Seçimlere müdahale Adana'nın fıtratında var

Sedat Memili söyleşisi..

04 Haziran 2015 Perşembe 06:30

SEÇİMLERE MÜDAHALE ADANA’NIN FITRATINDA VAR

SEÇİLDİM AMA GÜVENE LAYIK OLAMADIM

Adana’da seçim her zaman renkli olmuştur.

Seçimler Adana’da sıradan bir olay olmaktan öte daima tarihte iz bırakmışlardır.

 

1 – Birinci Meşrutiyet Dönemi

Birinci Meşrutiyetin ilanı ile (1876) 19 Mart 1877 günü Osmanlı Devleti’nin toplanan ilk meclisine (Nam-ı diğer, Meclis-i Mebusan) Adana’dan üç mebus (milletvekili) katıldı.

Bunlar, Kozanlı Çamurdanzade Hacı Mustafa Efendi, Musaballızade Kazım Bey ve Bızdıkoğlu Kirkor’dur.

 

BIÇAK SIRTINDAKİ ÜÇ OY FARK

 

İşte burada duralım: gerçekte yapılan seçimlere “Sırkıntılı (Sallanbaş) Lakabıyla tanınan Hacı Mustafa Efendi (3) oy farkla kazanmıştır. Ancak, Mebus olarak meclise girmeyi reddetmiştir. Gerekçesi de şudur: “Tam olarak kamunun güvenine layık olamadığımı gördüm. Benim için bu yeterlidir. İşte bunun için bıçak sırtındaki üç oy farkıyla kazanarak gitmeyi kabul edip de yola çıkamam. Bunun için görevi kabul etmiyorum.”

Bu görevi Sırkıntılı (Sallanbaş) Hacı Mustafa Efendi kabul etmeyince onun yerine Musaballızade Kazım Bey gitmiştir.

(Görüldüğü gibi, 18. Yüzyıldan 19. Yüzyıla geçerken Adana’yı temsil eden 3 kişiden biri Ermeni kökenli yurttaşımızdır. Yüzyıla böyle demokratik haklarla girilen bir ortamdan savaş ortamına nasıl geçildi bu başka bir konu.)

Meclis-i mebusan’ın ilk çalışma dönemi 2 ay sürdü. Aralık 1877’de yeniden seçim yapıldı. Bu kez Adana halkı, Sırkıntılı Sallanbaş Hacı Mustafa Efendi’nin onurlu davranışını ödüllendirircesine ezici çoğunlukla onu seçti. Ve yine, 2 Hacı ile bir Ermeni (Bızdıkoğlu Kirkor) Adana’yı temsil etmiş oldu.

 

SEÇİMLERE İLK MÜDAHALE

 

2 – İkinci Meşrutiyet Dönemi (1908)

 

17 Aralık 1908 günü açılan ikinci meclise katılan Adana mebusları:

Adana Merkez: Ali Münif Yeğenağa; Mehmet Reşit

Cebeli Bereket Sancağı (Osmaniye): Müftü ve Müderris Raşit

Kozan sancağı: Hamparsum Boyacıyan

 

Kozan Sancağı’nda yapılan ilk seçimi Ali İlmi (Bilgili) kazanmıştı. Ama İttihat ve Terakki partisi’nin baskısıyla mazbatası verilmeyerek Ermeni Kökenli Hamparsum Boyacıyan Efendi mebus oldu.

Hamparsum Boyacıyan’ın ilginç bir yaşam öyküsü vardır: (1867-1915): Hacin’de (Adana’nın Saimbeyli ilçesi) doğdu. İstanbul’da Tıbbiye öğrencisiyken devrimci harekete ilgi duydu. Hınçak partisine katıldı. 1890’da Kumkapı mitinginin örgütleyicileri arasında yer aldı. Sosyalist devrimin ancak Anadolu köylüsünün silahlı direnişiyle gerçekleşeceği fikrini savunarak Sasun’a (Batman’ın Sason ilçesi) gitti. Murad kod adını kullanarak Sason direnişini örgütledi. 1908 ve 1912’de İttihat ve Terakki listesinden Adana mebusu seçildi. 24 Nisan 1915’te tutuklanarak Kayseri’ye götürüldü. Uzun süre işkence edildikten sonra 24 Ağustos 1915’te 12 arkadaşıyla birlikte idam edildi.

 

 

Bu yaşam öyküsünü not olarak düştükten sonra şunu eklemem gerekir. Hani Yaş camii’nin önünden geçebn caddeye adını vermiş olduğumuz Ali Münif Bey, Ankara Valiliğine atanında Adana mebusluğuna Karaisalı Müftüsü Abdullah Faik Efendi seçildi.

Elbette şunu sorabilirsiniz. Zaten milletvekili seçilmiş, Adana’yı temsil eden kişi neden isyan hareketlerine katılsın. Eh onları bana değil, kandırılmış olan Ermeni halkına, onları kandıran Fransız ve İngilizlere sormak gerekir.

 

SEÇİMİN İPTALİ İÇİN MAHKEME YOLU…

 

3 – Mütareke Dönemi mebusları

 

Adana’da yapılan her seçimin herkes tarafından hemen benimsendiğini zannetmeyin. Hani Aytaç Durak’ın hakkı elinden alında ya… Bunu ilk zannetmeyin. Adana’da seçimlere itiraz Adana ve Adanalının fıtratında vardır dersem yeridir. Kimi haklı, kimi haksız Cumhuriyet dönemine kadar yapılan seçimlerde her zaman müdahale olmuştur.

Mütareke yıllarında, İstanbul’da bir milli meclisin toplanması için çalışmalar yapıldı. Ankara’daki Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti bu seçimi destekliyordu. İstanbul’da kurulan Kilikya cemiyeti ikinci seçmenleri (Müntehibi Sani) belirledi. Bunlar da bölgelerinin mebuslarını seçerek listesini sadrazama gönderdiler. Buna göre:

Adana’dan: Savni Rıza (Ramazanoğlu)

Kozan’dan: Dr. Yusuf Ziya (Özbakan)

Cebeli Bereket’ten: Baha (Erzin) Beyler mebus seçilmişlerdi.

Sadrazam önce bu seçimi benimsemedi. İşgal altındaki bölge için mahallinden uzakta bir yerde yapılan seçimin sağlıklı olamayacağını bildirdi.

Israr üzerine, sadrazam bu seçim dosyasını Şurayıdevlet’e (Danıştay) gönderdi ve Danıştay’ın görüşünü istedi. (Dikkat, Padişah devrinde sadrazam bile yargıya baş vuruyor ve müdahale edemiyor)

DANIŞTAY KARARINA DİKKAT

Danıştay, geçmişte Almanların Fransa’yı işgal ettikleri sırada, böyle bir seçilmiş yapılmış olduğunu ve geçerli sayıldığını belirtti.

Böylece, İstanbul’daki Kilikya Cemiyeti’nce yapılan seçimin sağlıklı olduğuna karar verildi.

Bir not: Aslında İstanbul Kilikya Cemiyeti bugün “İstanbul’da Yaşayan Adanalılar Derneği”nin düşünsel atalarıdır. O yıllar, işgal altındaki Çukurova’nın Kurtuluşu için İstanbul’da örgütlenmişlerdir.

Bu başka bir çalışmanın konusudur; biz ilginç seçimlerimize devam edelim.

 

MİLLETVEKİLLİĞİNDEN İLK İSTİFALAR

 

4 -Cumhuriyet Tarihinin İlk Meclisi

 

23 Nisan 1923 yılında kurulan TBMM’sine Adana’dan seçilen ilk milletvekilleri;

Adana’dan: Abdullah Faik Çopuroğlu; Eşref Akman; Mehmet Hamdi İzgi; Zamir (Damar) Arıkoğlu; Zekai Apaydın; Osman Server Ahıska. Ayrıca seçilen iki kişi nedense seçildikleri halde Ankara’ya gitmeden görevlerinden istifa etmişlerdir. Bunlar;

İbrahim Bey (Kethüdazade) (*) ile Gülekzade Tevfik bey’dir.

Bu iki isim Adana Tarihi’ne seçilip de Millet Meclisi’ne gitmeden istifa eden ilk milletvekilleri olarak geçmiştir.

Kozan’dan: Dr. Fikret Onuralp; Dr. Mustafa Cantekin; Mareşal Fevzi Çakmak; Hüseyin Çelik; Reşit Ramabar.

Cebeli Bereket: İhsan Eryavuz; Faik öztrak; Rasim Öztekin.

 

İLK BAKANIMIZ

 

Cumhuriyet Döneminin ilk Hükümeti’nde Kozan Milletvekili Mareşal Fevzi Çakmak Milli Savunma Bakanı olarak tarihe geçmiştir. Bundan sonra 12 Eylül felaketine gelinceye kadar her hükümet döneminde mutlaka Adana’dan bir veya birkaç bakan olacaktır.

(*)Kethüdazade İbrahim Bey, Basın mensubudur. 1908 yılında yayımlanmaya başlayan ve 1910 yılında kapanmış olan Teceddüt Gazetesi’nin kurucusudur. İttihat ve terakki’yi desteklemekteydi. Daha sonra yine Teceddüt adı ile 1 Mayıs 1923 tarihinde yeniden yayımlanmaya başlamışsa da 1 Temmuz 1924’te tekrar kapanmıştır. Yine İbrahim Kethüdazade 1909 yılında Çıngırak adlı bir karikatürlü mizah gazetesi yayımlamaya başlamışsa da 1910 yılında gazete kapanmıştır. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.