VATAN PARTİSİ İL BAŞKANI NEVZAT BATMAZ: HAKSIZLIK BÜTÜN PARTİLERE YAPILMIŞTIR
HAKSIZLIK HERKESE ZARAR VERİR
Yaygın Medyaya “Meydan Savaşı” olarak yansıyan Uğur Mumcu Meydanı’nda 29 Mayıs 2015 tarihinde yapılacak miting için kafalar karışık. Konuyu netleştirmek için biz de bunu Adana’da konunun sahibi olan Vatan Partisi İl Başkanı Nevzat Batmaz’a sorduk.
KAFALAR KARIŞIK DEĞİL KARIŞTIRILMIŞTIR
Evet, Sayın Batmaz sorumuz yukarıda nedir bu iş?
“Bir kere iki konuyu düzelteyim. Kafalar karışık değil. Kafalar net. Vatan Partisi bir meydanda miting yapmak istiyor, bunun la ilgili yasal olan süreçleri tamamlamış, yasal izin ve onayları almış hazırlıklarını da ona göre yapmış… Ardından Sayın Cumhurbaşkanı’nın bir talebi olmuş ve bize yapılan tahsisin iptaline ve Meydan’ın Cumhurbaşkanı’na tahsisine hukuksuz olarak karar verilmiş.
Anlayacağınız kafalar karışık değil, hukuksuzluk yapılarak kafalar karıştırılmış.
İkinci konu da şu; bu konunun Adana’daki muhatabı Vatan Partisi İl Başkanı olarak ben olabilirim. Öyle görünmüş olabilir ki dar anlamda öyledir. Ancak geniş anlamda Vatan Partisi hedef alınarak, demokrasi, insan hakları, kişisel hak ve özgürlükler gibi kavramlar ayaklar altına alınmaktadır.
Bu anlamda bu konunun muhatabı sadece ben değil, bütün siyasi partilerin il başkanları, teşkilatları, üyeleri, özetle bütün halkımızdır.
Zarar gören ve haksızlığa uğrayan Vatan partisi değil, bütün partilerdir.
Bakın iddia ediyorum AK Partililerde bundan zarar göreceklerdir. Yasaları keyfi uygulayan bir sistem, bütün halka zarar verir ki AK Parti üyeleri de bu zarardan paylarını alırlar. Bu zararı onlara biz değil, bu haksızlığa neden olanlar ve göz yumanlar vermiş olacaktır.”
NASIL BAŞLADI?
Bakın ben Mali Müşavirim, kanun, yönetmelik ve genelgelerden anlarım. Şu çok önemli, Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı’nın 23.02.2015 tarih ve 236 Sayılı kararının (A) Açık Yerlerde Propaganda başlıklı (C) bendinde: “Bu süre içerisinde oy verme gününden önceki onuncu gün olan 28 Mayıs Perşembe Günü Sabahından oy verme gününden önceki 6 Haziran 2015 Cumartesi Saat 18.00’e kadar olan propaganda süresinde, denetim ve gözetim yetkisinin İlçe Seçim Kurullarında, diğer zamanlarda ise yetkinin Mahalin en büyük mülki amirinde olduğu” belirtilmiştir. Yasa budur. Bu yasaya dayanarak, partimiz 07 Mayıs 2015 tarihinde 2015/7 Sayılı yazımızla bağlı bulunduğumuz Seyhan İlçe Seçim Kurulu başkanlığına bir yazı yazıp, 29 Mayıs 2015 tarihinde Açıkhava mitingi yapacağımızı bildirerek, Uğur Mumcu meydanı’nın tahsis edilmesini talep ettik.
Halkımız şunu iyi bilsi, yasada bazı haklar vardır, sadece yetkililere haber verme yükümlülüğünüz vardır… Haber verirsiniz ve haktan yararlanırsınız. İzin veya her hangi bir onay beklemezsiniz.
Alan Tahsisi bu haklardan değiliz. Siyasi partiler yetkili makamlardan izin ister. İlgili makam bu talebi alır, inceler, ölçer tartar ve olumlu veya olumsuz kararını verir. Biz de bekledik. Sonuçta İlçe Seçim Kurulu Uğur Mumcu Meydanı’nı anılan gün ve saatte Vatan Partisine tahsis etti.
PEKİ SORUN NE?
Sorun şurada 15 Mayıs 2015 tarihinde Adana özel Kalem Müdürlüğü aynı alanı Cumhurbaşkanı’nın o tarihte halkla buluşacağı gerekçesiyle, başka bir siyasi partiye tahsis edilmemesini istiyor.
Birincisi, Seçim çalışmaları dışında bu alanı tahsis etme yetkisi Valiliğe aittir. Ancak Valilik’te YSK’nun 23.02.2015 tarih ve 236 sayılı kararını bildiği için yetkinin İlçe Seçim Kurulu’nda olduğunu biliyor. Bu durumda yetki anılan tarihler arasında (28.05.2015 – 06.06.2015) İlçe Seçim Kuruluna aittir. Valilik, bu kuruma “tahsisat yapılmaması” talimatı vererek yasayı çiğnemiştir. Kime tahsis edilip kime edilmeyeceği ve tahsisin yapılıp yapılmayacağı konusu İlçe Seçim Kurulunundur. Valilik yasa maddesine talimat vererek müdahale edemez.
KISACA?
Öyle olmasına rağmen İlçe Seçim Kurulu Yüksek Seçik Kurulu’dan olayı anlatıp belgelerini sunarak görüş istemiştir.
Yüksek Seçim Kurulu, 17.05.2015 tarih ve 938 Sayılı kararı ile aynen şöyle demiştir: “Konunun İlçe Seçim Kurulunca değerlendirilmesi gerektiğinden görüş bildirilmesine yer olmadığına…” Açıklaması şu: “Kardeşim bu o kadar açık bir konu ki neden bana danışıyorsun? Bu konuda tek karar verici makam sensin” diyor.
SONRA NE OLUYOR?
Adana valiliği Yüksek Seçim Kurulu’nun red kararından hemen sonra 20.05.2015 tarihinde İl Seçim Kurulu’na başvuruyor.
İl Seçim Kurulu, her ne hikmetse “Halk tarafından seçilen Cumhurbaşkanı Devletin Başıdır.” İfadesini şerh düşerek, Seyhan 1. İlçe Seçim Kurulu’nun Uğur Mumcu Meydanı’nı tarafımıza tahsis ettiğini bildiren 2015/14 sayılı kararını iptal ediyor. Biz bu kararın hukuksuz olduğunu biliyoruz da İl Seçim Kurulu bilmiyor mu? Gerçek yetkinin Seyhan 1. İlçe Seçim Kurulunda olduğunu ble bile Uğur Mumcu Meydanı’nı Cumhurbaşkanı’na tahsisi ediyor.
Vatan partisi Adana İl başkanlığı olarak 22.05.2015 Tarihinde Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı’na itiraz ettik.
KÜÇÜK BİR AYRINTI…
Küçük bir ayrıntıyı daha paylaşmak istiyorum. Seyhan 1. Seçim Kuruluna İzin için başvurduğumuz yazıyı Hakim Sayın Osman Yıldırım havale etti.
İl Seçim Kurulu Başkanı olarak kararı reddeden yine Hakim Sayın Osman Yıldırım’dı.
Yüksek Seçim Kurulu’na itiraz ettiğimiz dilekçeyi de Hakim Sayın Osman Yıldırım havale etti.
Seyhan 1. İlçe Seçim Kurulu kararı ile Yüksek Seçim Kurulu kararı aynı; bunlara rağmen İl Seçim Kurulu’nun kararı bu iki doğru ile çelişiyor. Üzüntümüz şudur k, bile bile hukuksuzluk yapılmaktadır.
ŞİMDİ ADANALI NE YAPACAK? MEYDANA KİM GİDECEK?
Uğur Mumcu Meydanı’na herkes gelebilir. Bize güç ve düşünsel zenginlik verirler. Herkes davetlimizdir.
Genel Başkanımız Sayın Perinçek, herkesi Türk Bayrağını alarak mitinge davet etti. Bizim arkamızda Amerika Ordusu yok. Halkımızın yüreği var.
NEDEN BU ISRAR? BIRAKIN CUMHURBAŞKANI GELSİN?
Bizim cumhurbaşkanımızın gelip gitmesi ile ilgili bir sorunumuz yok. Olamaz da.
Biz o meydanı hukuka sahip çıkmak için istiyoruz…
Kanunsuzluğa karşı durmak, yalana, talana son vermek için istiyoruz.
Biz o meydanda elimizden çıkmak üzere olan Ege’deki 152 Adamıza sahip çıkmak için istiyoruz.
Bizim elimizden meydanı almaya çalışacaklarına Ege’deki 152 Adayı almaya çalışsınlar.
Adaların elden çıkmasına dahi bu denli hassasiyet gösterilmeyen bir durumla karşı karşıyayız.
Bizim ısrarımız o meydan ile özdeşleşen, demokrasiye, insan haklarına, tam bağımsız Türkiye’ye sahip çıkmaktır.
Hatta ben Genel Başkanımızın çağrısına ek olarak, bütün partileri 29 Mayıs 2015 tarihinde saat 18.00’de Uğur Mumcu Bulvarına davet ediyorum.
Halkın bağımsızlıkta buluşmasını birlikte gerçekleştirelim.