Kırmızı çizgiler hükümetle kesişir mi?

Doğan Gülbasar yazdı

26 Haziran 2015 Cuma 09:27

4 parti var ama tek koalisyon bile çıkmadı. Ben parlamentonun, siyasi partilerin ve sandığın olduğu yer yerde bir çözüm olduğuna inanırım.

Şu anda ayrışma öyle bir noktadaki kimse kimseyle uzlaşamıyor. Bunun baş sorumlularından biri AK Prati’dir. Çünkü AK Parti iktidarının özellikle son döneminde uzlaşmacasız, dayatmacı ve dediğim dedik bir politika izledi. Erdoğan’ın hem başbakanlığı hem de cumhurbaşkanlığı döneminde kendinden olmayanı öteleyen tavrı bugün geldiğimiz noktada “uzlaşma” rejimi olan demokrasiyi bir anlamda tıkanma noktasına getirdi.

Dünya görüşleri dolayısıyla birbirine çok benzeyen tabanlara sahip AK Parti ile MHP bile hükümet kurmak için aynı masaya oturamıyor, kırmızı çizgileri birbirleriyle ters düşüyorsa bunu oturup düşünmek lazım.

Her partinin kırmızı çizgileri var.

AK Parti; her aşamasını eline yüzüne bulaştırdığı çözüm sürecinin kesintiye uğramaması gerektiğini söylüyor. Bunu yaparken de yolsuzluk dosyalarının süpürdüğü halının altından kalkmamasını istiyor. İktidarının son anlarında çıkardığı anti demokratik yasalardan da taviz vermek niyetinde değil.

CHP ise yolsuzlukların ortaya çıkarılmasından taviz vermek istemiyor ve seçim öncesi işçiye, emekliye, köylüye verdiği sözlerin mutlaka hayata geçirilmesini istiyor, bunu yaparken de demokratikleşmenin hayata geçirilmesini arzu ediyor.

MHP çözüm sürecine kesin karşı çıkıyor. Aslında MHP herşeye karşı çıkıyor ben ana muhelefet olmak istiyorum diyor.

HDP de çözüm süreci için olmazsa olmaz diyor.

Yani hiçbir partinin kırmızı çizgileri diğeriyle uyuşmuyor. Kırmızı çizgiler kaldıkça da hükümet kurulamayacak gibi görünüyor. Oysa ki demokrasi uzlaşma sanatıdır. Karşılıklı tavizlerle belirli bir zeminde buluşulması gerekiyor. Ancak AK Parti iktidarının yarattığı seçmeni kemikleştirme stratejisi herkesi adeta birbirine düşman etmiş durumda. AK Parti’nin ülke demokrasisinde yaptığı tahribat kısa zamanda onarılacak gibi görünmüyor.

Şu anda uzlaşma yanlısı gibi görünen AK Parti’nin tekrar eski günü elde ettiğinde yani tek başına iktidar olacak çoğunluğa ulaştığında eski keskinliğe döneceğinden eminim. Çünkü AK Parti; çoğulculuk değil, çoğunlukçuluk anlayışını benimsiyor.

Eğer iktidar kurulamıyorsa erken seçim de seçeneklerden biridir. Erken seçim sonucunda aynı tablo ortaya çıkabilir. Ancak sistem tıkandığında çözüm sandıktır.

Sandık en iyisini bilir, tüm sorunları millet çözer.

Partiler çözüme yanaşmazsa kendileri çözülür...             

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.