Melih Baki: 17 yılda hiçbir şey değişmedi

Melih Baki: 17 yılda hiçbir şey değişmedi

27 Haziran 2015 Cumartesi 08:52

Jeofizik Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Melih Baki, Adana-Ceyhan depreminin üzerinden 17 yıl geçmesine karşın yaşanan acılardan ders alınmadığını ve geçen sürede hiçbir şeyin değişmediğini söyledi.

Bölgede hareketliliğin olağandan fazla olduğuna dikkat çeken Melih Baki, olası bir depreme karşı uyarıda bulundu. Baki, yerel yönetimlerin yasaları uygulama ve denetim konusunda görevlerini yapmadığını da vurguladı. Depremin yıldönümünde Adana Medya’ya açıklamalarda bulunan Melih Baki, şu noktaların altını çizdi:

MASA BAŞINDA HARİTA DEĞİŞTİ

Doğu Akdeniz Bölgesi 3 kıtanın çarpışma noktası; Afrika, Arabistan ve Anadolu plakasının çarpışma merkezi. Afrika kıtası yılda 2.5, 3 santim Anadolu’ya yaklaşıyor. Arabistan daha hızlı. Her yıl Toroslar ve Amanoslar 3 santim yükseliyor. Adana birinci derecede deprem bölgesi ama sanayi gelişmez kaygısı ile hep ikinci ve üçüncü derece olarak gösterilmiş. Bu konuma göre yapılaşma olursa ne olur?

1998 Adana depremi kent merkezinin 52 kilometre uzağında olmuş dikey bir depremdir. Buna karşın 6.2’lik Adana depremi bu büyüklükteki dünyadaki en çok hasar veren deprem olarak dünya tarihine geçmiş. Ya yatay bir deprem olsaydı? O zaman olacakları düşünmek bile istemiyorum.

AYNI DUYARLIZLIK DEVAM EDİYOR

Geçen 17 yılda olumlu yönde değişen hiçbir şey yok. Kamu yararı adına, planlı yapılaşma adına hangi adımlar atıldı? Hiçbir adım atılmadı. Adana’daki belediyelerde bir tek bile deprem uzmanı yok. Hangisinde jeofizik mühendisi var? Hiçbirinde yok. Depremle ilgili yasa olmasına karşın kaç belediye yasaları uyguluyor, denetim yapıyor?

YERALTI SULARINA DİKKAT

Adana riskli bir sürece girdi. Adana’yı deprem riski açısından “Çatalan Öncesi” ve “Çatalan Sonrası” olarak iki ayrı dönemde değerlendirmek gerekiyor. Çatalan öncesi kentin su ihtiyacı kuyulardan karşılanıyor ve şehrin altında yeraltı suları yükselmiyordu. Yeraltından 2.5-3 milyon metreküp su çekiliyordu. Çatalan sonrası kuyular devre dışı kalınca yeraltı su seviyesi doğal hale geldi.

Bunun yanında regülatör köprü yapılıp şehrin içinde su tutulunca ve yatılım yapılmayınca 1.5 santim daha yeraltı suyu yükseldi. Bir deprem olduğunda Adana’daki bodrumlu yüksel binalar büyük risk altındadır. Bunun düşünen hiçbir yerel yönetim yok.

NORMALİN ÜSTÜNDE HAREKETLİLİK VAR

Sismik açıdan Adana normalin üstünde bir hareketlilik yaşıyor. Bu coğrafyayı değiştirme şansımız yok, gidecek başka bir yerimiz de yok. Öyleyse neden gerekli önlemleri almazlar bunu bir açıklasınlar. Asıl sorun yerel yönetimlerin çıkan yasaları uygulamamasıdır. Yasayı uygulamamak suçtur. İleride yargılanacaklarını bilsinler. Belediyeler denetim yapmak zorundalar.

KENTSEL DÖNÜŞÜM NEDİR?

Olayın bir başka boyutu ise kentsel dönüşüm. Türkiye ve Adana’da kentsel dönüşüm tanımına uygun tek uygulama yoktur. TOKİ yap-sat yapmaktadır. Kentsel dönüşümün 3 temel faktörü vardır;

1-Riskli alanlardan yani heyelan ve sel riski altındaki bölgelerden orada yapılaşmayı kaldırmak.

2-Risk tehdidi yoksa varoş dediğimiz bölgelerde öncelikler belirlenerek depreme dayanıklı dikey yapılaşmaya gidilir.

3-Bu ikisine de girmezsiniz, kenti uluslararası ticaret ve çekim merkezi yapacağım deyip ona göre yapılaşmaya gidersiniz.

DERE YATAKLARINDAN UZAK DURUN

Ev yapacak olanlar arsa alacaklar dere yataklarından uzak dursunlar. Dere yatakları doğanın boşaltım sistemidir. Milyonlarca yılda oluşmuş dere yatakları imara açılmamalı. Ev yaparken de kesinlikle jeofizik etüd istemelidirler.

Mevcut evlerde oturanlar ise olası bir depreme karşı çıkış yollarını kapatacak eşyaları başka yerlere kaldırması, sabitlemeli, yatak odalarındaki yatakların baş tarafları pencereye gelmemelidir.

BALIK HAFIZALI BİR TOPLUMUZ

Tarihsel olarak Seyhan ve Ceyhan 6 kez birleşip ayrılmıştır. Bu depremlerle oluyor. Bu bölgede kentleşmeye çok dikkat edilmelidir. Türkiye’nin deprem hafızası yok, millet olarak balık hafızalıyız.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.