Türkiye, 50 yıla yakındır Avrupa Topluluğuna ve daha sonra da Avrupa Birliğine dâhil olmak siyasetini, gayretini gütmektedir. AB örgütlenmesinde eşit üyelik hakkı için, Türkiye'nin "ev ödevleri" vardır. Bu Şartların başında da, "Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı"nda belirtilen hususların yerine getirilmesi istenmektedir.
Türkiye ,"Özerklik Şartı"nın dokuz Paragrafına "çekince" koymuştur. Türkiye'de "Yerel üniteler", AB Standardına uygun olarak NUTS-İBBS ölçeklerine göre belirlenmiştir ve bunlar yasal zemine oturtulmuştur.
Türkiye'de muhalefet, AB Özerklik Şartının halklara getireceği özgürlüğü ve bölgesel kalkınmayı esas alarak hak talebinde bulunmaktadır. Zaten Türkiye de bunu görerek ana paragraflara onay vermemiştir.
Türkiye'nin geleceğini belirleyecek bu ortaklık hükümlerini bilmek yararlı olacaktır:
*
"Özerklik Şartı"nı imzalayan Avrupa Konseyi üyesi Devletlerin, amaçlarını ve ilkelerini şöylece özetlemek mümkündür[1] :
1.Üyeleri arasında ideal ve ilkeleri korumak ve gerçekleştirmek ve birlik sağlamak
2.Yerel makamların demokratik rejimin temellerinden birisi olduğunu kabul etmek
3.Vatandaşların, kamu işlerinin sevk ve idaresine katılmanın demokratik hak olduğunu kabul etmek,
4. Bu hakkı doğrudan kullanım alanının yerel düzeyde olduğuna kani olmak
5. Gerçek yetkilerle donatılmış yerel makamların etkili bir yönetimi sağlayacağına kani olmak
6. Değişik Avrupa ülkelerinde özerk yerel yönetimlerin korunmak ve güçlendirmek
7. Demokratik ilkelere sahip idarede, âdemi merkeziyetçiliğe dayanan bir Avrupa hedeflemek
8. Yeterli kaynaklara ve geniş bir özerkliğe sahip yerel makamların varlığını gerekli görmek
9.Taraflar, bu Şart'ın 12 maddesinde, esasları belirtilen şekil ve ölçülere bağlı olduklarını taahhüt etmektedir.
Özerklik Şartının Maddeleri şöyledir:
(Md.2): Özerk yerel yönetimler ilkesi ulusal mevzuatla ve uygun olduğu durumlarda anayasa ile tanınacaktır.
(Md.3): Özerk yerel makamların, kanunlarla belirlenen sınırlar çerçevesinde, kamu işlerinin önemli bir bölümünü kendi sorumlulukları altında ve yerel nüfusun çıkarları doğrultusunda düzenleme ve yönetme hakkı ve imkânı sağlanacaktır.
Bu hak; doğrudan, eşit ve genel oya dayanan gizli seçim sistemine göre serbestçe seçilmiş üyelerden oluşan ve kendilerine karşı sorumlu yürütme organlarına sahip olacak meclisler veya kurullar tarafından kullanılacaktır. Bu hüküm, mevzuatın olanak verdiği durumlarda, vatandaşlardan oluşan meclislere, referandumlara veya vatandaşların doğrudan katılımına olanak veren öteki yöntemlere başvurulabilmesini hiçbir şekilde etkilemeyecektir.
(Md.4): 1- Yerel yönetimlerin temel yetki ve sorumlulukları anayasa ya da kanun ile belirlenecektir. Bununla beraber, bu hüküm yerel yönetimlere kanuna uygun olarak belirli amaçlar için yetki ve sorumluluklar verilmesine engel teşkil etmeyecektir.
2-Yerel Yönetimler, kanun tarafından belirlenen sınırlar içerisinde, yetki alanlarının dışında bırakılmış olmayan veya başka herhangi bir makamın görevlendirilmemiş olduğu tüm konularda faaliyette bulunmak açısından tam takdir hakkına sahip olacaklardır.
3-Kamu sorumlulukları, genellikle ve tercihan vatandaşa en yakın olan makamlar tarafından kullanılacaktır. Sorumluluğun bir başka makama verilmesinde, görevin kapsam ve niteliği ile yetkinlik ve ekonomi gerekleri göz önünde bulundurulmalıdır.
4- Yerel makamlara verilen yetkiler, normal olarak tam ve münhasırdır. Kanunda öngörülen durumların dışında, bu yetkiler öteki merkezi veya bölgesel makamlar tarafından zayıflatılamaz veya sınırlandırılamaz.
5-Yerel makamların merkezi veya bölgesel bir makam tarafından yetkilendirildiği durumlarda, bu yetkilerin yerel koşullarla uyumlu olarak kullanılabilmesinde, yerel makamlara olanaklar ölçüsünde takdir hakkı tanınacaktır.
6-Yerel makamları doğrudan ilgilendiren tüm konulara ilişkin planlama ve karar alma süreçleri içinde, kendileriyle olanaklar ölçüsünde zamanında ve uygun biçimde danışılacaktır. (Türkiye bu paragrafa çekince koymuştur.)
(Md.5): Yerel yönetimlerin sınırlarında, mevzuatın elverdiği durumlarda ve mümkünse bir referandum yoluyla, ilgili yerel topluluklara önceden danışılmadan değişiklik yapılamaz.
(Md.6): 1- Kanunla düzenlenmiş daha genel hükümlere halel getirmemek koşuluyla, yerel makamlar; kendi iç idari örgütlenmelerini, bunları yerel ihtiyaçlarla uyumlu kılmak ve etkin idare sağlamak amacıyla, kendileri kararlaştırabileceklerdir. (Türkiye bu paragrafa çekince koymuştur.)
2-Yerel yönetimlerde görevler, liyakat ve yeteneğe göre yüksek nitelikli eleman istihdamına imkan verecek ölçüde olmalıdır; bu amaçla yeterli eğitim olanaklarıyla ücret ve mesleki ilerleme olanakları sağlanmalıdır.
(Md.7): 1- Yerel düzeyde seçilmiş temsilcilerin görev koşulları, görevlerin serbestçe yerine getirilmesine uygun olmalıdır.
2-Görev koşulları, görevin masraflarına uygun biçimde mali kaynaklara sahip olmalıdır.Kazanç kaybının tazminine veya yapılan işin karşılığında ücret ve buna tekabül eden sosyal sigorta primlerinin ödenmesine olanak sağlayacaktır.
3-Yerel olarak seçilmiş kişilerin, görevleriyle bağdaşmayacak işlev ve faaliyetler kanunla veya temel hukuki ilkelere göre belirlenir. (Türkiye bu paragrafa çekince koymuştur.)
(Md.8): 1- Yerel makamların her türlü idari denetimi ancak kanunla veya anayasa ile belirlenmiş durumlarda ve yöntemlerle gerçekleştirilebilir.
2-Yerel makamların faaliyetlerinin idari denetimi, normal olarak sadece kanunla ve anayasal ilkelerle uygunluk sağlamak amacıyla yapılacaktır. Bununla beraber, üst-makamlar, yerel makamları yetkili kıldıkları işlerin gereğine göre yapılıp yapılmadığını idari denetimine tabi tutabileceklerdir.
3-Yerel makamların idari denetimi, denetleyen makamın müdahalesinin, korunması amaçlanan çıkarların önemiyle orantılı olarak sınırlandırılmasını sağlayacak biçimde yapılmalıdır. (Türkiye bu paragrafa çekince koymuştur.)
(Md.9): 1- Ulusal ekonomik politika çerçevesinde, yerel makamlara kendi yetkileri dahilinde serbestçe kullanabilecekleri yeterli mali kaynaklar sağlanacaktır.
2-Yerel makamların mali kaynakları, anayasa ve kanunla belirlenen sorumluluklarla orantılı olacaktır.
3-Yerel makamların mali kaynaklarının, en azından bir bölümü, oranlarını, kendilerinin kanunun koyduğu sınırlar dahilinde belirleyebilecekleri, yerel vergi ve harçlardan sağlanacaktır.
4-Yerel makamlara sağlanan kaynakların dayandığı mali sistemler, görevin yürütülmesi için gereken harcamalardaki gerçek artışların mümkün olduğunca izlenebilmesine olanak tanımaya yetecek ölçüde çeşitlilik arz etmeli ve esneklik taşımalıdır. (Türkiye bu paragrafa çekince koymuştur.)
5-Mali bakımdan daha zayıf olan yerel makamların korunması, potansiyel mali kaynakların ve karşılanması, gereken mali yükün eşitsiz dağılımının etkilerini ortadan kaldırmaya yönelik, mali eşitleme yöntemlerinin veya buna eş önlemlerin alınmasını gerektirir. Bu yöntemler ve önlemler, yerel makamların kendi sorumluluk alanlarında kullanabilecekleri takdir hakkını azaltmayacaktır.
6-Yeniden dağıtılan kaynakların, yerel makamlara tahsisinin nasıl yapılacağı konusunda, kendilerine uygun bir biçimde danışılacaktır. (Türkiye bu paragrafa çekince koymuştur.)
7-Mümkün olduğu ölçüde, yerel makamlara yapılan hibeler, belli projelerin finansmanına tahsis edilme koşulu taşımayacaktır. Hibe verilmesi, yerel makamların kendi yetki alanları içinde, kendi politikalarına ilişkin olarak, takdir hakkı kullanmadaki temel özgürlüklerine halel getirmeyecektir. (Türkiye bu paragrafa çekince koymuştur.)
8-Yerel makamlar, sermaye yatırımlarının finansmanı için kanunla belirlenen sınırlar içerisinde, ulusal sermaye piyasasına girebileceklerdir.
(Md.10): 1- Yerel makamlar yetkilerini kullanırken, ortak ilgi alanlarındaki görevlerini yerine getirebilmek amacıyla, başka yerel makamlarla işbirliği yapabilecekler ve kanunlar çerçevesinde birlikler kurabileceklerdir.
2-Her devlet, yerel makamların ortak çıkarlarının korunması ve geliştirilmesi için birliklere üye olma ve uluslararası yerel makamlar birliklerine katılma hakkını tanıyacaktır. (Türkiye bu paragrafa çekince koymuştur.)
3-Yerel makamlar, kanunla öngörülen şartlar dahilinde, başka devletlerin yerel makamlarıyla işbirliği yapabilirler. (Türkiye bu paragrafa çekince koymuştur.)
(Md.11): Yerel yönetimler, kendi yetkilerinin serbestçe kullanımı ile anayasa veya ulusal mevzuat tarafından belirlenmiş olan özerk yönetim ilkelerine riayetin sağlanması amacıyla, yargı yoluna başvurma hakkına sahip olacaklardır. (Türkiye bu paragrafa çekince koymuştur.)
(Md.17): 1- Herhangi bir Taraf, kendisi bakımından bu Şart'ın yürürlüğe girişini izleyen beş yıllık bir sürenin geçmesinden sonra, bu Şart'tan çekilebilir. Bu durumlarda, Avrupa Konseyi Genel Sekreterine altı ay önce bildirimde bulunulacaktır.
*Avrupa Konseyi arşivlerinde saklanacak işbu Sözleşme; İngilizce ve Fransızca olarak ve her iki metin de aynı derecede geçerli olmak üzere, tek nüsha halinde 15 Ekim 1985 tarihinde Strasbourg'da düzenlenmiştir. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri, Avrupa Konseyi üyesi Devletlerin her birine bu Şart'ın aslına uygun suretlerini iletecektir.
[1] Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı, 15.10.1985 tarihinde imzaya açılmıştır.
Türkiye anlaşmaya 21.11.1988 tarihinde imza koymuş, anlaşma 9.12.1992 tarihinde onaylanmıştır. Yürürlük tarihi ise 1.4.1993 olarak belirlenmiştir.
3/10/1992 tarih ve 21364 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. T.C. 9 paragrafa çekince koymuştur.