Her devrin suçlusu!

Doğan Gülbasar yazdı

05 Mayıs 2015 Salı 09:08

Bir dönem egemenlerin kafa yapısına uymayan herkes yıkıcı-komünist olarak suçlanıyordu.

Bir dönem bölücü terörist.

Bir dönem herkese irticacı denmeye başlandı, suçlama yapmak istendiğinde.

Sonra Ergenekoncu oldu işe yaramazlar, eş zamanlı olarak darbeci.

En son paralelci...

Hatta sözde şike operasyonu döneminde Fenerbahçeliler bile egemenlerin hedefindeydi.

Sıra kendilerine, hükümetin deyimiyle paralelcilere gelene kadar her kampanyaya destek vermişti cemaat.

Onlar için özeleştiri zamanı.

İnsanları etiketlemek ve elindeki devlet olanaklarıyla oluşturulan onlarca medya organıyla algı oluşturup milleti uyuşturmak ne kadar kolay.

“Sen busun, şusun” diyor birileri; sen daha kendini ifade etmeye fırsat ve olanak bulamadan elindeki gazeler, televizyonlar ve diğer medya araçlarıyla seni acımasızca tarif ediyorlar, hatta yargılıyorlar, ceza bile veriyorlar.

Propagandanın gücü!

3 Mayıs Basın Özgürlüğü günüydü. Coşkuyla kutladık(!) Ülkemiz basın özgürlüğü alanında dünyada son sıraya düşmüş, gazeteciler; hükümetin görevini engellemek, hükümeti yıkmaya teşebbüs, terör örgütü üyeliği gibi suçlamalarla hapse atılıyor. En küçük bir eleştiri cümlesine hemen dava açılıyor ve eli kalem tutanlar sindirilmeye çalışılıyor.

Türkiye’ye özgü başkanlık sistemi propagandası yapılıyor ya bugünlerde, bu da Türkiye’ye özgü basın özgürlüğü.

Medya bugün silah olarak kullanılıyor. Oysa medyanın görevi sorgulamak, soru sormak ve eleştirmektir. Ama egemenler medyayı ele geçirince silaha dönüşmüştür.

Ama çuvaldızı kendimize batıralım, medya geçmişte yaptığı hataların bedelini ödüyor. 4’üncü kuvvet olan medya 90’lı yıllarda birinci kuvvet olduğunu zannettiği ve öyle davrandığı için bugün bu haldedir.

Özetlemek gerekirse herkes mağdur olduğunda sistemden şikayet ediyor ancak güçlü olduğunu farkettiğinde sisteme sarılıyor.

Kimsenin sistemle bir derdi yok, sorun gücü kimin kullandığı...

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.