlemeye devam edeceklerdir.
Bir hükümet düşünün ki bütçesinin %27 sini yani yıllık 150 milyar TL sosyal yardımlara ayırıyor ve yaklaşık 3,5 milyon insana ulaşıyor, dolayısıyla bu insanlara dokunuyor. Bu Dünya’da incelenmesi gerek bir çalışma değil mi?
2002’den önce yapılan faiz ödemesi milli gelire oranla %14,5 tekabül ederken bugün %2,5 kadar düştü elhamdülillah arada ki %10-12 farkı da hükümetimiz sosyal yardımlara dolayısıyla da vatandaşlarına harcıyor…
Pek çok kişi olaya işte kömür, makarna vererek sadak veriyorlar, diyerek bu zaruri ihtiyaçlara sahip insanları rencide ediyorlar, bireysel bazda bu eleştiriyi karşı tarafın empati yapmamasını bir nebze anlayışla karşılarken, siyasetçiler, hem halktan oy istiyorsunuz hem de dönüp işi sadakalaştırarak insanları incitiyorsunuz.