Demirel’in ölümü ile bir dönem tamamen sona erdi. Çocukluğumuzun siyasilerinden hiç kimse kalmadı. Hiçbir ölümden sevinçler devşirmek gibi bir huyum yoktur. Kenan Evren’in ölümü bile benim için “Bayram” değildi. Sadece nötr kaldım. Olsa da olur ölse de...
Süleyman Demirel’in ölümü beni çocukluğuma götürdü. Çocukluğumda Demirel’le ilgili hiç iyi anımsadığım bir şey yok. 12 Eylül darbesinin mağdurlarından olduğu doğrudur ama darbeye çanak tutanların başında gelir, inatçılığı ve hoşgörüsüzlüğü ile...
“Bana sağcılar suç işliyor dedirtemezsiniz” sözü ile ona karşı oluşan önyargım ömrümün sonuna kadar sürecek sanıyorum. Ya da İLKSAN olayında “Verdimse ben verdim” savunması ile kamu malına bakış açısını ortaya koymuştur. En azından benim için... Bir de “Dün dündür bugün bugündür” lafı var...
“Yürümekle yollar aşınmaz” ya da “Demokrasilerde çare tükenmez” vecizeleri de Demirel’e aittir. Onlar da olumlu olarak yer almıştır bende.
1970’lerin darbeye kadar olan süresindeki uzlaşmaz, inatçı ve sığ sağ politikacısı Süleyman Demirel, 80’li ve özellikle 90’lı yılların “demokratik” siyasetçisine evrilmiş, yetmese de evet denilebilecek bir siyasi olgunluğa erişmiştir.
Siyasetçiden devlet adamlığına geçen 40 yıllık siyasi yaşamında omzunda birçok vebal de vardır, önemli hizmetler de.
Türk siyasi yaşamına Tansu Çiller gibi bir profesörü kazandırdığı için kendisine teşekkür etsek kabul eder mi acaba? 90’lı yılların özellikle ikinci yarısındaki baskıcı, faili meçhullerin normal kriminal olaylardan fazla olduğu dönemin sorumlusu Çiller, tam anlamıyla Demirel’in hediyesidir Türk siyasetine...
Allah günahlarını affetsin.
Önce Alparslan Türkeş gitti, sonra Bülent Ecevit.
Necmettin Erbakan ve şimdi de Süleyman Demirel...
Siyasi görüşlerine katılın katılmayın ama tümü de renkli insanlardı. Çocukluğumuz onlarla geçti!
Gençliğimiz, orta yaş dönemimiz. Tam yaşlanırken son olarak Demirel çıktı hayatımızdan.
Bu 4 siyasetçiyle ilgili birçok itirazlarımız muhalefetimiz olsa da hatırladığımız mutlaka bizi gülümseten hatıralar vardır aklımızda. Olur olmaz bir yerde gelir aklımıza.
Böylesi renkli, anı bırakan siyasetçilerin en sonuncusu ise Erdal İnönü’ydü.
Şimdiki siyasetçilerle ilgili böylesi anı biriktiremiyor toplum. Çok ciddi ve asık suratlılar. Karikatürlere bile tahammülleri yok. Espri yapmıyorlar, gülmüyorlar. Espri yapanı da mahkemeye veriyorlar.
Demirel o renkli kuşağın son temsilcisi olarak ayrıldı aramızdan.