Avrupa yerel yönetimler özerklik şartı

Dr. Ömer Uluçay yazdı

12 Haziran 2015 Cuma 07:30

Türkiye, 50 yıla yakındır Avrupa Topluluğuna ve daha sonra da Avrupa Birliğine dâhil olmak siyasetini, gayretini gütmektedir. AB örgütlenmesinde eşit üyelik hakkı için, Türkiye'nin "ev ödevleri" vardır. Bu Şartların başında da, "Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı"nda belirtilen hususların yerine getirilmesi istenmektedir.

Türkiye ,"Özerklik Şartı"nın dokuz Paragrafına "çekince" koymuştur. Türkiye'de "Yerel üniteler",  AB Standardına uygun olarak NUTS-İBBS ölçeklerine göre belirlenmiştir ve bunlar yasal zemine oturtulmuştur.

Türkiye'de muhalefet, AB Özerklik Şartının halklara getireceği özgürlüğü ve bölgesel kalkınmayı esas alarak hak talebinde bulunmaktadır. Zaten Türkiye de bunu görerek ana paragraflara onay vermemiştir.

Türkiye'nin geleceğini belirleyecek bu ortaklık hükümlerini bilmek yararlı olacaktır:

*

"Özerklik Şartı"nı imzalayan Avrupa Konseyi üyesi Devletlerin, amaçlarını ve ilkelerini şöylece özetlemek mümkündür[1] :

1.Üyeleri arasında ideal ve ‎ilkeleri korumak ve gerçekleştirmek ve birlik ‎sağlamak  

2.Yerel makamların demokratik rejimin temellerinden ‎birisi olduğunu kabul etmek

3.Vatandaşların, kamu işlerinin sevk ve idaresine katılmanın demokratik hak olduğunu kabul etmek,  ‎  

4. Bu hakkı doğrudan ‎kullanım alanının yerel düzeyde olduğuna kani olmak 

5. Gerçek yetkilerle donatılmış yerel makamların ‎etkili bir yönetimi sağlayacağına kani ‎olmak‎

6. Değişik Avrupa ülkelerinde özerk yerel yönetimlerin korunmak ‎ve güçlendirmek

7. Demokratik ilkelere sahip idarede, âdemi ‎merkeziyetçiliğe dayanan bir Avrupa hedeflemek

8. Yeterli kaynaklara ve geniş bir özerkliğe ‎sahip yerel makamların varlığını gerekli görmek 

9.Taraflar, bu Şart'ın 12 maddesinde, esasları belirtilen şekil ve ‎ölçülere bağlı olduklarını taahhüt etmektedir.

Özerklik Şartının Maddeleri şöyledir:

(Md.2): Özerk yerel yönetimler ilkesi ulusal mevzuatla ve ‎uygun olduğu durumlarda anayasa ile tanınacaktır.‎

(Md.3): Özerk yerel makamların, ‎kanunlarla belirlenen sınırlar çerçevesinde, kamu işlerinin önemli ‎bir bölümünü kendi sorumlulukları altında ve yerel nüfusun ‎çıkarları doğrultusunda düzenleme ve yönetme hakkı ve imkânı ‎sağlanacaktır.

‎Bu hak; doğrudan, eşit ve genel oya dayanan gizli seçim ‎sistemine göre serbestçe seçilmiş üyelerden oluşan ve kendilerine ‎karşı sorumlu yürütme organlarına sahip olacak   meclisler veya ‎kurullar tarafından kullanılacaktır. Bu hüküm, mevzuatın ‎olanak verdiği durumlarda, vatandaşlardan oluşan meclislere, ‎referandumlara veya vatandaşların doğrudan katılımına olanak ‎veren öteki yöntemlere başvurulabilmesini hiçbir şekilde ‎etkilemeyecektir.‎

(Md.4): 1- Yerel yönetimlerin temel yetki ve sorumlulukları ‎anayasa ya da kanun ile belirlenecektir. Bununla beraber, bu ‎hüküm yerel yönetimlere kanuna uygun olarak belirli amaçlar için ‎yetki ve sorumluluklar verilmesine engel teşkil etmeyecektir.‎

‎2-‎Yerel Yönetimler, kanun tarafından belirlenen sınırlar ‎içerisinde, yetki alanlarının dışında bırakılmış olmayan veya başka ‎herhangi bir makamın görevlendirilmemiş olduğu tüm konularda ‎faaliyette bulunmak açısından tam takdir hakkına sahip ‎olacaklardır.‎

‎3-‎Kamu sorumlulukları, genellikle ve tercihan vatandaşa en ‎yakın olan makamlar tarafından kullanılacaktır. Sorumluluğun bir ‎başka makama verilmesinde, görevin kapsam ve niteliği ile ‎yetkinlik ve ekonomi gerekleri göz önünde bulundurulmalıdır.‎

‎4-‎ Yerel makamlara verilen yetkiler, normal olarak tam ve ‎münhasırdır. Kanunda öngörülen durumların dışında, bu yetkiler ‎öteki merkezi veya bölgesel makamlar tarafından zayıflatılamaz ‎veya sınırlandırılamaz.‎

‎5-‎Yerel makamların merkezi veya bölgesel bir makam ‎tarafından yetkilendirildiği durumlarda, bu yetkilerin yerel ‎koşullarla uyumlu olarak kullanılabilmesinde, yerel makamlara ‎olanaklar ölçüsünde takdir hakkı tanınacaktır.‎

‎6-‎Yerel makamları doğrudan ilgilendiren tüm konulara ‎ilişkin planlama ve karar alma süreçleri içinde, kendileriyle ‎olanaklar ölçüsünde zamanında ve uygun biçimde danışılacaktır. (Türkiye bu paragrafa çekince koymuştur.)  

(Md.5): Yerel yönetimlerin sınırlarında, mevzuatın elverdiği ‎durumlarda ve mümkünse bir referandum yoluyla, ilgili yerel ‎topluluklara önceden danışılmadan değişiklik yapılamaz.‎

(Md.6): 1- Kanunla düzenlenmiş daha genel hükümlere halel ‎getirmemek koşuluyla, yerel makamlar; kendi iç idari ‎örgütlenmelerini, bunları yerel ihtiyaçlarla uyumlu kılmak ve ‎etkin idare sağlamak amacıyla, kendileri kararlaştırabileceklerdir. (Türkiye bu paragrafa çekince koymuştur.)

‎2-‎Yerel yönetimlerde görevler, liyakat ‎ve yeteneğe göre yüksek nitelikli eleman istihdamına imkan ‎verecek ölçüde olmalıdır; bu amaçla yeterli eğitim olanaklarıyla ‎ücret ve mesleki ilerleme olanakları sağlanmalıdır.‎

(Md.7): 1- Yerel düzeyde seçilmiş temsilcilerin görev ‎koşulları, görevlerin serbestçe yerine getirilmesine uygun olmalıdır.‎

‎2-‎Görev koşulları, görevin   masraflarına uygun biçimde mali kaynaklara sahip olmalıdır.Kazanç kaybının tazminine veya yapılan işin karşılığında ‎ücret ve buna tekabül eden sosyal sigorta primlerinin ödenmesine ‎olanak sağlayacaktır.‎

‎3-‎Yerel olarak seçilmiş kişilerin, görevleriyle ‎bağdaşmayacak işlev ve faaliyetler kanunla veya temel hukuki ‎ilkelere göre belirlenir. (Türkiye bu paragrafa çekince koymuştur.)

(Md.8): 1- Yerel makamların her türlü idari denetimi ancak ‎kanunla veya anayasa ile belirlenmiş durumlarda ve yöntemlerle ‎gerçekleştirilebilir.‎

‎2-‎Yerel makamların faaliyetlerinin idari denetimi, normal ‎olarak sadece kanunla ve anayasal ilkelerle uygunluk sağlamak ‎amacıyla yapılacaktır. Bununla beraber, üst-makamlar, yerel ‎makamları yetkili kıldıkları işlerin gereğine göre yapılıp ‎yapılmadığını idari denetimine tabi tutabileceklerdir.‎

‎3-‎Yerel makamların idari denetimi, denetleyen makamın ‎müdahalesinin, korunması amaçlanan çıkarların önemiyle orantılı ‎olarak sınırlandırılmasını sağlayacak biçimde yapılmalıdır. ‎‎(Türkiye bu paragrafa çekince koymuştur.)

(Md.9): 1- Ulusal ekonomik politika çerçevesinde, yerel ‎makamlara kendi yetkileri dahilinde serbestçe kullanabilecekleri ‎yeterli mali kaynaklar sağlanacaktır.‎

‎2-‎Yerel makamların mali kaynakları, anayasa ve kanunla ‎belirlenen sorumluluklarla orantılı olacaktır.‎

‎3-‎Yerel makamların mali kaynaklarının, en azından bir ‎bölümü, oranlarını, kendilerinin kanunun koyduğu sınırlar ‎dahilinde belirleyebilecekleri, yerel vergi ve harçlardan ‎sağlanacaktır.‎

‎4-‎Yerel makamlara sağlanan kaynakların dayandığı mali ‎sistemler, görevin yürütülmesi için gereken harcamalardaki ‎gerçek artışların mümkün olduğunca izlenebilmesine olanak ‎tanımaya yetecek ölçüde çeşitlilik arz etmeli ve esneklik ‎taşımalıdır. (Türkiye bu paragrafa çekince koymuştur.)

‎5-‎Mali bakımdan daha zayıf olan yerel makamların ‎korunması, potansiyel mali kaynakların ve karşılanması, gereken ‎mali yükün eşitsiz dağılımının etkilerini ortadan kaldırmaya ‎yönelik, mali eşitleme yöntemlerinin veya buna eş önlemlerin ‎alınmasını gerektirir. Bu yöntemler ve önlemler, yerel makamların ‎kendi sorumluluk alanlarında kullanabilecekleri takdir hakkını ‎azaltmayacaktır.‎

‎6-‎Yeniden dağıtılan kaynakların, yerel makamlara ‎tahsisinin nasıl yapılacağı konusunda, kendilerine uygun bir ‎biçimde danışılacaktır. (Türkiye bu paragrafa çekince koymuştur.)

‎7-‎Mümkün olduğu ölçüde, yerel makamlara yapılan hibeler, ‎belli projelerin finansmanına tahsis edilme koşulu ‎taşımayacaktır. Hibe verilmesi, yerel makamların kendi yetki ‎alanları içinde, kendi politikalarına ilişkin olarak, takdir hakkı ‎kullanmadaki temel özgürlüklerine halel getirmeyecektir. (Türkiye bu paragrafa çekince koymuştur.)

‎8-‎Yerel makamlar, sermaye yatırımlarının finansmanı için ‎kanunla belirlenen sınırlar içerisinde, ulusal sermaye piyasasına ‎girebileceklerdir.‎

(Md.10): 1- Yerel makamlar yetkilerini kullanırken, ortak ilgi ‎alanlarındaki görevlerini yerine getirebilmek amacıyla, başka yerel ‎makamlarla işbirliği yapabilecekler ve kanunlar çerçevesinde ‎birlikler kurabileceklerdir.‎

‎2-‎Her devlet, yerel makamların ortak çıkarlarının ‎korunması ve geliştirilmesi için birliklere üye olma ve ‎uluslararası yerel makamlar birliklerine katılma hakkını ‎tanıyacaktır. (Türkiye bu paragrafa çekince koymuştur.)

‎3-‎Yerel makamlar, kanunla öngörülen şartlar ‎dahilinde, başka devletlerin yerel makamlarıyla işbirliği ‎yapabilirler. (Türkiye bu paragrafa çekince koymuştur.)

(Md.11): Yerel yönetimler, kendi yetkilerinin serbestçe ‎kullanımı ile anayasa veya ulusal mevzuat tarafından belirlenmiş ‎olan özerk yönetim ilkelerine riayetin sağlanması amacıyla, yargı ‎yoluna başvurma hakkına sahip olacaklardır. (Türkiye bu paragrafa çekince koymuştur.)  

(Md.17): 1- Herhangi bir Taraf, ‎kendisi bakımından bu Şart'ın ‎yürürlüğe girişini izleyen beş yıllık ‎bir sürenin geçmesinden sonra, bu ‎Şart'tan çekilebilir. Bu durumlarda, ‎Avrupa Konseyi Genel Sekreterine altı ‎ay önce bildirimde bulunulacaktır.

*Avrupa Konseyi arşivlerinde saklanacak işbu Sözleşme; İngilizce ‎ve Fransızca olarak ve her iki metin de aynı derecede geçerli olmak ‎üzere, tek nüsha halinde 15 Ekim ‎1985 tarihinde Strasbourg'da düzenlenmiştir. Avrupa Konseyi ‎Genel Sekreteri, Avrupa Konseyi üyesi Devletlerin her birine bu ‎Şart'ın aslına uygun suretlerini iletecektir.‎

 

[1] Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı, 15.10.1985 ‎tarihinde imzaya açılmıştır.‎

‎Türkiye anlaşmaya 21.11.1988 tarihinde imza koymuş, ‎anlaşma 9.12.1992 tarihinde onaylanmıştır. Yürürlük tarihi ise ‎‎1.4.1993 ‎olarak belirlenmiştir.‎

‎3/10/1992 tarih ve 21364 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.‎‏ T‏.‏C‏. ‏‎9 ‎paragrafa çekince koymuştur‎.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.