1 Mayıs İşçi Bayramı yine birçok tartışmanın gölgesinde kutlandı ya da kutlanmaya çalışıldı. 1 Mayıs 1886’da yani bundan 140 yıl önce ABD’de işçiler günlük çalışma süresinin 8 saate düşürülmesi için eylem yaptılar. O zaman işçiler günde 12 saat haftada 6 gün çalışıyordu. İşçi sınıfı büyük bedeller ödeyecek günlük 8 saat çalışma hakkını sermayeye kabul ettirdi.
Sonraki yıllarda 1 Mayıs işçi sınıfının emek, dayanışma ve haksızlıklara birlikte karşı koyma günü olarak kutlanageldi.
1 Mayıs aslında bayram filan değildir. Çünkü işçilerin bayram kutlayacak hali yoktur. Olsa olsa anma günü ya da geçmişte işçi sınıfının mücadelesine nostaljik bir yaklaşım günü olabilir!
Günümüzde işçilerin sömürülme değil, sümürülememe sorunu vardır! Çünkü işçiden çok işsiz vardır. Ülkemizde işçiler iş bulamamakta, iş bulsa da her türlü koşula “evet” diyerek sosyal güvencesiz, sendikasız, her türlü sosyal haktan yoksun çalışma koşullarına mahkum olmaktadır.
140 yıl önce işçi sınıfının büyük bedeller ödeyerek kanunlaştırdığı günlük 8 saatlik çalışma süresi geçmişte kalmıştır. Artık işçiler sanayi devriminin ilk dönemlerindeki gibi kölelik koşullarında çalıştırılmakta, en küçük bir anlaşmazlıklarda kapının önüne konulmaktadır.
Kapitalistler için öncelikli olan sermayelerinin artması, işletmelerinin büyümesi, daha fazla kar elde etmeleridir. İşletmelerindeki makine ve teçhizatlar bile işçinin hayatından önemlidir. Çünkü iş kazasına kurban giden bir işçiye, bozulan aleti kadar üzülmeyen bir sistemle karşı karşıyayız.
Bu koşullar altında bayram mayram olmaz. Zaten 1 Mayıslar bayram gibi de kutlanmıyor. İstense de izin verilmiyor.
İşçilerin 1 Mayıs’ı nerede kutlayacağına ya da nerede kutlamayacağına bile egemenler karar veriyor. 1 Mayıslarda sokaklarda meydanlarda işçiden çok polise denk geliyoruz. İşçi sınıfı adına iyi niyetli nutukların atıldığı, davul zurna eşliğinde halayların çekildiği bir tatil günü 1 Mayıs... Sınıfsal bilinçlenme adına kimsenin kılının kıpırdatmadığı bir gün...
Sınıf bilinci yok, birliktelik yok. İşçinin ideolojisi olmaz. İşçinin ideolojisi “emek”tir. Varlığı da birbirine sahip çıkmaktan geçer. Oysa bugün bakıyoruz her işçi örgütü ayrı telden çalıyor, birinin yürüdüğü yoldan diğeri yürümüyor, yolunu değiştiriyor! Farklı etkinlikler farklı zamanlarda yapılıyor.
Böyle 1 Mayıs mı olur?
Oluyor işte...
Yine de kutlu olsun!