KONTENJAN ADAYLIĞI RAHATLIK DEĞİL SORUMLULUKTUR
“Bir İnşaat Mühendisi Sadece inşaat mühendisliğinden anlıyor ise bana göre inşaat mühendisliğinden de anlamıyor demektir. “ Yıllardır bu görüşü savunurum. Meslekte uzmanlaşmaya itirazım yok ancak sorumluluk hissetmek evrensel ve insani bir duygudur.
Tam da bu noktada karşılaştım Sayın Zülfikar İnönü Tümer ile… Karşılaştım derken daha önce yolumuz kesişmişti, bu gün karşılıklı sohbet etme olanağımız oldu.
Adana Medya Gazetesini ziyarete gelmişti. Gazetemizi tanıyor. Ben hemen konuya girdim:
“Sayın Tümer, Kontenjan adaylığınız gündeme gelince tabanda bir rahatsızlık olduğunu düşündüm. Ön seçime katılmadan seçilenlere bir önyargı oluşur. Siz de bu ön yargı ile karşılaştınız mı?”
“Adana’yı partimi ve parti teşkilatını çok iyi tanırım. Tanıyorum da. Sizin düşündüğünüz anlamda bir ön yargı oluşsaydı bile bu tamamen doğal sayılması gerekirdi. Çünkü şöyle düşünmek gerek, bu partiye emek ve gönül verenlerin parti sevdası diye yorumlarım. Ancak kesinlikle böyle bir ön yargı ve tepki ile karşılaşmadım.”
“Sizce neden?”
“Ben yaşamını bu partiye emek veren ve parti sevdalısı bir aileden gelmekteyim. Dedem, bu kentte cumhuriyetin ilk savcılarındandır. Babamın çalışmaları ise sadece partililer tarafından değil, Adana halkı tarafından yakinen bilinmektedir. Ama kesinlikle, bu onurlu mirasın mirasyedisi gibi görünmek istemiyorum. Büyüdüğüm ortam beni önce yaşadığım şehre sonra da ülkeme karşı sorumluluklarımı hatırlatıcı niteliktedir.”
“Bu arada siz de boş durmadınız herhalde, sizi geçmiş yıllarda CHP Teşkilatından ve arkeoloji çalışmalarından biliyorum…”
“Evet, sizinle de birkaç telefon görüşmem olmuştu. 1997 yılında parti içerisinde çeşitli kademelerde görevler yaptım. Esas görevim, işimin de gereği olarak Adana’nın kırsal kesimlerini derinlemesine tanımış olmamdır. Adana’nın en ücra köylerinde altyapı inşaatları nedeniyle bulundum. Birçok kurumun projeleri nedeniyle ki bunların arasında Köy hizmetleri, Kültür Bakanlığı ve çok sayıda belediye vardır kırsal kesimde bulundum. Hep Adana’daydım. Okulum ve askerliğimin dışında Adana’da sürdürdüm yaşantımı. Kırsalda kaldığım süre kentten daha çoktur….”
“Sadece alt yapı değil bir de Adana’da kazı çalışmaları.”
Sayın Tümer burada bir fotoğraf gösterdi. Fotoğrafı görür görmez heyecanlandım. Adana’ya Vali İbrahim Paşa’dan sonra en büyük hizmeti yapmış olan Halet Çambel ile çekilmiş bir fotoğraf. Çok duygulandım.
“Evet, kazı çalışmaları.” dedi ve sırasıyla söz etti Sayın Tümer : “Kozan’da Kale ve Çevre Düzenlenmesi, Feke, Çürükler Köprüsü, Kara Kilise ve Kale Projesi, Saimbeyli’de köy yolları yapımı. Şar, Ala Kapı, Yumurtalık Sahil Düzenleme ve Kalesi restorasyon, Karaisalı Kapıkaya Kanyonu ve yürüyüş yolu düzenlenmesi, Pozantı, Dağdibi ve Gökbez köyleri sulama projesi ve Karataş Magarsuz Antik kenti Kazılarında halk ile birlikte ve iç içeyim.
Bu çalışmaların büyük bölümünü parti kimliğim ile yaptım..”
Not olarak söylüyorum, değerli okuyucu Sayın Tümer bunları kısacık kelimelerle anlatıyor ama söz ettiği yerlerin tamamını bizzat gezdim. O köy yolları, sulama projesi diye kelimelerle ifade edilen yerlerde bu çalışmaların nasıl hayat verdiğini gözlerimle gördüm. Gökbez’de mezarlık ile köy evlerinin yan yana oluşunu ve mezarlığın köyden daha kalabalık olduğunu unutamam. Oraya su, yol, okul, köprü götürmenin halkımız için ne denli önemli olduğunu masa başında oturan insanın anlaması gerçekten zordur.
“Tarihi seviyorsunuz?”
“Adana tarih kokar. Dünyanın sayılı tarihi eserlerini barındırır bu coğrafya ayrıca bildiğiniz Anadolu medeniyetlerin beşiğidir. Batı ile doğu arasında geçiş yolu üzerinde bulunan Adana’nın biz şimdilik kaleleri ile uğraşıyoruz. Adana’nın tarihini ortaya çıkarıp, dünyaya sunmak, Adana’ya tarihi, kültürel, sosyal ve ekonomik çağ atlatacaktır. Biz işimizi yapıyoruz ve işimizi yapacağız. Bu hizmetleri ömrümüzün sonuna kadar vermeye devam edeceğiz.”
Ben yeniden kafama takılanı sordum: “Peki halk sizi nasıl karşılıyor?”
“CHP’nin adaylarını önseçimle belirlemesinin yarattığı coşkuyu ancak halk ile karşı karşıya geldiğinizde daha iyi anlıyorsunuz. İnanın ki, kırsal kesimde bunun coşkusunun daha fazla olduğunu neredeyse gözlerinizle görüyorsunuz.
Ben daha arkadaşlarımın ayak basmadığı yere gidemedim. Mutlaka her yere gitmişler, CHP’nin yeniden dirilişini zaten duyurmuşlar.
Benden önce 50’den daha fazla arkadaşım gitmiş ayak basmış o yerlere. Ben şimdi onların hazırladığı yollardan yürüyorum.
Adana’da şurası gidilmemiş, şuraya da ben gideyim bari diye düşünülen bir yer yok. Hepsinin emeği, umudu, çalışması var. Bu açıdan Kontenjandan gelmek, bana rahatlık değil, sorumluluk yüklemektedir. Hem halkımın, hem partimin, hem de bu arkadaşlarımın emeklerini boşa çıkarmamak görevimizdir.
Arkadaşlarımız çalışma heyecanından hiçbir şey kaybetmemişlerdir…”
“Sayın Tümer ne olacak bu memleketin hali?”
“İşte biz böyle sormayanlardanız. Sormak ve vakit geçirmek yerine kendimizi ortaya koymaktayız. Sizin yazılarınızı yıllarca takip ederim sizin de kullandığınız Aziz Nesin’in çok güzel bir saptaması vardır: “Evde yangın varken sanatçının görevi piyano çalmak değil, yangına kovayla su taşımaktır.”
Şimdi ülkemize katkıda bulunmak istiyoruz.
Herkesin ülkesi için, yarını, çocukları torunları için bir şey yapması gerekmektedir.
CHP çatısı, güzel gelecek ve huzurlu yarınlar için en doğru yerdir.
Her türlü ayrışmaları, görüş farklılıklarını bir kenara bırakıp CHP’nin şemsiyesi ve programı altında birleşmek gerekir.
Adana’da az önce söz ettiğim gibi kırsal kesimi ne kadar biliyorsam kent yaşamının da ortasındayım. Sadece şimdi değil, ki şimdi yoğunlaşmış durumda, bir çok meslek odası ve sivil toplum kuruluşları ile bire bir görüşmeler halindeyim. Hepsinin ortak görüşü, daha çağdaş, daha aydınlık bir Türkiye özlemi içindeler.
Bakın ben kamuoyuna duyurmuştum; Halen Adana Atlıspor Kulübü yönetim kurulunda görev yapmakla birlikte, Adana Tenis Dağcılık ve su Sporları Kulübü, Adana Yelken Kulübü, Adana Hukukçular Kulübü, Adana Müteahhitler Birliği, İnşaat Mühendisler Odası, Adana Kent Konseyi Engelliler Meclisi, Zihinsel engelli çocuklar derneği, Misis Kazıları derneği ve Kadirli Karatepe müzesi derneği, Anadolu Kulübü Büyükada Şubesi gibi sivil toplum kuruluşlarında üyeliklerim devam etmektedir. Toplumun her kesimi ile iç içeyim. Bu durum, yaşadığım coğrayayı ve insanlarımı daha iyi tanıma, anlama, sonuç üretme olanağı vermektedir. Bu yönüyle kendimi şanslı görmekteyim.”
“Son olarak?”
“Daha söyleyecek çok sözümüz var bu röportaj için son olarak şunu söyleyebilirim. Aday Adayı olmuş arkadaşlarıma şahsım adına teşekkür ediyorum. Çok yoğun bir çalışma yapmışlar ve hala çalışmalarını sürdürmekteler. Hiçbir başarı tesadüf olmadığı gibi tek başına da değildir.
CHP’si, aydınlanma yolunda atılmış dev adımdır.
Herkesi bu adımı atmaya davet ediyorum. İktidara gelmenin ortak sevincini birlikte yaşamak için herkesi CHP’ye davet ediyorum.
Adana Medya Gazetesine teşekkür ediyorum.”
“Biz de teşekkür ediyoruz; Türkiye için hayırlı olmasını diliyoruz.”