ARTI KARE: SEVİNÇLERİ ÇOĞALTMAK İÇİN VARIZ...
VATAN RIZIKLAR İÇİN ATAN ORTAK KALPTİR.
Üretim yapan her insan vatansever, Çoluğunu çocuğunu kimseye muhtaç olmadan geçindirmeyi başaran her anne baba da birer kahramandır.
Vatan, işçinin fabrikası, esnafın dükkanı, Karaisalı’nın ayçiçeği tarlası, çiftçinin pancarı, yazarın kalemi kağıdıdır.
Vatan, kişilerin rıskı için atan ortak kalpleridir.
Bu nedenle, yaşadığım mahallede, çevremde veya hiç bilmediğim bir yerde bir insan iş yeri açmışsa yeni vatanının sınırlarını belirliyor diye yorumlarım.
İş yeri açan her insana içimden dua ederim. Bir çaba içerisinde olan bu insanları yürekten takdir ederim.
BİZİM NAMIK’IN ÖĞRENCİLERİ
Yollarımız birkaç yıl önce “Bizim Namık”ın iş yeri olan Pink Organizasyon’da kesişmişti.
Çalışkanlıkları, disiplinleri, dürüstlük ve sadakatleri, saygı ve sorumlulukları ile ilgimi çekmişti. Biraz da gururumu okşayacak biçimde bana “Sedat Baba” diyorlardı. (Burada Baba gerçek anlamıyla kullanılmıştır. Yani deforme edilip içi boşaltılmış baba anlamında değil)
Ben de gerçekten bu arkadaşları sevmiştim.
Erdal Parlaklı ve Engin Sanrı… ARTI KARE Organizasyon Tanıtım ve Reklam Ajansı olarak bir araya gelmişler.
İş yeri açtıktan sonra bana haber vermişlerdi. Çok sevindim ama davetlerine hemen gidemedim. Geçen hafta gitmek kısmet oldu.
Galeria İş merkezi A Blok’taki işyerine girince çok sevimli bir mekana girmiş olduğumu anladım.
Her zaman mütevazı her zaman ağırbaşlı olan halleriyle beni karşıladılar.
Eserleriyle gurur duyan insanların o imrenilesi tarzı vardı üstlerinde.
Gurur duymakta haklıydılar.
Engin Sanrı maalesef biz görüşme yaptığımız sırada orada yoktu. Kendisine orada iken selam gönderdim. Buradan da selam ve sevgilerimi sunuyorum.
MALZEME VAR HELVA YAPACAĞIZ
“Sevgili Erdal Ne güzel etmişsiniz. Nasıl oldu bu iş?”
“Abi biliyorsun, biz organizasyon işinin mutfağından yetiştik. Hepimiz, her kademede uzun yılların tecrübesi ile bir araya geldik. Türkiye’nin dört bir yanında, devasa organizasyonların içerisinde başarıyla yer aldık ve her seferinde de teşekkürlerle sahadan ayrıldık.
Çoğuna siz de tanıksınız.
Biz artık ekip arkadaşları için sadece mutfağında değil vitrininde de olak istedik. Hepimizde ateş, irmik, şeker vardı ve bir araya gelip helva yapalım dedik.”
“Siz her halde “Bizim Namık” okulunda yetiştiniz?”
“Doğru. Biz Namık Bey’in mutfağında yetiştik. Onun deneyimleri de taşıyoruz. Onun öğrencileri sayılırız. Onunla olan gönül köprümüz hiçbir zaman kopmaz, O bizim abimizdir, büyüğümüzdür, öğretmenimizdir.”
SEVİNÇLERİ ÇOĞALTMAK İÇİN VARIZ.
“Biraz da işinizden söz edelim. Burada hangi ihtiyaçlara yanıt veriyorsunuz?”
Erdal, biraz durakladıktan sonra o kendine has tavrı ile:
“Abi cenaze işleri hariç, insanların sevinçli olduğu her anın organizasyonunu yapıyoruz. Yeter ki özünde sevinç olsun.”
İşi şakaya vurdum: “cenaze işler de iyi bu aralar…”
“Evet” dedi Erdal “iyi de biz yapmıyoruz. Biz insanların sevinçlerine gölge düşürmeden sevinçlerinin çoğalması için uğraşıyoruz” dedi.
“Yani”
“Yani si şu... Kurumların veya kişilerin sevinçli zamanları vardır. Mesela kişi ve kurumların;
Temel atma törenleri, merkez veya şube açılışları; okul mezuniyetleri; yemekli davetler; Kokteyl; Konferans ve balo etkinlikleri; Konser etkinlikleri; Düğü, kına, sünnet, doğum günü, evlilik teklifleri, özel partiler, animasyon, bahar şenlikleri, piknik organizasyonları bakın bunların hepsinin kökeninde sevinç vardır.
İnsanlar bu sevinçleri dostlarıyla paylaşmak ister. İşte bu paylaşım esnasında en küçük bir aksiliğin bile olmasını istemezler. Organizasyonun temel amacı budur.
Sevinçlerin çoğalmasına katkı koymaktır.
ORGANİZASYON BİZİM İŞİMİZ
Küçük ayrıntı ve teferruatlar, büyük sonuçlara neden olabilir.
Biz bu yüzden varız ve bu yüzden uzmanlığımıza güveniyoruz.
“Ben anlamadım şimdi. Temek atma, açılışlar falan bir kenara örneğin Düğün yapılacak olsa nasıl yapıyorsunuz? Düğün yapacak olanlar neden size gelsin”
“Muhasebeci hesaptan, maden mühendisi madenden biz de bu işten anlarız. Görüşmelere başladığımız zaman, düğün sahiplerinin ihtiyaçlarını anlama konusunda uzman olduğumuzu söyleyebilirim. Düğün komplike bir iştir. Mekan süslemeleri, fotoğraf ve video çekimleri, davetlilerin karşılanması, lazer gösterileri, nikah işlemleri, ikram seçenekleri ve çeşitleri müzik ve sanatçıların seçimine kadar aklınıza gelebilecek her türlü detayı düşünmek için deneyimli ve uzman olmak gerekir.
İnsanlar düğünü bir kere yapar ve bu an kendileri için değerlidir. Ayrıca bizim gelenekler göstermiştir ki, düğün zamanları taraflar ve konuklar hassas olurlar. İşte bıçak sırtında bir görev yapıyor ve başarıyoruz.
Dehanın sırrı ayrıntılarda gizlidir derler; biz bu ayrıntıları fark ediyoruz.”
DÜĞÜN DEYİP GEÇMEYİN
“Geleneksel düğün töreni diyorlar bu nasıl bir şey?”
Düğün tarihinin aylar öncesinden belirlenmesi eksiklerin giderilmesi ve hazırlıkların tamamlanması açısından önemlidir. Gelin ve damadın yakınlarına düğünden önce hediyeler getirilmesi yaygın adetlerdendir. Düğün haftasının başında oğlan evinin damına bayrak dikilir. Böylece düğün olacak ev belirlenmiş ve ilan edilmiş olur. Gelin kardeşi tarafından beline al kuşak bağlanarak evinden çıkarılır. Evden çıkarken genelde evin kapısı biri tarafından kilitlenir. Damadın bu kişiye bir miktar para vermesiyle kapı açılır. Gelin arabasına binerken dualar eşliğinde başlarına pirinç atılır. Pirinç hemen hemen bütün kültürlerde bu bolluğun sembolü olarak kabul edilir. Nikâh kıyılırken çiftlerden hangisi diğerinin ayağına basarsa evlilikte onun sözünün geçeceğine inanılması da düğünlerin eğlenceli anılarından biridir. Tören bittikten sonra gelinin buketini havaya atmasından sonra yakalayan kişinin sonraki düğünün gelini olacağı inanç kadar gelinin ayakkabısının altına isim yazılmasından sonra ismi silinenlerin de kısmetlerinin açık olduğu diğer geleneksel inançlardandır. Evlilik yolunda son aşamaya geldiniz. Sizi zahmetli ama bir o kadarda heyecanlı bir düğün töreni bekliyor. Hayat arkadaşınızla yollarınızı birleştireceğiniz bu dönemde detaylarla dolu bir süreç yaşayacaksınız.”
“İlginç peki ya modern düğün töreni nasıl yapılır?”
“Organizasyon firmaları düğünün her türlü ayrıntıları ile ilgilenerek düğün sahipleri üzerindeki yükü hafifletmektedir. Verdikleri hizmetler arasında mekân süslemeleri, nikâh şekeri, düğün davetiyeleri (davetiyelerinize isimlerin kaligrafik yazılımı, LCV takibi, davetiye dağıtılması), fotoğraf ve video çekimi, davetlilerin karşılanması, havai fişek ve lazer gösterileri, müzik firmaları ve sanatçıların seçimine kadar aklınıza gelebilecek her türlü detayları sizler için hazırlıyor. Bu noktada sizin yapacağınız sadece doğru organizasyon firmasını bulmak olacak. Hayallerinizi gerçekleştirecek o muhteşem gece için, nasıl bir mekân istediğinize düğün tarihinizden 6–8 ay önce belirlemelisiniz. Bir kır düğünü mü, yoksa lüks bir otelde görkemli bir düğün mü hayal ediyorsunuz? Deniz Kenarında bir düğün bir yaz düğünü yapmayı planlıyorsanız ve denize kıyısı olan bir ilde yaşıyorsanız, akıllara kazınacak bir düğün yapabilirsiniz. Ay ışığının eşliğinde edeceğiniz ilk dansınızı kimse unutmayacak. Haziran, Temmuz, Ağustos ayları bu tür düğünler için uyun aylardır. Kır Düğünü Çimlerin üstünde, çiçeklerin arasında yapılan bu düğünlerin tek kötü tarafı gündüz yapılmasıdır. Kır düğünü yapmayı düşünüyorsanız, bahar aylarında çimler üstünde güzel bir törene hazır olun. En uygun zaman Nisan Mayıs ve yaz ayları olsa da çamurlu bir evlilik töreni geçirme riskiniz olabileceğini göz ardı etmemek gerekir. Tercihinizi kır düğününden yana kullandıysanız her tarafı Çiçeklerle kaplı bir duvak, canlı rengârenk çiçeklerden oluşan bir gelin çiçeği sizi tamamlayacaktır.”
ARTIK BURADAYIZ
“Bir dakika Erdal o kadar güzel anlattın ki benim de düğün yapasım geldi?”
“Sen geç kaldın abi. Senin düğününü yapmayız ama inşallah torunlarının düğününü yapmak bize nasip olur…”
“Vereceğin son mesaj”
“Ekip arkadaşları olarak bir araya geldik ve deneyimlerimizi ve disiplinimizi bir araya getirdik, gelecekte kalıcı bir firma olarak yola çıktık. Sevinçleri çoğaltma konusunda artık buradayız. Bize bu fırsatı verdiğiniz için Adana Medya Gazetesine teşekkür ediyoruz”
Elbette biz düğün merkezli görüşme yaptık ama arkadaşlar Adana’da yeni kurulan bir organizasyon firması olarak “artık biz de varız” diyorlar.
Erdal Parlaklı ve Engin Sanır, İbrahim Cengiz ve Selim Turan’ı da alarak “Adana’da artık biz de varız” diyorlar.
Adana Medya gazetesi olarak Adana’da kurulan, istihdam sağlayan ve ekonomiye katma değer sağlayan her firmaya olduğu gibi ARTI KARE Organizasyon Firmasına başarılar dileriz.